11’inci Yargı Paketi’nin görüşmeleri Meclis Genel Kurulu’nda tamamlandı, yasa Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı ve yürürlüğe girdi.
Meclis’teki oylamada DEM Parti “çekimser” oy kullanmıştı. CHP paketin reddi yönünde oy verdi. AKP ve MHP kabul oyu verdi.
Savunma hakkına kısıtlama getiriliyor
İstanbul Barosu, kamuoyunda 11. Yargı Paketine ilişkin açıklama yaptı. Baro, düzenlemelerin yalnızca teknik değişiklikler içermediğini; yargılama pratiğini, savunma makamının konumunu ve temel hak rejimini doğrudan etkileyen yapısal sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Baro tarafından yapılan açıklamada, avukatlık mesleğinin bağımsızlığı, ceza adalet sisteminin temel ilkeleri, ifade özgürlüğü, mülkiyet hakkı ve kişi özgürlüğü bakımından yasada ciddi sakıncalar tespit edildiği, bunların sürekli ilgili komisyonlara iletildiği, ancak dikkate alınmadığı belirtildi.
Açıklamada, infaz hukukunun geçici nüfus azaltma hedefleriyle değil; insan onuruna uygun barınma koşulları, sağlık ve psikososyal destek, eğitim ve mesleki gelişim olanakları ile şeffaf ve denetlenebilir bir denetimli serbestlik sistemi temelinde yeniden ele alınması gerektiği ifade edildi.
Baro, ceza adalet sisteminin ancak demokratik, katılımcı ve hak temelli bir yaklaşımla kalıcı biçimde iyileştirilebileceğini açıkladı.
Tahliyeler başladı
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, kamuoyunda “Covid-19 affı” olarak bilinen düzenlemenin yasalaşmasının ardından siyasi tutuklular hariç birçok suçtan hükümlü binlerce kişinin tahliyesinin başladığını açıkladı.
Binlerce “kadına şiddet faili” tahliye edilecek
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), 11. Yargı Paketi’nin 27. maddesiyle binlerce “kadına karşı şiddet faili”nin 3 yıl erken tahliye edileceğini belirterek kadınları ve çocukları olası risklere karşı uyardı. Platform, devletin mağdurları bilgilendirme ve koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini vurguladı.
EŞİK, devletin faillerin tahliye edilmesi durumunda mağdurları bilgilendirme yükümlülüğünün İstanbul Sözleşmesi, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve Adalet Bakanlığı genelgelerinde yer aldığını hatırlattı. Ancak mevcut uygulamada bildirimin yalnızca bazı ağır suçlarla sınırlandırıldığına ve çoğu zaman doğrudan mağdura yapılmadığına dikkat çekildi.
EŞİK açıklamasında, erken tahliye düzenlemesinin kadına yönelik şiddeti meşrulaştırdığı ve failleri cesaretlendirdiği ifade edildi ve şu mesaj verildi:
“Bizi bu duyuruyu yapmak zorunda bırakanları unutmayacağız. Şiddetsiz yaşam hakkımız için mücadeleden ve kadın dayanışmasından vazgeçmeyeceğiz.”
EŞİK, af niteliği taşıyan bu düzenlemenin Anayasa’ya ve devletin uluslararası yükümlülüklerine aykırı olduğunu vurgulayarak kamuoyunu ve yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.
