Roboski Katliamı’nın 14’üncü yıldönümü nedeniyle düzenlenen açıklamada konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bu ülkenin yeni yüzyılını eşitlikle, özgürlükle demokrasiyle kurabilmenin en kritik aşamasındayız. Bu ülke için barıştan, özgürlükten ve ortak yaşamdan daha değerli hiçbir şey yoktur” diye konuştu.
DEM Parti İstanbul İl Örgütü, Roboski Katliamı’nın 14’üncü yıl dönümü nedeniyle Sarıgazi İlçe Örgütü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Eyleme, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar ve ilçe yöneticilerin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
Açıklamada ilk olarak söz alan Arife Çınar, “Dersim katliamından tutalım Zilan Katliamına kadar birçok katliam var. Bu katliamlarla bir yüzleşme gerçekleşmedi ve adalet yerini bulmadı. Adaletin yerinin bulamamasının bir nedeni bu gençlerin ve çocuklarının Kürt olmasıdır. Kürt halkına hep güvenlikçi zihniyetle yaklaştılar. Kürt ise katledilebilir. Kürt ise yoksul olabilir eğitim alamayabilir. Eğer bugün bir barış sürecinden bahsediliyorsa, yapılması gereken tüm katliamlarla yüzleşmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Ardından söz alan Çiğdem Kılıçgün Uçar ise yasasızlığın Kürt halkının bu tür katliamlarla baş başa bırakılmasına neden olduğunu kaydeden Çiğdem Kılıçgün Uçar, “İncelemeler yapıldığı dönemde Albay Aygül Eker, ‘biz üst düzey yetkililere oradan geçenlerin kaçakçı olduğu bilgisini verdik. Ama yetkililer bizi dinlemedi’ demiş. Bu cümlenin kendisi bile Kürt halkına reva görülenin çok açık bir göstergesidir. Buradan mücadele arkadaşlarımıza diyoruz ki Roboski’yi unutmadık. Ailelerin acısı bizim acımız” dedi.
Çiğdem Kılıçgün Uçar’dan sonra basın metnini DEM Parti İstanbul Kadın Meclisi üyesi Şengül Bingöl okudu. Roboski Katliamı’nın üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen faillerin yargılanmadığını belirten Şengül Bingül, “28 Aralık 2011 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının bombardımanı sonucu, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde 17’si çocuk olmak üzere 34 sivil yurttaş katledilmiştir. Parçalanmış bedenlerin battaniyelere sarılarak katır sırtlarında taşındığı görüntüler, bu ülkenin vicdanında kapanmayan bir yara olarak durmaktadır. Roboski Katliamı, Kürt meselesinde yıllardır sürdürülen inkâr, imha ve güvenlikçi politikaların doğrudan bir sonucudur. Nevala Qasaba’dan 33 Kurşun’a uzanan; sivillerin hedef alındığı, faillerin korunduğu ve adaletin sistemli biçimde engellendiği katliamlar zincirinin en ağır halkalarından biridir. Bu katliam, devlet aklının Kürt halkının yaşamını nasıl değersizleştirdiğinin açık bir göstergesidir” dedi.
