Soma kömür madenlerinde yağma dönemi

Türkiye’nin en önemli kömür havzalarından Soma, son dönemde ekonomi ve enerji politikalarının yarattığı yıkım ile yeniden gündemde. Soma Termik Santralinin faaliyetini durdurması, devlet teşviklerinin azaltılması bahanesiyle işten atmaların başlaması, bölgedeki maden işçilerini yarım ücret ve derin bir gelecek endişesiyle baş başa bıraktı.

Türkiye Maden-İş, “Emeğimize, ekmeğimize ve memleketimize sahip çıkmak için” diyerek 1 Eylül’de eylem yapacağını duyurmuş, ardından enerji bakanının ziyareti gerekçe gösterilerek eylem ileri bir tarihe ertelenmişti.

Evrensel‘in haberine göre, Soma’daki maden şirketleri, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) tarafından sağlanan kömür alım garantisinin sürdürülmesini talep ediyor. Patronlar, önümüzdeki yıl işçi ücretlerindeki devlet teşvik oranlarının yüzde 25’e düşürülecek olmasını gerekçe göstererek işten çıkarmalara başladı.

Enerji ve tabii kaynaklar bakanı, santralin önümüzdeki günlerde “alım garantili” olarak yeni bir işletmeciye devredileceğini duyurdu. Bu da yapılan pazarlıkların perde arkasını teyit ediyor. Özelleştirme sürecinde adeta yağmalanan maden sahaları ve enerji santrali, sermaye çevrelerinin çıkarları doğrultusunda şekillendirilen enerji politikalarının kurbanı olmaya devam ediyor.

Bağımsız Maden İş: ‘Ücretleri düşürmek için santrali bahane ediyorlar’

Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, ücretlerin eksik yatırılmasına ve işten atmalara termik santralin çalışmamasının gerekçe olarak gösterildiğini ifade ederek: “Herkes, madenlerde çalışan bütün işçilerin ücretini eksik aldığını biliyor. Patronlar ücretleri nasıl düşürürüz diye hesap yapıyorlar” dedi.

Hükümet geçen yıl, 2026’da işçi ücret desteğini yüzde 25’e düşüreceğini açıklamıştı. Maden patronlarının hükümete bu konuda doğrudan itiraz etmeye cesaret edemediğini belirten Çakır, faturanın işçilere kesildiğini ifade etti. Gökay, mevcut durumda bile işçilerin gelirlerinin geçinmeye yeterli olmadığını vurgulayarak “Alım gücümüz hiç yok. Ev alamıyorsunuz, araba alamıyorsunuz. Türkiye’de beş tane market var. Üç öğün o markete girip tüketiyorsunuz. Bir madenci, ailesini bir tatile götürebiliyor mu? Sosyal hayatımız yok.”

Gökay Çakır: ‘Patronların kazancı azalmadı, arttı’

Gökay Çakır, iddia edilenin aksine patronların kazancının azalmadığını, aksine günden güne arttığını, madenlerdeki teknolojinin üretilen artı değere etkisi sürecini aktararak anlattı. Geçmişte kendi ücreti için 10 gün çalışan işçinin gelişen teknoloji sonucu kendisi için artık ayda sadece 1 gün çalıştığını, kalan 29 gün patron için çalıştığını belirtti.

İşten çıkarmaların tehdidinin yaşandığı ve ücretlerin geç ödendiği iş yerlerinde yetkili olan Türkiye Maden-İş sendikasının tutumunu da eleştirdi: “Şimdi yarım ücret verdiler, ses çıkaramıyorlar. Bir daha yarım ücret verecekler yine ses çıkarmayacak. Ama sendika aidatını alacak işçiden, bu ay eksik aldınız demeyecek, yarım ücret aldınız deyip bu ay sendika aidatının yarısını alalım demeyecekler. Bir yürüyüş eylem yapacaksanız önce işçinin hakkı için yapın, yarım ücret niye verdin diye yapsana.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…