Yerel mahkeme bir kez daha AYM’nin yetkisini tanımadı

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Gezi Parkı davası tutuklusu Tayfun Kahraman hakkında verdiği hak ihlali ve yeniden yargılama kararının gerekçesini açıklaması sonrası yapılan tahliye başvurusu reddedildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi’nin olağan kanun yollarında ele alınması gereken konularda inceleme ve değerlendirme yapamayacağına, AYM’nin bir temyiz ya da istinaf mahkemesi olmadığına hükmetti.

AYM’nin “süper temyiz mahkemesi” olmadığını belirten 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, “Anayasa Mahkemesinin görevi, Yargıtay ve ilk derece mahkemelerince yapılan değerlendirmelerin ve varılan sonuçların hukuka uygunluğunu denetlemek değildir” ifadelerini kullandı ve AYM’nin yetki gaspı yaptığını savundu.

Mahkeme bu nedenle Tayfun Kahraman’ın infazının durdurulması, tahliyesi ve yeniden yargılanmasına yönelik talepleri reddetti.

Kararın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan eşi Meriç Kahraman, “Bugün sabah Silivri’de Tayfun ile görüştük, karardan habersiz, umutla birbirimize sarıldık. Şu an gerçekten çok üzgünüm. [Kızım] Vera’yı okuldan alacağım ve ona ne diyeceğimi bilmiyorum” dedi ve ekledi:

“AYM kararı uygulanmadığında ne yapılır bilmiyorum. Biz kimseye zarar vermedik, biz hayatımız boyunca kimseye kötülük etmedik, şimdi bize bunları neden yaşatıyorlar anlamıyorum.

“Hayatım boyunca hayal dahi edemeyeceğim bir zulmün hedefi olmanın ağırlığını kelimeye dökemiyorum.

“Umutlu olmak istiyorum, zorlanıyorum. Göz göre göre, masum olduğumuz halde ailemize çile çektirilirken ne denir, ne yapılır cidden bilmiyorum.

“Kimsenin buna engel olamamasının çaresizliğini tarif edemiyorum. Perişan haldeyiz.”

DEM Parti Grup Başkanvekili ve Muş Milletvekili Sezai Temelli ise Türkiye’de anayasayı ihlal etmenin normalleştiğini söyledi.

Bu durumdan Meclis’in de sorumlu olduğunu ve yargıçların anayasayı ihlal etmesine cesaret verdiğini savunan Temelli, “Buna son vermek bizim sorumluluğumuzdur” ifadelerini kullandı.

Kahraman’ın avukatı Cansu Çiftçi, Can Atalay dosyasında da benzer bir “Anayasal kriz” yaşandığını hatırlattıktan sonra “Sundukları gerekçeyi tartışıp bir anlam yüklemek istemiyorum. Yapmış oldukları işlem hukuka ve Anayasa’ya aykırı” dedi ve ekledi:

“Umarım sağduyulu yargıçlar ortaya çıkar da bu karar düzelir. Yoksa bunun sonu kimsenin yargıya ve Anayasa’ya güvenmemesi olur.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…