DEM Parti Parti Meclisi, barışın dış gelişmelere havale edilemeyeceğini vurgulayarak iktidara çağrıda bulundu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), dün (15 Ocak) Ankara’da gerçekleştirdiği Parti Meclisi (PM) toplantısının sonuç bildirgesini bugün yayımladı.
Bildirgede, Türkiye ve dünyanın savaşların yaygınlaştığı, otoriter rejimlerin güç kazandığı ve sermaye merkezli politikaların toplumsal yaşamı ağır biçimde tahrip ettiği bir süreçten geçtiği vurgulandı.
“Barışın kendiliğinden ilerlemediği kırılgan, gerilimli süreç”
Bildirgede özetle şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye’de ise 1 Ekim 2024 sonrasında, eski çatışma rejiminin bütünüyle yeniden tesis edilmediği; ancak barışın da kendiliğinden ilerlemediği kırılgan, gerilimli ve mücadeleye açık bir süreç yaşanmaktadır. Bu sürecin en kritik tarihsel eşiği, 27 Şubat’ta Sayın Abdullah Öcalan tarafından yapılan ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’dır. Bu tarihsel çağrının gerçek bir karşılık bulabilmesi, sürecin asli ve baş muhatabı olan Sayın Abdullah Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarının düzeltilmesini; özgür ve gerçek bir müzakereyi mümkün kılacak fiziki ve siyasal zeminin oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.
Barış süreci, soyut beyanlarla ya da dar müzakere başlıklarıyla sınırlanamaz. Bu noktada siyasal iktidara açık ve bağlayıcı bir çağrıda bulunuyoruz: Barışın gereği artık sözle değil, somut ve geri dönülmez adımlarla yerine getirilmelidir. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalı; infaz rejiminden ifade özgürlüğüne, siyasal katılımdan yerel demokrasiye kadar çözümün altyapısını oluşturacak düzenlemeler gecikmeksizin hayata geçirilmelidir. Barış ertelenerek değil, siyasal cesaret ve tarihsel sorumlulukla kurulur.”
