Vergi adaleti yalanı

İşçiden toplanan vergi yüzde 119,5 gerçekleşmeyle hedefi aştı. Şirketlerden toplanan vergide ise gerçekleşme yüzde 73,1’de kaldı. Ücretlerden öngörülenin 20 puan üzerinde vergi topladı. Ücretli çalışanlardan alınan vergi yüzde 88,7 arttı.

Evrensel‘in haberine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığının açıkladığı 2025 yılı kasım ayı bütçe gerçekleşmeleri, vergi yükünün birkez daha işçi ve emekçilerin omuzlarına yıkıldığını ortaya koydu. Verilere göre ücretlilerden kesilen gelir vergileri yıl sonu bütçe hedefini aşarken, şirketlerden toplanması beklenen vergiler hedefin altında kaldı. Kasım ayında merkezi bütçe 1.3 trilyon TL açık verdi, yurttaştan toplanan kaynaklar finans sermayesine aktarıldı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yıl boyunca dile getirdiği “vergide adalet” söylemi ise 2025 bütçesinde karşılık bulmadı. Son yıllarda ücretli kesimden toplanan vergiler hızla artarken, şirketlerden alınan kurumlar vergisindeki düşüş dikkat çekti.

2023 yılı sonunda ekonomi yönetiminin başına geçen Mehmet Şimşek’in uyguladığı program, ücretliler ile sermaye arasındaki vergi dengesini açık biçimde emekçiler aleyhine bozdu. Kasım ayları karşılaştırıldığında, 2022’de gelir vergisinde bütçe hedefi gerçekleşme oranı yüzde 102, kurumlar vergisinde ise yüzde 102,3 düzeyindeydi. 2023’te her iki kalemde de gerçekleşmeler gerilerken, 2024 Kasımında tablo daha da çarpıcı hale geldi. Gelir vergisinde bütçe hedefi gerçekleşme oranı yüzde 114,5’e yükselirken, şirketlerden alınan vergilerin gerçekleşme oranı yüzde 68,2’ye kadar düştü.

Bütçe rakamları, “adil vergi” söyleminin aksine, yükün giderek daha fazla emekçilerin sırtına bindirildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

İşçi ve emekçilerin ücretlerinden daha cebe girmeden kesilen gelir vergisi, 2025 yılı bütçe hedefinin yüzde 119,5’ine ulaştı. Böylece kamu, ücret ve maaşlardan öngörüldüğünün yaklaşık yüzde 20 üzerinde vergi toplanmış oldu. Buna karşılık yılın ilk 11 ayı itibarıyla şirketlerden alınan kurumlar vergisi, 2025 bütçe hedefinin yalnızca yüzde 73,1’inde kaldı.

Ücretli kesimden toplanan vergilerde yıllık artış yüzde 88,7’ye çıkarken, şirketlerden kesilen vergilerdeki artış yüzde 37.5 ile sınırlı kaldı. Rakamlar, vergi yükünün bir kez daha emekçilerin sırtına bindirildiğini gösterdi.

“Gelir vergisi tevkifatı” kalemi üzerinden ücretli emekten toplanan gelir vergisi, yılın ilk 11 ayında 2.35 trilyon TL’ye yükseldi. Aynı dönemde merkezi bütçenin faiz giderleri yüzde 55 artarak 1.94 trilyon TL’ye ulaştı. Buna karşın kadrolu kamu işçilerinin ücret, prim ve sosyal haklarını kapsayan “işçiler” giderleri 2024’e kıyasla yalnızca yüzde 43 arttı. Memurlar için yapılan harcamalardaki artış ise yüzde 26’da kaldı.

Kasım ayı itibarıyla TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyonun yüzde 31,1 olduğu dikkate alındığında, ücret ve maaş artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığı, bütçede önceliğin emekçiler değil faiz ödemeleri olduğu bir kez daha ortaya çıktı.

Gelir sermayede, vergi ücrette

TÜİK’ tarafından yayımlanan çeyreklik gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), verilerine göre ücretlerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 35 seviyesindeydi. 2025 yılı 3. çeyreği itibarıyla ücretin toplam gelirden aldığı pay aynı kalırken sermayenin gelirlerinin toplam gelire oranı yüzde 46’dan yüzde 46,7’ye çıktı. 

Şimşek ne diyorsa tersi oldu

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2025 yılına “vergide adalet” söylemleriyle başlasa da bu yıl, uygulanan vergi politikaları sermaye lehine, emekçilerin ise aleyhine işlemeye devam etti. Yılın başında “Vergide adalet temel ilkemiz olmaya devam edecek” diyen Şimşek, kendisine yöneltilen eleştirilere karşı çıkarak, “‘Mehmet Şimşek bütün yükü ücretlilere yükledi, şirketlerden vergi almıyor’ diyorlar. Doğru değil” ifadelerini kullanmıştı.

Bu açıklamaların ardından Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Hazine ve Maliye Bakanlığının 2026 yılı bütçesinin görüşmelerinde bir sunumunda, son yıllarda sabit gelirli yurttaşların vergi yükünü azaltmaya yönelik düzenlemeler yapıldığını, buna karşılık yüksek gelirlilere yönelik vergi oranlarının artırıldığını savundu.

Şimşek komisyondaki görüşmelerde vergi affı ve yapılandırma beklentilerine dair, geçmişte çıkarılan yapılandırma düzenlemelerinin vergi uyumunu bozduğunu savundu. Ancak ekonomik olarak zor durumda olan mükellefler için kapının açık olduğunu belirten Şimşek, “Bir mükellefimiz bilançosunu sunup zorda olduğunu gösterirse memnuniyetle taksitlendirme yapıyoruz. Bunun için yeni bir yasal düzenleme gündemimizde yok” dedi. Ancak 2025 yılında da önceki yıllarda olduğu gibi teşvik, istisna ve muafiyet uygulamalarıyla şirketler kurumlar vergisinden arındırıldı.

Şimşek, “MÜSİAD 2024 Yılı Değerlendirmesi ve 2025 Yılı Beklentileri” programında ise vergi artışlarını ve bütçe politikalarını savunarak, “Geçen sene tedbir almak zorunda kaldık. Kimse yüksek vergi istemez ama bu tedbirler alınmasaydı sonuçları daha ağır olurdu” ifadelerini kullandı.

Bütçe açığının 2024’te yüzde 5,2 ile sınırlandığını söyleyen Şimşek, üretim ve ihracata öncelik verdiklerini belirterek, “Vergi yükünün adil dağılımını sağlayacak tedbirler var. Kamuda kiralık taşıt sayısını yüzde 16 düşürdük. 2025’te hedefimiz dezenflasyonun daha hissedilir olması” dedi.

Şimşek, 2026 yılı bütçesi sunumu sırasında da vergi sisteminin adil olduğunu savunmayı sürdürerek, sabit gelirli yurttaşların vergi yükünün azaltıldığını öne sürdü.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…