ABD emperyalizminin başka bir ülkeye girerek devlet başkanını illegal bir şekilde kaçırmasına yönelik dünya çapında tepkiler büyüyor.
İngiltere’deki Stop the War (Savaşı Durdurun) Koalisyonu’nun sözcüsü Lindsey German tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Trump’ın Venezuela’ya yönelik bombalı saldırısı en şiddetli şekilde kınanmalıdır. Maduro başkanın zorla götürülmesi ve kaçırılması bir savaş suçudur. Bu olay, ABD’nin uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı iddia edilen gemileri hedef aldığı, Venezuela’yı tehdit etmek için Karayipler’e önemli bir filo gönderdiği ve Washington’un uzun süredir yaptırım ve baskı uyguladığı bir ülkede rejim değişikliği talep ettiği haftaların ardından gerçekleşti.
ABD’nin son ulusal güvenlik stratejisi, Trump’ın Monroe doktrinini yeniden canlandırdığını ve ABD emperyalizminin Latin Amerika’daki “arka bahçesine” müdahale etmeyi hakkı olarak gördüğünü açıkça ortaya koydu. Hedefi sadece Venezuela değil, Küba da. Maduro hükümeti, Venezuela halkını bu saldırılara direnmeye çağırdı. Resmi açıklamasında, bu eylemin BM Şartı’na aykırı olduğunu ve ülkenin kaynaklarını, özellikle de petrol rezervlerini hedef aldığını belirtti.
İngiliz hükümeti, zorla görevden alma ve saldırıyı bir saldırganlık olarak kınamalı ve ABD’nin askeri eylemlerini derhal durdurmasını ve Maduro’nun ülkesine geri dönmesini talep etmelidir.
Elbette bu, son haftalarda Suriye’yi bombalayan ve İsrail’in Gazze’deki soykırımına tam destek veren Trump rejiminin son askeri harekatı değil. Seçimlerde “sonsuz savaşları” sona erdireceğine dair vaatlerde bulunmasına rağmen, Trump dünya çapında emperyalist çatışmaları körüklemeye devam ediyor. İngiliz hükümetinin ABD’nin dış politikasından kopma ve savaş değil barış çağrısı yapma zamanı geldi.
Venezüella halkıyla tam dayanışma ve hükümetlerinin geri dönmesi çağrısında bulunmalıyız. Latin Amerika halkları kendi kaderlerini belirleyebilir ve kendi hükümetlerini seçebilirler ve bunu müdahale olmaksızın yapabilmelidirler. Latin Amerika’da ABD emperyalizmine veya Trump’ın suçlarına destek verilemez.”
ABD’den tepkiler
Bunun dışında ABD’de mücadele eden Demokratik Sosyalistler de (DSA) Trump hükümetinin haydutluğunu yasadışı ilan etti:
“Trump yönetimi Venezuela’ya karşı yasadışı bir savaş başlattı. Bu, Venezuela’nın petrol kaynaklarını ABD şirketlerine devredecek ve Latin Amerika üzerinde ABD hegemonyasını dayatacak bir ABD kukla hükümeti kurmak için açıkça emperyalist bir savaştır — Monroe Doktrini’nin yeni “Trump Koroları”. Bu savaş, hem uluslararası hukuk hem de ABD içinde savaş ilanını düzenleyen yasalar açısından yasadışıdır.”
DSA tüm taraftarlarını sokaktaki protestolara katılmaya çağırdı.
Bu arada ABD’de en az 75 ayrı kent merkezinde Venezuela’ya yönelik işgalci saldırı girişimine karşı savaş karşıtları eylemler düzenledi.
New York’taki eylemde Middle East Eye kameralarına konuşan protestocular, konunun Maduro değil petrol ve enerji kaynakları olduğunu, Trump’ın her yerdeki işçi sınıfının düşmanı olduğunu söylediler.
Solcu Jacobin dergisi de aşağıdaki ifadelerle yasadışı operasyona karşı tutumunu belirtti:
“Trump’ın Venezuela’ya yönelik saldırısı, tek başına bir saldırganlık eylemi değildir.
Bu saldırı, Latin Amerika üzerinde hakimiyetini yeniden tesis etmek ve solcu güçlere saldırmak amacıyla ABD’nin uyguladığı zorlayıcı stratejinin başlangıcıdır.”
Mamdani: “Uluslararası hukukun ihlalidir”
Maduro’nun yargılanmak üzere getirildiği New York’un Belediye Başkanı Zohran Mamdani’den de ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesine tepki geldi:
“Bu sabah, ABD ordusunun Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşini yakalaması ve New York şehrinde federal gözaltında tutulmalarının planlandığı konusunda bilgilendirildim. Egemen bir devlete tek taraflı saldırmak bir savaş eylemidir ve federal ve uluslararası hukukun ihlalidir. Bu bariz rejim değişikliği arayışı sadece yurt dışındakileri değil, bu şehri yuva olarak gören on binlerce Venezuelalı da dahil olmak üzere New Yorkluları doğrudan etkiliyor. Benim önceliğim onların ve her New Yorklunun güvenliğidir ve yönetimim durumu izlemeye ve ilgili yönergeleri yayınlamaya devam edecektir.”
Bernie Sanders da benzer şekilde Trump’a tepki gösterdi:
“Başkan Trump, başka bir ülkeye saldırmak için anayasal yetkiye sahip değildir.
Amerikalıların %60’ı maaş maaş yaşarken, o kendi ülkesindeki krizlere odaklanmalı, yasadışı askeri maceralarını sonlandırmalı ve büyük petrol şirketleri için Venezuela’yı “yönetmeye” çalışmaktan vazgeçmelidir.”
ABD Kongre üyesi Demokrat Rashida Tlaib de X üzerinden şu ifadelerle tepki gösterdi:
“Trump’ın Venezuela’ya yönelik yasadışı ve sebepsiz bombardımanı ve başkanını kaçırması, uluslararası hukuku ve ABD Anayasasını ciddi şekilde ihlal etmektedir. Bunlar, haydut bir devletin eylemleridir.
Amerikan halkı, yurtdışında başka bir rejim değişikliği savaşı istememektedir.”
İngiltere’de yeni kurulan sosyalist parti YP (Your Party) de “Venezuela’nın yanında durma” çağrısı yaparak ABD işgalciliğine karşı çıktı. İngiltere’nin birçok yerinde Trump’a karşı eylemler düzenlenmeye başladı.
Fransa’dan Avustralya’ya başka birçok ülkede de şehir şehir eylem çağrıları yapıldı.
Türkiye’de de KESK, İHD, İstanbul Barosu gibi çok sayıda kitle örgütü de Venezuela’ya yönelik saldırıyı kınadı.
İstanbul’da Emek, Barış ve Demokrasi güçleri bugün 18:00’de Tünel Meydanı’nda eyleme çağırdı.
