MEB bütçesinde derslik yok, öğretmen yok, yemek yok

AKP-MHP iktidarı her sene ‘eğitime bütçeden en yüksek payı’ ayırmakla övünürken 2026 yılı için Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütçesi 1 trilyon 943 milyar TL oldu. Rakam yüksek gibi görünse de özellikle MEB bütçesinin yüzde 83’ü personelin maaş, prim vb. zorunlu ödemelerine gidecek. Bu pay çıkarılınca eğitim alanındaki birikmiş sorunlara, okulların, öğrencilerin ve öğretmenlerin ihtiyaçlarına sadece 331 milyar TL kalacak.

MEB bütçesinden 60 bine yakın kamu okulunun tamiri, onarımı, yeni okul yapımı, demirbaş alımı, okulların temel ihtiyaçları için ayrılan miktar okul başına 500 bin lira. Bütçeden 40 milyar lira ise dini vakıf ve derneklerin de aralarında olduğu kuruluşlara aktarılacak.

2017’de merkezi yönetim bütçesi içindeki payı yüzde 13,7 olan MEB bütçesinin oranı yüzde 11,2’ye gerileyerek uluslararası standart olan yüzde 12 oranının gerisinde kaldı.

Dini ve mesleki eğitime bol kaynak

MEB’in bütçesinde Din Öğretim Okulları için ayrılan bütçe 2025’te 65 milyar TL iken 2026 yılında 88 milyar TL’ye çıkarılacak. Mesleki ve Teknik Öğretim Okulları’na ayrılan kaynak 2025’te 173 milyar TL iken 2026’da 233 milyar TL’ye çıkarılacak.

Akademik eğitim ikili öğretime mahkum

İktidarın eğitim alanına yönelik piyasacı ve ideolojik tercihleri eğitim alanında ciddi eşitsizlikleri ortaya koyuyor. Dini eğitim veren okullarda tekli eğitim oranı yüzde 90. Hemen her mahalleye açılan imam hatip okullarında fiziki koşullar oldukça iyi. Sermaye örgütleri için ucuz iş gücü yetiştirilen mesleki ve teknik okullarda da benzer bir tablo var. Bu tabloya akademik eğitim veren okullar eklenince ortaokullarda bu oran tam tersine dönüyor. 2026 MEB bütçesi verilerine göre temel eğitim veren ortaokullarda tekli eğitimdeki öğrenci oranı yüzde 65’te kalıyor. Yani bu alanda öğrencilerin çoğunluğu birleştirilmiş okullarda ikili eğitime mahkûm.

Öğrencilerin yüzde 30’u kalabalık sınıflarda

Bu tablonun bir sonucu olarak dini ve mesleki eğitim dışındaki okullarda sınıflar oldukça kalabalık. Bu yüzden tüm ortaokullarda öğrenci sayısı 30’dan fazla olan derslik sayısı yüzde 30’lara çıkıyor. Dini eğitim veren ortaokullarda öğrenci sayısı 30’dan fazla olan derslik sayısı ise sadece yüzde 11.

Devamsızlık yüksek

Öte yandan ilkokulda 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı yüzde 11 iken üst kademelerde bu oran artıyor. Akademik eğitim veren okullarda 20 gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı  yüzde 27,7 iken bu oran imam hatiplerde yüzde 31, meslek liselerinde öğrencilerin yarısının 20 gün ve üzeri oranı yüzde 50’ye yükseliyor.

1 öğün ücretsiz yemek talebine 1 cümle

‘Bütçeden aslan payını eğitime ayırdık’ diye övünen iktidar, her 4 çocuktan 1’i okula aç giderken okullarda 1 öğün ücretsiz yemek verilmesi talebine bütçede yine yer vermedi. Bütçede 1 öğün yemek sadece 1 cümle o da mesleki ve teknik eğitim başlığında geçti. O cümle ise şöyle: “Mesleki ve Teknik Eğitimde Öğle Yemeği Hizmetleri, ekonomik durumları yetersiz olduğu belirlenen öğrencilere yarım yatılılık uygulaması verilen öğle yemeğini kapsamaktadır.”  

Mezunların yarısı işsiz

Çocukları okuldan koparıp patronlara bedava iş gücü olarak sanayiye süren mesleki eğitim merkezlerinin (MESEM) yanı sıra her meslek lisesi patron örgütlerinin ihtiyacına göre şekillendirilmeye devam ediyor. Bütçede de mesleki ve teknik eğitim ‘nitelikli iş gücü yetiştirme misyonuna sahiptir” diye tanımlanıyor. Organize Sanayi Bölgelerinde açılan özel meslek liseleri istihdam garantili diye sunulsa da 2026 bütçesindeki tablo tam tersini söylüyor. Patronlara kalifiye nitelikli iş gücü yetiştirmek amacıyla açılan ve sektöre entegre diye pazarlanan bu okullardan mezun olanların istihdama katılma oranı yüzde 60’ta kaldı. Yani bu okullardan mezun olanların neredeyse yarısı nitelikli iş gücü olarak işsiz geziyor ve patronların çalışan işçilerin ücretlerini de baskılamasına olanak sağlıyor.  

Yetersiz bütçenin görmediği sorunlar

2026 MEB bütçesinde gizlenen sorunların listesi ise şöyle:

  • Asgari ücretin altında çalıştırılan 100 bine yakın ücretli öğretmen
  • Öğretmen açığına rağmen atama bekleyen öğretmenler
  • Kadrolu öğretmenlerin yoksulluğu
  • Kalabalık sınıflara yönelik çözüm
  • Tüm okullarda 1 öğün ücretsiz yemek verilmesi
  • Öğrenci başına yapılan harcamanın OECD düzeyine yükselmesi
  • Kamu okullarının yaşadığı temizlik ve güvenlik görevlisi sorunu
  • Okulların temel ihtiyaçları (kırtasiye, temizlik malzemesi vb.)
  • Deprem bölgesindeki okulların sorunları

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…