BM’ye göre Gazze’de soykırım yapılıyor

BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu Başkanı Navi Pillay, Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın da aralarında bulunduğu isimleri yaptıkları açıklamalar ve verdikleri emirler nedeniyle sorumlu tuttuklarını belirtti.

Pillay “Bu üç kişi devletin temsilcisi olduğundan, hukuk açısından devlet sorumlu tutulur. Dolayısıyla, soykırımı işleyen tarafın İsrail devleti olduğunu söylüyoruz” diye ekledi.

BM raporuna göre, İsrailli yetkililerin açıklamalarıyla birlikte “dolaylı kanıtlar” da soykırım kastının varlığına işaret ediyor. Raporda “Komisyon, İsrail makamları ve güvenlik güçlerinin Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri tamamen ya da kısmen yok etme niyeti taşıdığı sonucuna varmıştır,” denildi.

Raporda neler var?

Komisyonun son raporunda, İsrail yetkilileri ve İsrail ordusu, 1948 tarihli Soykırım Sözleşmesi’nde tanımlanan beş soykırım eyleminden dördünü gerçekleştirmekle suçlanıyor.

Yapılan tespitler şöyle:

  • Koruma altındaki yapılara yönelik saldırılar yoluyla topluluk üyelerinin öldürülmesi; sivillerin ve diğer koruma altında olan kişilerin hedef alınması ve ölümlere neden olan koşulların kasıtlı olarak yaratılması.
  • Sivillere ve koruma altındaki yapılara doğrudan saldırılar yoluyla topluluk üyelerine ciddi bedensel veya zihinsel zarar verilmesi; tutuklulara ağır kötü muamele, topluluğun zorla yerinden edilmesi ve çevresel tahribat.
  • Filistinliler için hayati önem taşıyan yapıların ve arazilerin tahrip edilmesi yoluyla topluluğun tamamının veya bir kısmının yok edilmesini sağlayacak yaşam koşullarının kasıtlı olarak yaratılması. Tıbbi hizmetlere erişimin engellenmesi veya tamamen ortadan kaldırılması, zorla yerinden edilme, Filistinlilere temel yardım, su, elektrik ve yakıtın ulaştırılmasının engellenmesi, üremeye yönelik şiddet ve çocukları etkileyen diğer özel koşullar.
  • Aralık 2023’te Gazze’nin en büyük doğum kliniğine düzenlenen saldırıyla doğumları engellemeye yönelik adımları hayata geçirme. Bu saldırıda yaklaşık 4.000 embriyonun, 1.000 sperm örneğinin ve döllenmemiş yumurtanın imha edildiği bildiriliyor.

Soykırım Sözleşmesi kapsamında, hukuki tanımı içinde soykırım ifadesinin kullanılabilmesi için failin bu eylemlerden herhangi birini gerçekleştirdiği, topluluğu kısmen veya bütünüyle yok etmek amacıyla özel bir çaba ile hareket ettiği tespiti gerekiyor.

‘Netanyahu tüm Gazze’yi 7 Ekim’den sorumlu tuttu’

BBC’ye konuşan BM heyetinin başı Pillay, Başbakan Netanyahu’nun 7 Ekim 2023’te “Hamas’ın konuşlandığı, saklandığı ve faaliyet gösterdiği o kötü şehirden güçlü bir intikam alacağına yemin etti, onları moloza çevireceğiz” dediğine işaret etti.

Pillay, bu açıklamayla Netanyahu’nun tüm Gazze şehrini, 7 Ekim’den sorumlu tuttuğunu gösterdiğini savundu ve şöyle devam etti:

“Tüm eylemleri bir araya getirip olgusal bulgulara varmamız, bunun gerçekleşip gerçekleşmediğini doğrulamamız iki yılımızı aldı… Sizi yönlendirecek olan yalnızca olgulardır. Sözkonusu eylemler bu niyetle yapılmışsa, Soykırım Sözleşmesi kapsamında dava açabilirsiniz.”

Komisyon, İsrailli siyasi ve askeri liderlerin eylemlerinin “İsrail Devleti’ne atfedilebilir” olduğunu ve bu nedenle devletin “soykırımı önleyememekten, soykırımın işlenmesinden ve soykırımı cezalandırmamaktan sorumlu olduğunu” söyledi.

BM komisyonu, üye ülkelere de sorumluluk atfediyor.

Buna göre, tüm ülkelerin Soykırım Sözleşmesi uyarınca “soykırım suçunu önleme ve cezalandırma” yükümlülüğü olduğu, ellerindeki tüm tedbirleri kullanarak bunu derhal yerine getirmeleri gerektiği uyarısında bulunuyor.

Komisyon, aksi takdirde, bu suça ortak olabileceklerini savunuyor.

Çok sayıda uluslararası ve İsrailli insan hakları örgütü, bağımsız BM uzmanları ve akademisyenler de İsrail’i Gazze’deki Filistinlilere karşı soykırım yapmakla suçladı.

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Güney Afrika’nın İsrail ordusunu soykırımla suçladığı bir davayı ele alıyor.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…