Türkiye gelir eşitsizliğinde Avrupa birincisi

DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi tarafından hazırlanan 2024-2025 dönemi Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu, Türkiye’deki ekonomik bunalımın derinleştiğini gözler önüne serdi.

DİSK/Genel-İş’in Ekim 2025’te sunduğu kapsamlı rapor, yüksek enflasyon, kitleselleşmiş işsizlik ve büyük gelir adaletsizliği gibi sorunların 2025 yılında daha da derinleştiğini belirtti. Türkiye, 2013’ten bu yana dünyanın en kırılgan beş ekonomisi arasında yer alırken, ekonomik krizin faturasının en çok emekçi sınıflara kesildiği vurgulandı.

Rapora göre, her 10 kişiden 2’si yoksul kaldı ve çalışan yoksulluğu AB ortalamasının çok üzerine çıktı. En zengin yüzde 20’lik kesim, en yoksul yüzde 20’lik grubun yaklaşık 9 katı gelir elde ediyor.

Her 10 kişiden 2’si yoksul

Rapordaki TÜİK verilerine dayanan bulgular, ülkedeki yoksulluğun geldiği noktayı somutlaştırdı:

Türkiye’de en az 17 milyon 821 yurttaş en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayacak gelire sahip olamadı. Yoksulluk oranı yüzde 21,2’ye yükselirken, her on yurttaştan ikisi yoksul hale geldi.

Yoksulluk sınırı, 2014 yılındaki 6.665 TL’den, 2024’te 81.742 TL’ye yükseldi ve son 10 yılda tam 12 kat artış gösterdi. Bu artış, özellikle 2022 sonrası dönemdeki yüksek enflasyonla hızlandı.

Asgari ücret krizi

Rapor, çalışanların büyük bir bölümünün asgari ücret düzeyinde maaş aldığını ve bunun yoksulluğun kitlesel bir hal almasına yol açtığını belirtti.

2024’te Türkiye’de çalışanların yoksulluk oranı yüzde 10,7 oldu, bu da her 100 çalışanın 11’inin yoksul olduğu anlamına geliyor. Bu oran, yüzde 8,2 olan AB ortalamasının 2,5 puan üzerinde.

Ağustos 2025 verilerine göre açlık sınırı 26 bin 149 TL ve yoksulluk sınırı 90 bin 450 TL olarak belirlendi. Buna karşın, asgari ücret yalnızca 22 bin 104 TL seviyesinde kaldı.

2025’in ikinci yarısında Türkiye’deki asgari ücret sadece 558 Euro’ya denk geliyordu. Bu rakam, Avrupa’nın birçok ülkesinde 1.000 Euro’nun üzerinde.

Türkiye’deki gelir dağılımındaki adaletsizlik, ülkeyi Avrupa’da en yüksek gelir eşitsizliğine sahip ülke konumuna getirdi.

En zengin yüzde 20’lik grup ile en yoksul yüzde 20’lik grup arasındaki gelir farkını gösteren oran, AB ortalamasında 4,66 iken, Türkiye’de 9,06 olarak tespit edildi. Bu, en zengin kesimin, en yoksul kesimin gelirinin yaklaşık 9 katı gelir elde ettiği anlamına geliyor.

Hanehalkı tüketim harcamaları iki katına çıktı

Yüksek enflasyon, temel ihtiyaç kalemlerindeki harcamaları ciddi ölçüde artırdı:

2024 yılında nüfusun yüzde 60,9’u borçlu hale geldi. Nüfusun yüzde 12,5’i ise borçlarını ödemekte çok zorlanıyor.

Toplam hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması, 2023’te 24 bin 383 TL iken, 2024’te neredeyse iki katına çıkarak 45 bin 344 TL’ye ulaştı.

Harcama kalemleri arasında konut ve kira harcamalarının payı yüzde 23,9’dan yüzde 26’ya yükseldi ve en büyük harcama kalemi olmayı sürdürdü. Gıda ve alkolsüz içecekler harcaması da nominal olarak 5 bin 025 TL’den 8 bin 138 TL’ye yükseldi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…