Emek ve Demokrasi Güçleri: “Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez”

Türkiye’nin çeşitli illerinde yapılan eylemlerde ABD-İsrail’in İran’a yönelik emperyalist saldırısı protesto edildi.

Çeşitli illerden eylemleri derledik:

İstanbul

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırısı, Kadıköy’de protesto edildi; İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, emperyalist saldırganlığa karşı İran halkıyla dayanışma çağrısı yaptı.

Kadıköy İskele’de buluşan İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri ortak açıklama yaptı. Açıklamada “Emperyalistlerin, siyonistlerin, işbirlikçi gerici devletlerin; gerekçe ne olursa olsun ülkelere saldırma, işgal etme hakları yoktur. Her ülkenin işçilerinin, emekçilerinin, ezilenlerinin; kendi burjuvazisiyle hesaplaşmaları kendi içişleridir. ABD emperyalizminin, soykırımcı İsrail’in halklara neler getirdiğini, Afganistan’dan, Irak’tan, Libya’dan, Yemen’den, Suriye’den, Lübnan’dan, Filistin’den biliyoruz. Emperyalizm halklara özgürlük, demokrasi getirmez!” denildi.

Adana

Adana Emek ve Demokrasi Platformu, İran’a yönelik saldırılara tepki göstermek amacıyla İnönü Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada Ortadoğu’da tırmanan savaş geriliminin bölge halklarına ağır bedeller ödettiği vurgulanarak emperyalist müdahalelere son verilmesi çağrısı yapıldı.

Platform adına açıklamayı okuyan Ahmet Aydoğan İsrail’in vurduğu bir okulda 100’ün üzerinde öğrencinin hayatını kaybettiğini ifade ederek, savaşın sınırlarının genişleme ihtimaline işaret etti.

Bursa

Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını protesto etti. Açıklamaya katılan katılanlar, “Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez, yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır” dedi.

 “Ortadoğu bir kez daha emperyalist saldırganlığın hedefinde” denilen açıklamada, “Irak’ta “kitle imha silahı” yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da “terörle mücadele” söylemi, Libya’da “insani müdahale” maskesi, Venezüella ve Küba’ya dönük ekonomik ve siyasal kuşatma. Hepsinde aynı senaryo, aynı sonuç: işgal, talan, yıkım ve emekçilerin, halkların yoksullaştırılmasıdır” ifadeleri kullanıldı.

Bugün İran’a dönük saldırının bu zincirin bir halkası olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Amaç; bölgeyi yeniden dizayn etmek, enerji kaynaklarını ve jeopolitik alanı kontrol altına almak, halkların iradesini bastırmaktır. İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere dönük hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır. Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz.” 

Hamaney’in ölüm haberine dünyadan tepkiler

İran devlet televizyonu, İran Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in 28 Şubat 2026 Cumartesi günü gerçekleşen ABD-İsrail ortak saldırılarında öldüğünü 1 Mart 2026 Pazar günü duyurdu.

İran yönetimi 40 gün yas ilan edildiğini, kamu kurumlarında 7 gün süreyle kapanma uygulamasına gidileceğini açıkladı.

İran Devrim Muhafızları ise Hamaney’in ölümünün ardından İsrail’e ve bölgedeki ABD üslerine “kısa süre içerisinde” misilleme saldırısı başlatacağını kaydetti.

Pezeşkiyan: İntikam İran’ın meşru hakkı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hamaney’e yönelik suikastı “başta Şiiler olmak üzere dünyanın her yerindeki Müslümanlara karşı açık bir savaş” olarak nitelendirerek, İran’ın “intikamı görev ve meşru bir hak” olarak gördüğünü söyledi.

Çin askeri operasyonların durdurulmasını istedi

Çin Dışişleri Bakanlığı “İran’ın dini liderine yönelik saldırısı ve öldürülmesi, İran’ın egemenliği ve güvenliğinin ciddi bir ihlalidir. BM Şartı’nın amaç ve ilkelerine, uluslararası ilişkilerdeki temel normlara aykırıdır. Çin bunu kesinlikle reddediyor ve şiddetle kınıyor. Askeri operasyonların derhal durdurulmasını, gergin durumun daha da tırmanmamasını ve Ortadoğu’da ve genel olarak dünyada barış ve istikrarın korunması için ortak çaba gösterilmesini talep ediyoruz.” diye açıklama yaptı.

Avrupalı liderler ABD ve İsrail’e bir şey diyemedi

Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer; Hamaney’in ölümüne dair haberlerden önce, ABD-İsrail saldırılarını görmezden gelerek İran’ın saldırılarını eleştirdi. Üçlü yaptığı ortak açıklamada “İran’ın bölgedeki ülkelere yönelik saldırılarını şiddetle kınıyoruz. İran keyfi askeri saldırılarına son vermelidir” dedi.

Ölüm haberinin ardından “Askeri saldırılara dahil olmadık ancak ABD, İsrail ve bölgedeki ortaklarımız da dahil olmak üzere uluslararası ortaklarımızla yakın temasımızı sürdürüyoruz.” açıklaması geldi.

AB: Farklı bir İran’a giden açık bir yol var

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Hamaney’in ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybetmesi hakkında “İran halkı için yeni bir umut doğduğu ancak bunun bölgede istikrarsızlık riskini de beraberinde getirdiği” değerlendirmesini yaptı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Hamaney’in ölümünün ülke tarihinin “belirleyici anlarından” olduğunu söyleyerek, “Bundan sonra ne olacağı belirsiz. Ancak artık halkının daha fazla özgürlükle şekillendirebileceği farklı bir İran’a giden açık bir yol var.” açıklamasını yaptı.

Putin: Uluslararası hukuku ihlal eden acımasız bir cinayet

Rusya Devlet Başkanı Putin yaptığı açıklamada, Hamaney’in öldürülmesinin ‘insan ahlakının ve uluslararası hukukun tüm standartlarını ihlal eden acımasız bir cinayet’ olduğunu kaydetti.

Sanders: Trump-Netanyahu’nun savaşı

ABD’li senatör Bernie Sanders, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu kastederek, “Trump-Netanyahu savaşının anayasaya aykırı ve uluslararası hukuku ihlal eden bir savaş” olduğunu söyledi.

Sanders, “Bu durum ABD askerlerinin ve bölgedeki insanların hayatını tehlikeye atıyor. Vietnam ve Irak’ın yalanlarını yaşadık. Artık bitmek bilmeyen savaşlara son. Kongre derhal bir Savaş Yetkileri Kararı çıkarmalı” dedi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…