Saraçhane eylemlerinde polis şiddetine maruz kaldıkları hâlde yargılanan, çoğu gençlerden oluşan 110 kişiden 109’u beraat etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturmalarda Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu çok sayıda ismin tutuklanmasını protesto amacıyla Saraçhane’de yapılan eylemlere katıldıkları gerekçesiyle 110 kişi yargılanıyordu.
Haklarında dava açılan çoğu genç ve öğrenci 110 kişi hakkındaki yargılama, bugün İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam etti.
Mahkeme, Anayasa ve yasalardaki “herkesin önceden izin almaksızın, şiddet veya silah kullanmadan gösteri veya toplantı düzenleyebileceğine” ilişkin hükümleri gerekçe göstererek 109 kişi hakkında beraat kararı verdi, bir kişinin dosyasını ise ayırdı.
Ne olmuştu?
Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının 18 Mart’ta iptal edilmesi ve ertesi gün gözaltına alınarak tutuklanmasıyla başlayan 19 Mart operasyonu İstanbul başta olmak üzere pek çok şehirde eylemlere neden olmuştu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bulunduğu Saraçhane’deki eylemler günlerce devam etmişti. Eylemlere katıldıkları gerekçesiyle 26 Mart’ta ev baskınlarıyla gözaltına alınan çoğunluğu genç ve öğrenci olan 110 kişi hakkında, “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama” suçlamasıyla dava açılmıştı.
Ekrem İmamoğlu: Yargılama başladığında onlar bizi değil, biz onları yargılayacağız
Aile Dayanışma Ağı (ADA), 11. buluşmasını yine Saraçhane Parkı’nda gerçekleştirdi. 11. buluşmada CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektup okundu.
İmamoğlu’nun mektubu, eşi Dilek Kaya İmamoğlu tarafından okundu.
Ekrem İmamoğlu, mektubunda şunları söyledi: “Değerli yol arkadaşlarım… Yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri… Her birinizi sevgiyle, dostlukla, dayanışmayla selamlıyorum. Özlemle, hasretle kucaklıyorum. 19 Mart’tan bu yana, bizlere karşı eşi benzeri görülmemiş bir siyasi operasyon yürütülüyor. Vicdanını kaybetmiş, kötü bir aklın ürünü olan zorlama ve uydurma soruşturmaların, davaların ardı arkası kesilmiyor. Bana, aileme, yol arkadaşlarıma ve yol arkadaşlarımın ailelerine zulmediliyor. Anneler, babalar evlatlarından ayrı kalıyor. Evlatlar; annelerini, babalarını özlemle bekliyor. 3 çocuklu bir aile babası olarak, 12 metrekarelik koğuşumda, en çok anne-babalarından ayrı kalan çocuklarımızı, gençlerimizi düşünüyorum. Onlara hayatlarının baharında bu acıları çektirenler, elbette bu dünyada da ahirette de bunun hesabını verecekler.”
“Bizler, hukuksuz bir biçimde tutuklu yargılanıyoruz” vurgusunu yapan İmamoğlu, şunları söyledi:
“Aramızda, çalışamadığı zaman geçim derdi yaşayacak arkadaşlarımız var. Dışarıda olmadığı için, bakmakla yükümlü oldukları aileleri zor durumda kalacak arkadaşlarımız var. Tutuklamayı keyfi bir cezalandırma yöntemine çevirenler, karşılarında bir insan, eşit haklara sahip bir yurttaş olduğunu unutanlar, milletin gönlünde çoktan mahkûm oldular. İddianame hazırlanıp yargılama başladığında onlar bizi değil, biz onları yargılayacağız.
Bu zor günlerde gösterilen dayanışma, sergilenen kardeşlik paha biçilmezdir. Her kötülük geride kalır, her şey zamanla unutulabilir ama bugünlerde uzanan bir dost eli asla unutulmaz. Sabırsa sabır… Gayretse gayret… Cesaretse cesaret… Birbirimizden güç alarak, bir kişiyi bile geride bırakmadan, siz orada biz burada mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Bizi özgürlüğümüzden, sevdiklerimizden ayıranlar, o karanlık emellerine asla ulaşamayacaklar. Her şey çok güzel olacak. Sizleri çok seviyorum.”
