Bondi plajı saldırısı: Avustralyalı sosyalistler ne diyor?

Uluslararası Sosyalist Akım’ın Avustralya’daki örgütü Dayanışma’nın (Solidarity) internet sitesinde çıkan yazıyı okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

Bondi sahil saldırısı Filistin hareketini karalamak için bir bahane olamaz

Solidarity olarak, dün Bondi Plajı’nda Yahudi Hanuka etkinliğini hedef alan korkunç toplu silahlı saldırıdan dehşete düştük. Saldırının kesin nedenleri henüz belirsiz olsa da, bu açıkça antisemitik bir saldırıdır.

Solidarity olarak biz ve genel olarak Filistin dayanışma hareketi her zaman antisemitizme karşı çıkmıştır ve masum insanlara yönelik bu saldırıyı kınıyoruz.

Saldırganlardan biri de dahil olmak üzere 16 kişi hayatını kaybetmiştir ve yetkililer bu sayının artabileceğini tahmin etmektedir. Birçok masum insan hastanede tedavi görmektedir.

Bondi saldırısını, Filistin yanlısı hareketi karalamak ve Arapları ve Müslümanları daha da şeytanlaştırmak için kullanma girişimleri şimdiden başladı.

Albanese (ç.n. Avustralya Başbakanı) tarafından atanan, İsrail yanlısı antisemitizm hükümet elçisi Jillian Segal, utanç verici bir şekilde, İsrail’in Gazze’deki soykırımına karşı Sydney Harbour köprüsünde yapılan protesto ile Bondi sahilindeki saldırı arasında bir bağlantı olduğunu öne sürdü.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saár, Avustralya yetkililerinin basın toplantısı düzenlemesini beklemeden, saldırının “son iki yıldır Avustralya sokaklarında yaşanan antisemitik saldırıların ve bugün gerçekleşen ‘İntifada’yı küreselleştirin’ şeklindeki antisemitik ve kışkırtıcı çağrıların sonucu” olduğunu iddia etti.

Pauline Hanson, Twitter’da ırkçı bir tiradda saldırıyı “ülkemizde haftalık olarak düzenlenen antisemitik [sic] protestolar, bazı dini liderlerin nefret söylemleri ve iğrenç üniversitelerimiz”e bağladı.

Ancak antisiyonizm antisemitizm değildir. Gazze soykırımına karşı hareket, birçok antisiyonist Yahudiyi gururla kucaklayan, kapsayıcı ve ırkçılık karşıtı bir harekettir.

Aşırı sağcı March for Australia organizatörü Bec Freedom, cinayetlere “hepsini sınır dışı edin. Yahudileri ve Arapları [sic]” diyerek yanıt verdi.

Bondi saldırısı, İslamofobiyi ve Müslüman, Arap veya Filistinli topluluklara yönelik saldırıları alevlendirmek için bir bahane hâline gelmemelidir.

Ne yazık ki Bondi sahilindeki saldırı, Gazze’deki Filistinlilerin son iki yıldır İsrail devletinin elinde çektikleri acıları hatırlatıyor. Ateşkesin ilan edilmesinden bu yana geçen iki ayda bile İsrail yaklaşık 400 Filistinliyi öldürdü.

İsrail’in soykırımına ve hükümetimizin bu soykırıma ortak olmasına karşı cevabımız, antisemitizm ve İslamofobiye karşı çıkan, soykırıma karşı birleşik bir hareket oluşturmaya devam etmek olmalıdır.

(Solidarity.net.au internet sitesinden DeepL yardımıyla çevrilmiştir.)

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…