AB ülkeleri göçmenlere yönelik sert tedbirleri getiren ve sınır dışı edilmeyi hızlandıran yasa konusunda anlaştı. İnsan hakları örgütlerine göre bu düzenleme, acımasız bir gözaltı ve sınır dışı etme mekanizması yaratacak
Bu anlaşma, sağcı partilerin baskısı altında AB’nin göç politikasını sıkılaştırma çabalarının bir parçası olarak gündeme geldi. Göçmen gelişleri ise geçen yıl yüzde 26 azalarak 2021’den bu yana en düşük seviyeye indi.
Avrupa Parlamentosunun onayına sunulacak
AB hükümetleri ve Avrupa Parlamentosu tarafından resmen onaylanması gereken yasa tasarısı, geçen yıl Avrupa Komisyonu tarafından önerilmişti. Komisyon, bu yasanın prosedürleri kolaylaştıracağını ve hükümetlere temel haklara saygı gösterirken insanları sınır dışı etmek için daha fazla araç sağlayacağını belirtiyor.
İnsan hakları örgütü olan Kayıt Dışı Göçmenlerle Uluslararası İşbirliği Platformu’nda (PICUM) savunuculuk görevlisi olan Silvia Carta, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Bu düzenleme, acımasız bir gözaltı ve sınır dışı etme mekanizması yaratacak” dedi.
Üçüncü ülkelerde göçmen merkezleri kurulacak
Yeni kurallara göre, AB üyesi ülkeler, sığınma talepleri reddedilen veya AB’den ayrılmaları emredilen kişiler için birlik dışında üçüncü ülkelerde geri gönderme merkezleri kurabilecek. Sınır dışı edilenler, bu ülkelerdeki merkezlere gönderilebilecek.
Avrupa Komisyonu Üyesi Magnus Brunner, “Yeni kurallarla, AB’ye kimin gelebileceği, kimin kalabileceği ve kimin ayrılması gerektiği konusunda daha fazla kontrolümüz var” dedi.
Üye devletler, potansiyel üçüncü ülkeleri ise açıklamadı.
Taslak yasa polise geniş yetkiler veriyor
Taslak yasa, gözaltı sürelerini uzatıyor ve işbirliği yapmama durumunda giriş yasağı, para cezası ve olası cezai yaptırımlar da dahil olmak üzere cezalar getiriyor.
Yetkililere eşyalara el koyma, küçükleri gözaltına alma, biyometrik veri toplama ve evlerde arama yapma yetkisi verilecek.
Anlaşma ayrıca yetkililere göçmenleri ve ilgili mekanları arama yetkisi veriyor. İnsan hakları grupları bu terimi aşırı geniş kapsamlı ve ev baskınlarına olanak sağlayan bir ifade olarak eleştiriyor.
AB’de sığınmacılarla çalışan insan hakları aktivistleri ve sivil toplum kuruluşları, bu uygulamaların bazılarının zaten gerçekleşmekte olduğunu ve son aylarda arttığını belirterek, Almanya ve diğer devletlerden Yunanistan ve diğer AB sınır ülkelerine tanınmış mültecilerin sınır dışı edilmesinde bir artış olduğuna işaret ediyor.
Bazı durumlarda yetkililerin gece ev aramaları yaparak insanları gözaltına aldığı ve sınır dışı edilmek üzere gözaltı merkezlerine veya havaalanlarına götürdüğü, bazen de eşyalarını toplamalarına izin vermedikleri kaydediliyor.
ICE uygulamasından esinleniliyor
Yunanistan merkezli kar amacı gütmeyen kuruluş Mülteci Destek Ege’de avukat ve savunuculuk görevlisi olan Minos Mouzourakis, Reuters’a yaptığı açıklamada, yasa tasarısının Avrupa’da “son derece zararlı ve son derece tehlikeli uygulamalar için bir reçete” anlamına geldiği konusunda uyardı.
Fransız Yeşiller Partisi milletvekili Mélissa Camara ise Avrupa Birliği dışında geri gönderme merkezlerinin yasallaştırılması, küçüklerin gözaltına alınmasına yeşil ışık yakılması, (ABD) ICE uygulamalarından esinlenilen ev baskınları için “yabancı düşmanlığı ideolojisine hizmet eden yasal cephanelik artık tamamlandı” diye konuştu.
