ABD Başkanı Donald Trump, Financial Times’a verdiği röportajda en çok istediği şeyin İran’ın petrolü olduğunu söyledi ve İran petrol endüstrisinin stratejik noktalarından Hark Adası’nın da hedef olabileceğini ekledi.
ABD Başkanı, pazar günü Financial Times’a verdiği röportajda, “tercihinin petrolü almak olduğunu” belirtti ve bu olası adımı, ABD’nin Ocak ayında Nicolás Maduro’yu ele geçirmesinin ardından Venezuela’da petrol endüstrisini “süresiz olarak” kontrol etmeyi planladığı duruma benzetti.
Trump’ın açıklamaları, ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın Orta Doğu’yu krize sürüklediği ve petrol fiyatlarını bir ay içinde yüzde 50’den fazla artırdığı bir döneme denk geliyor. Brent petrol, pazartesi sabahı Asya piyasalarında varil başına 116 doların üzerine çıkarak çatışmanın başlangıcından bu yana en yüksek seviyelerine yaklaştı.
Trump, “Dürüst olmak gerekirse benim en çok istediğim şey İran’ın petrolünü almak ama ABD’deki bazı aptal insanlar ‘Bunu neden yapıyorsun?’ diyor. Ama onlar aptal insanlar” ifadelerini kullandı.
Böyle bir hamle, İran petrolünün büyük bölümünün ihraç edildiği Hark Adası’nın ele geçirilmesini gerektirecek.
Trump, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırdığını belirterek, Pentagon’un kara parçalarını ele geçirip tutma eğitimi almış 10 bin askerin konuşlandırılması talimatını verdiğini söyledi. Cuma günü yaklaşık 3.500 asker bölgeye ulaştı; bunların yaklaşık 2.200’ü Deniz Piyadelerinden oluşuyor. 2.200 Deniz Piyadesi daha yolda, ayrıca 82. Hava İndirme Bölüğü’nden binlerce askerin de bölgeye sevk edilmesi emredildi.
Ancak İran’ın petrol ihracat merkezi olan Hark adasına yönelik bir saldırı, ABD kayıplarının artma ihtimalini yükseltebilir ve savaşın maliyeti ile süresini uzatabilir.
Trump, FT’ye “Belki Hark Adası’nı alırız, belki almayız. Çok fazla seçeneğimiz var. Ayrıca bu, bir süre orada kalmamız gerektiği anlamına da gelir” dedi.
Adadaki İran savunmasının durumu sorulduğunda ise “Herhangi bir savunmaları olduğunu düşünmüyorum. Çok kolay alabiliriz” diye konuştu.
Son günlerde bölgedeki çatışma genişlemiş durumda. Cuma günü Suudi Arabistan’daki bir hava üssüne düzenlenen saldırıda 12 ABD askeri yaralandı, 270 milyon dolarlık bir Boeing E-3 Sentry erken uyarı uçağı hasar gördü. Yemen’deki Husiler de İsrail’e balistik füze fırlattı. Analistler, bunun küresel enerji krizini daha da kötüleştirebilecek yeni bir tırmanma aşamasına işaret ettiğini belirtti.
Trump, İran petrol üretimini ele geçirme tehditlerine karşın, ABD ile İran arasında Pakistanlı “aracılar” üzerinden yürütülen dolaylı görüşmelerin iyi ilerlediğini vurguladı. Trump, İran’a savaşı sona erdirecek bir anlaşmayı kabul etmesi için 6 Nisan’a kadar süre tanıdığını, aksi takdirde ABD’nin İran’ın enerji sektörüne saldıracağını söyledi.
Dünyadaki petrolün yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak bir ateşkes anlaşmasının kısa vadede mümkün olup olmadığı sorulduğunda ise detay vermekten kaçındı.
“Yaklaşık 3.000 hedefimiz kaldı — 13.000 hedefi vurduk — ve birkaç bin hedef daha var” diyen Trump, “Oldukça hızlı şekilde bir anlaşma yapılabilir” ifadelerini kullandı.
“20 tanker geçmeye başladı, boğazın tam ortasında ilerliyorlar”
Geçen hafta İran’ın, “Beyaz Saray’a bir hediye” olarak Hürmüz Boğazı’ndan Pakistan bayraklı 10 petrol tankerinin geçişine izin verdiğini söyleyen Trump, bu sayının şimdi 20’ye çıktığını belirtti; ancak bu bilgi bağımsız olarak doğrulanamadı.
Trump, “Bize 10 tane verdiler. Şimdi 20 veriyorlar ve bu 20 tanker geçmeye başladı, boğazın tam ortasından ilerliyorlar” dedi.
Trump ayrıca, İran Meclis Başkanı ve savaş döneminin önde gelen isimlerinden Mohammad Bakır Galibaf’ın bu ek tanker geçişine onay verdiğini öne sürdü.
“Gemilere izin veren kişi o” diyen Trump, “Hatırlayın ‘bana hediye veriyorlar’ demiştim. Herkes ‘Nasıl bir hediye? Saçmalık’ demişti. Ama bunu duyunca sustular ve müzakereler çok iyi gidiyor” ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca, İran’ın uzun süredir lideri olan Ali Hamaney ile birçok üst düzey yetkilinin savaşın başında ve sonraki saldırılarda öldürülmesinin ardından ülkede zaten bir “rejim değişikliği” yaşandığını iddia etti.
“Şu anda görüştüğümüz insanlar tamamen farklı bir grup… Çok profesyoneller” dedi.
Trump, ayrıca Hamaney’in oğlu ve İran’ın yeni dini lideri olduğu iddia edilen Mücteba Hamaney’in ölü ya da ağır yaralı olabileceği yönündeki iddialarını yineledi.
ABD Başkanı, “Oğlu ya öldü ya da çok kötü durumda. Ondan hiç haber almadık. Ortadan kayboldu” dedi.
Tahran ise devlet başkanının sağlık durumunun iyi olduğunu savunuyor, kamuoyunda görünmemesinin ağır yaralandığına dair spekülasyonlara yol açtığını ancak bu iddiaların doğru olmadığını belirtiyor.
