Rojava–Şam görüşmeleri sürerken Kürt heyetinin yeniden Şam’a gitmeye hazırlanması, bölgedeki dengelerin hızla değiştiği bir döneme denk geliyor.
ABD’nin Suriye’den çekilme kararı, Suudi Arabistan’ın Şam ile artan diplomatik temasları ve Ankara’nın politikalarındaki belirsizlik, Kürtlerin konumunu daha da kritik hâle getiriyor.
ANF‘nin haberine göre bu tabloda Kobane, Kürtler açısından hâlâ kırmızı çizgi olmayı sürdürüyor.
Şam heyetinin Rimêlan ziyareti
8 Şubat Pazar günü öğleden sonra Kamışlı Havalimanı’nı ziyaret eden Şam heyeti, bugün de bir dizi görüşme için Rimelan’a geçti. Petrol ve enerji kaynakları, sınır kapıları ve havalimanlarına ilişkin ortak bir koordinasyon mekanizmasının oluşturulması ile 30 Ocak anlaşmasının sahadaki uygulamalarının pratikleştirilmesi gündemde.
Rojava–Şam heyetleri arasındaki diplomatik temaslar sıklaşmış durumda. Ortak koordinasyon çalışmaları belirli bir aşamaya ulaşmış görünüyor. Derik’ten Haseke’ye kadar belirlenen İç Güvenlik Güçlerinin Şam ile birlikte konumlandırılması, sahadaki tabloyu giderek netleştiriyor.
Kobane kuşatması ve Ankara’dan beklenen yanıt
Kobane’deki ablukanın Şam ile yürütülen görüşmelere bağlı olduğu açıkça görülüyor. Kobane’de derinleşen krizin birçok nedeni bulunuyor. Türkiye ile Şam arasında yapılan anlaşmanın etkileri sahada hissediliyor.
Şam heyetinden önce “kuşatma yok” açıklaması yapılırken, daha sonra “kuşatmayı kaldıracağız” denildi. Son iki gündür Rojava–Şam görüşmelerinin en kritik başlığı Kobanê ve ablukanın kaldırılması. Kuşatma 21. gününe girerken, sürecin uzamasının temel nedeni Ankara’dan gelecek yanıtın beklenmesi olarak görülüyor.
Kürt heyeti Şam’a gidecek
26 Nisan 2025’te Kamışlı’da düzenlenen ve Kürt parti temsilcilerinin katıldığı Rojava Kürt Birlik Konferansı’nda oluşturulan Kürt heyetinin, temaslarda bulunmak üzere Şam’a gideceği öğrenildi.
Kürt heyetinin gündeminde Rojava’nın siyasi geleceği, bölgedeki halkların ana dil ve anayasal hakları ile Şam ile ele alınacak birçok başlık yer alıyor.
ABD’nin çekilmesi ve yeni olasılıklar
Rojava–Şam görüşmelerinin hızlandığı bir dönemde ABD’nin Suriye’den çekilme kararı, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Şedade’den çekilen ABD güçlerinin yakın zamanda Suriye’nin tamamından ayrılma ihtimali yüksek.
Irak hükümetine teslim edilen IŞİD üyelerinin sevkiyatı sürüyor. Özerk Yönetim ve uluslararası koalisyonun belirlediği çerçevede şimdiye kadar 2 bin 500’den fazla IŞİD üyesi Irak’a teslim edildi. Irak hükümeti dosyaları inceleyeceğini ve soruşturma başlatacağını duyurdu.
Suriye’de belirsizlik ve tehlike tablosu
Suriye’de çatışma riski hâlâ yüksek. IŞİD hücreleri birçok kentte saldırı planları yaparken, dün akşam Haseke’de bir operasyon gerçekleştirildi. Rojava–Şam hattındaki gelişmeler, bölgenin kırılganlığını artırıyor.
Halep’te yağma ve zorla göç ettirme olayları yaşanıyor. Deyr-zor, Tabka ve Rakka’da aşiretler arası gerilimler iç çatışma riskini büyütüyor. Deyr-zor’da petrol kuyularının ateşe verilmesi ve ganimet kavgası, bölgeyi kontrol edilemez bir noktaya sürüklüyor.
Suriye uzun süredir kendi bütünlüğünü sağlayamıyor. Mevcut anlaşmaların nereye evrileceğini söylemek için henüz erken.
Suudi Arabistan-Şam görüşmesi
Bugün Suudi Arabistan’da önemli bir görüşme gerçekleşiyor. Rojava–Şam arasında ve Suriye genelinde bir mutabakat hayata geçirilirse, Suudi Arabistan Suriye’de yeni bir rol üstlenmek istiyor. Savaş ve çatışmaların ötesinde, ekonomik ve turizm alanlarında yatırım yapmayı hedefleyen bir Riyad var.
Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın iktidara gelişinin ardından ziyaret ettiği ilk ülke Suudi Arabistan olmuştu. Riyad, Rojava–Şam anlaşmasını olumlu değerlendiriyor ve Şam ile diplomatik temaslarını artırıyor. Suudi Arabistan’ın Türkiye ile geliştirdiği işbirliği de bu sürecin bir parçası. Bölgeye ekonomik bir kapı açmak isteyen Riyad, Suriye’de yeni bir yol arayışında.
