Emperyalizmden bölgeyi ateşe atma hazırlığı

Trump-Netanyahu ittifakı İran’a yönelik savaşı büyütmeye ve Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmeye kararlı.

İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD ile birlikte İran’a açtıkları savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, İran’da rejim karşıtı bir kara saldırısı ihtimaline değinerek, “Devrimleri havadan yapamazsınız. Havadan pek çok şey yapabilirsiniz, biz de yapıyoruz ama bir de karada bileşeni olmalı” ifadelerini kullandı.

Batı Kudüs’te İran’a yönelik devam eden saldırılara ilişkin uluslararası medyanın da katıldığı bir basın toplantısı düzenleyen Netanyahu, saldırıların süresine ilişkin İsrail kamuoyu ile uluslararası kamuoyuna farklı mesajlar verdi.

Konuşmasına İbranice başlayan Netanyahu, iç kamuoyuna yönelik değerlendirmesinde İran’a saldırılar için “Ne kadar gerekiyorsa o kadar sürecek” dedi. Netanyahu, uluslararası kamuoyuna hitaben İngilizce yaptığı açıklamada ise “Savaş insanların düşündüğünden daha hızlı bitecek” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, İran’a yönelik saldırılarda üç hedefe odaklandıklarını belirterek, bunların “Nükleer programı çökertmek, balistik füze programını çökertmek ve rejim değişikliğine yol açmak” olduğunu söyledi. İran’ın nükleer ve balistik füze üretim altyapısını hedef aldıklarını öne süren Netanyahu, “İran’ın bugün uranyum zenginleştirme ve balistik füze üretme imkânı yok” iddiasında bulundu.

İsrail ordusu ile dış istihbarat servisi Mossad’ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’na karşı eşgüdüm içinde hareket ettiğini belirten Netanyahu, enerji hatlarına ilişkin de alternatif öneriler sundu. Hürmüz Boğazı’nın olası kapanmasına değinen Netanyahu, “Petrol akışını sağlamak için Hürmüz Boğazı ve Babül Mendep Boğazı gibi bölgelerden geçmek yerine, Arap Yarımadası’ndan İsrail’e ve Akdeniz’e uzanan alternatif rota oluşturmak gerektiğini” savundu. Bu güzergâhın lojistik sorunları ortadan kaldıracağını ve kısa sürede hayata geçirilebileceğini ileri sürdü.

Axios: ABD, İran’ı bir ay daha vurup kara harekâtı düzenlemek istiyor

Virginia merkezli Amerikan haber sitesi Axios’un konuyla ilgili bilgi sahibi dört kaynağa dayandırdığı bilgilere göre, Trump yönetimi İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kırmak amacıyla stratejik Hark Adası’nı işgal etme veya abluka altına alma planlarını değerlendiriyor.

ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatlar üzerindeki İran baskısını bitirmeden savaşı kendi şartlarında sona erdiremiyor. Bu süreçte küresel enerji fiyatları hızla tırmanırken, kıyıdan 15 mil açıkta bulunan ve İran’ın ham petrol ihracatının %90’ını işleyen Hark Adası’na yönelik bir operasyon, ABD birliklerini doğrudan ateş hattına sürebilir.

Beyaz Saray’ın düşünce yapısına hakim bir kaynak, olası operasyonun zamanlaması hakkında şunları söyledi:

“İranlıların askeri kapasitesini saldırılarla biraz daha zayıflatmak için yaklaşık bir aya ihtiyacımız var. Ardından adayı ele geçirip onları yakalamalıyız ve bunu müzakereler için kullanmalıyız.”

Öte yandan onaylandığı takdirde bu operasyon ciddi bir asker gücü gerektirecek. Halihazırda üç farklı Deniz Piyadesi (Marine) birliği bölgeye doğru yolda.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, Beyaz Saray ve Pentagon’un kısa süre içinde daha fazla birlik göndermeyi tartıştığını doğrulayarak, “Başkan Hürmüz’ün açılmasını istiyor. Eğer bunun için Hark Adası’nı alması gerekiyorsa, bu gerçekleşecek” dedi.

Senato İstihbarat Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Tom Cotton, Trump’ın kara işgali seçeneğini masada tutmasını “ihtiyatlı bir yaklaşım” olarak nitelendirdi.

Emekli Tuamiral Mark Montgomery, bu tür bir görevin belirsiz getirileri karşısında ABD askerlerini gereksiz riske atabileceği uyarısında bulundu:

Geçtiğimiz Cuma günü ABD ordusu, Hark Adası’ndaki düzinelerce askeri hedefe devasa hava saldırıları düzenledi. Bu saldırıların hem İran’a bir “ihtar” olduğu hem de olası bir kara operasyonu öncesi adadaki savunma kapasitesini kırmak için yapıldığı belirtiliyor. Perşembe günü gazetecilere konuşan Trump, “Adayı istediğimiz an alabiliriz. Oraya ‘korumasız küçük ada’ diyorum. Boru hatları hariç her şeyi imha ettik; çünkü o hatların yeniden inşası yıllar sürer,” ifadelerini kullandı.

Üç kaynak, adanın kara birlikleri tarafından işgalinin ciddi bir seçenek olduğunu doğrularken, diğer bir opsiyonun ise petrol tankerlerinin adaya ulaşmasını engelleyecek bir deniz ablukası olduğu belirtiliyor. Pentagon avukatlarının, bu tür hamlelerin hukuki boyutu konusunda görüş bildirmesi için danışıldığı da gelen bilgiler arasında.

Önümüzdeki günlerde bölgeye ulaşacak 2.500 kişilik Deniz Piyadesi seferi gücüne ek olarak, benzer büyüklükte iki birim daha yola çıkarıldı.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…