Migros depo işçilerinin yüzde 28’lik zam dayatmasına karşı başlattıkları direniş 13’üncü gününde sürdü.
bianet‘in haberine göre işçiler, Migros’un bağlı olduğu Anadolu Grubu’nun sahibi Tuncay Özilhan’ın Beykoz’daki villasının önüne yeniden gitti. işçiler görüşmelerin ardından gözaltına alındı.
Villa önünde bir süre bekleyişini sürdüren işçiler, “İşçiler açken Özilhan’a huzur yok” sloganları attı. Eylem sırasında çok sayıda çevik kuvvet polisi bölgede hazır bulundu.
Burada konuşan DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar, direnişin kararlılıkla devam edeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Günler de sürse, aylar da sürse bizim direniş alanımız burasıdır. Buradan sesleniyoruz ve bizi duyduklarını biliyoruz. Sırtımızı emekçi halka dayıyoruz. Direnişin etrafında kenetlenelim, daha fazlasına ihtiyacımız var. Elinizden geleni ardınıza koymayın; çünkü onlar koymuyor. Biz kazanırsak sizin sayenizde kazanacağız.”
Sekiz yıldır Migros deposunda çalışan Mehmet Çelik ise yaşadıklarını anlatarak, defalarca kıdem primini alamadığını söyledi. Çelik, “Bu eylem başlarken beni uyaranlar oldu, ‘ayrıl’ dediler. Neden ayrılayım, suç işlemiyoruz. Hepimiz ekmek için bu yola çıktık. Ne yağmur ne kar bizi durdurdu. Hak aramak suçmuş gibi davranıyorlar. Dört çocuğum var, onların hakkını savunmak zorundayım. Zam istemek suçsa, o zaman bu suçu işlemeye devam edeceğim” dedi.
Eylemde konuşan depo işçisi Ayşe ise, “İnsanı hayatta tutan onuru ve gururudur. Verilen sefalet ücretiyle geçinemiyorum. Ben durup dururken sokağa çıkmadım, bunu siz yarattınız. Ekmek için mücadele etmeyecek miyim?” diyerek tepkisini dile getirdi. Ayşe, Tuncay Özilhan’a seslenerek, “Ben olmazsam sen de olmazsın” dedi.
İşçiler, Migros’un kamuoyuna yaptığı ve “Migros ailesi” vurgusu içeren açıklamalara da gönderme yaparak “Madem aileyiz, o zaman evimize gidiyoruz” sözleriyle daha önce de Özilhan’ın evinin önüne gitmişti.
31 Ocak’taki eylemde işçiler polis ablukasına alınmış, eylemi sürdürmekte ısrar eden yaklaşık 100 işçi ters kelepçeyle gözaltına alınmıştı.
