Avrupa Birliği’nde (AB), bir süredir gelen mültecilerin sayısını azaltma ve iltica başvurusu reddedilen mültecilerin hızla sınır dışı edilmesi politikaları hayata geçiriliyor. Sınır dışı edileceklerin, geldikleri ülkelere gönderilememeleri durumunda “üçüncü güvenli ülke”ye gönderilmesi planı da kesinleşmiş görünüyor.
Avrupa Birliği içişleri bakanları, Brüksel’de pazartesi günü, yeni “Geriye Dönüş Direktifi”nin ayrıntıları ve üye devletler arasındaki mekanizmanın düzenlenmesi konusunda anlaşmaya vardı.
Buna göre, Nisan 2024’te üzerinde uzlaşılan Ortak Avrupa İltica Sisteminin (GEAS) hayata geçirilmesindeki son hazırlıklar da tamamlandı. Bakanların aldığı kararları Avrupa Parlamentosunun onaylaması gerekiyor.
Hukuka da insan haklarına da aykırı
Ancak özellikle üçüncü ülkelere geri dönüş merkezlerinin kurulması konusunda eleştiriler var. Sol, Sosyal Demokrat ve Yeşil partiler, AB dışında kurulması planlanan geri gönderme merkezlerinin ulusal ve uluslararası hukuka, insan haklarına aykırı olduğuna dikkat çekiyor.
Avrupa Mülteci Konseyi (ECRE), İnsan Hakları İzleme Örgütü, Caritas Europa ve Oxfam gibi 60’tan fazla uluslararası örgüt, yaptıkları ortak açıklamada, dönem başkanı Danimarka’nın uzlaşı önerisinin tehlikelerine dikkat çekti.
İltica başvuruları dikkate bile alınmayacak
İçişleri bakanları ise vardıkları uzlaşmayı bir dönüm noktası olarak görüyor. Yeni sınır dışı kararları, AB ülkelerinin “güvenli menşe ülkeler” konusunda ortak bir liste üzerinde anlaşmasını öngörüyor. Bu, söz konusu ülkelerden gelen insanların zulüm görmeyeceği varsayımına dayanıyor. Dolayısıyla bu ülkelerden gelen kişilerin iltica başvuruları neredeyse hiç incelenmeyecek. Listenin, gerici, otoriter rejimlerin işbaşında olduğu birçok ülkeyle genişletilmesi planlanıyor. Bu durum özellikle cinsel kimlikleri nedeniyle ayrımcılığa uğrayan ya da zulüm gören grupların başvurularının daha fazla reddedilmesine yol açacak.
Almanya Federal Meclisi, güvenli menşe ülke belirleme yetkisinin artık hükümet tarafından yönetmelikle yapılabileceğine karar verdi. Şimdiye kadar parlamento karar vermek zorundaydı.
Ayrıca güvenli üçüncü ülkelerin sayısı “beyan” yoluyla artırılacak. Buna ek olarak, AB’nin sınırlarında uygulanan geri göndermeme ilkesinde değişikliğe gidilecek. Bu daha fazla insanın sınırlardan geri gönderileceği anlamına geliyor. Halbuki AB, insanlara insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele tehlikesi olan ülkelere gönderilmemelerini güvence altına alan uluslararası hukuki ilkeye uymakla yükümlü.
‘Geri itme’ yasal hale getiriliyor
Yeni düzenleme ile “geri itmeler” (pushbacks) fiilen yasallaştırılıyor. Ayrıca, Birleşik Krallık ve İtalya’nın benzer girişimlerinin ulusal mahkemelerce engellenmesinin ardından, üçüncü ülkelerde “geri dönüş merkezleri” kurulabilmesi için yasal çerçeve oluşturulacak. İtalya Arnavutluk’ta, İngiltere ise Ruanda’da geri gönderme merkezleri kurmuş, ancak mahkemeler bu uygulamaları hukuka aykırı ilan etmişti.
AB İçişleri Bakanlarının yeni kararları arasında iltica başvurusu reddedilen sığınmacılara yönelik ev aramaları, elektronik kelepçe gibi uygulamalar da var. Geri gönderme gözaltısının süresi belirsiz bir süreye uzatılabilecek.
Gelecek yaz yürürlüğe girecek
AB Komisyonu, Mart 2025’te geri dönüş kurallarını sertleştiren ilk taslağı sunmuştu. Şimdi daha da ağır yasaların çıkarılması, büyük ölçüde Almanya’nın yaptığı baskıdan kaynaklanıyor. AP tarafından onaylandıktan sonra gelecek yaz yürürlüğe girmesi planlanan yeni iltica şartları kapsamında Afganistan ve Suriye’ye de sınır dışı mümkün olabilecek.
