Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın (TEPAV) Ekim 2025 tarihli para politikası değerlendirme notuna göre, Türkiye, Eylül ayında aylık bazda G20’de, yıllık bazda ise OECD içinde en yüksek enflasyona sahip ülke konumuna yükseldi.
Erdoğan son kabine toplantısı sonrasında yaptığı basın toplantısında “Dünyanın içinden geçtiği fırtınalı dönemde, Türkiye liyakatli kadroların riyasetindedir, emin ve ehil ellerde güvendedir.” demişti.
Hükümet açıklamasından sonra yayımlanan TEPAV raporu, aylık enflasyonun temmuzdan bu yana yüzde 2,6 civarında seyrettiğini, bu durumun fiyat artışlarının ekonomide yerleşmeye başladığını gösterdiğini belirtti.
Enflasyon beklentileri bozuldu
TEPAV, enflasyonun düşüş eğilimine girmediğini ve beklentilerin çıpalanamadığını vurguladı. Kurumun çözümlemesine göre, 2026 için resmi enflasyon hedefi yüzde 16 olmasına karşın, piyasa beklentisi yüzde 22,1’e çıktı.
TEPAV raporu, bu farkın ekonomi programına duyulan güvensizliği gösterdiğini dile getiriyor.
Fiyatlama davranışı bozuldu, riskler arttı
TEPAV, kamunun belirlediği mal ve hizmetlerde tek seferlik yüksek fiyat artışlarının enflasyonu beslediğini, bütçe açığının yüksek seyrini koruduğunu bildirdi.
Kurum ayrıca dış pazardaki daralmanın ihracatçıyı zorladığını, Çin rekabetinin baskısının arttığını kaydetti.
“Reform ve hukuk olmadan kalıcı istikrar sağlanamaz”
“Ne Yapmalı?” başlığı altında, TEPAV kalıcı istikrarın ancak hukukun üstünlüğü, adil ve hızlı yargı sistemi ile sağlanabileceğini vurguladı.
Raporda, kurumların bağımsızlığı, vergi ve kamu harcamalarının yeniden yapılandırılması, eğitimin niteliği ve yeşil dönüşüm gibi yapısal alanlarda ilerleme sağlanmadan kalıcı enflasyon düşüşünün mümkün olmayacağı ifade edildi.
