Halkların Demokratik Kongresi (HDK) soruşturmasında sekiz ay tutuklu kalan gazeteci Ercüment Akdeniz beraat etti.
Çağlayan’daki İstanbul 26 Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen dördüncü duruşmaya Akdeniz avukatları ile birlikte katıldı. Geniş bir kitle de Akdeniz’e destek vermek için duruşma salonunda yerini aldı.
Savcı, iddianamedeki iddiaları yineleyerek Akdeniz’e “örgüt üyeliği” suçundan ceza istedi.
Akdeniz de esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. “Gördüğüm kadarıyla fezlekedeki garabet ve iddianamedeki paradoks, esas hakkındaki mütalaada da tekrar edilmiş” dedi.
“HDK iddia edildiği gibi TBMM’ye alternatif bir yapıysa HDK eş sözcüleri Meclis çatısı altında nasıl çalışıyor?” diye sordu.
“Devletin en üst makamları HDK ile görüşmeyi bir suç olarak görmedikleri halde 14 yıl öncesine dayanan bir fezlekeyle yargılanıyoruz. Kaldı ki hiçbir zaman HDK’de bir görevim olmadı. İddia makamı ortaya somut bir delil koyamadı. Bu yargılama Emek Partisi (EMEP) yargılamasına dönüştü. Mütalaada EMEP’in her faaliyeti HDK’nin faaliyeti gibi yansıtılmış. Ben buradan EMEP’in cezalandırılmaya çalışıldığını anlıyorum” dedi.
EMEP’in her faaliyetinin yasa dışı olarak değerlendirildiğini kaydeden Akdeniz “Bu durum siyasal hak ve özgürlüklerimiz açısından sakıncalıdır” diye konuştu.
Dosyadaki ses kayıtlarına değinen Akdeniz “TAPE’lerdeki tüm görüşmeler Emek Partisi üyeleriyledir. Bu TAPE’lerde madem bir suç unsuru vardıysa adı geçen kişileri tanık olarak çağırabilirdi mahkeme. Dönemin kumpas fezlekesini hiç doğrulamadan direkt kabul eden iddia makamı EMEP aidatlarını yasa dışı örgüte para sağlama olarak yorumlamış. İddianame de mütalaa da kurgusal suçlamalarla ilgili” İfadelerini kullandı.
Akdeniz’in avukatları da mütalaadaki suçlamaların somutlaştırılmadığını, anayasal hakların dava konusu yapıldığını söyledi. Akdeniz’in avukatlarından Özcan Karakoç, “Savcılık müvekkilin cezalandırılmasını istiyor ancak suçlamaya herhangi bir delil göstermiyor” dedi. Özkoç, müvekkilinin beraatını ve hakkındaki yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.
Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme Akdeniz’in beraatına hükmetti.
HDK yargılamaları hakkında
18 Şubat 2025’te İstanbul merkezli olarak çok sayıda ilde düzenlenen operasyonlarda gazeteciler, siyasetçiler, sendikacılar, sanatçılar, hukukçular ve hak savunucuları gözaltına alındı.
Operasyonların İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik açtığı soruşturmada gerçekleştiği anlaşıldı. Savcılık HDK’yi PKK ile ilişkilendirirerek soruşturma açmıştı.
Operasyonların ardından çok sayıda kişi “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. Bazı kişiler hakkında ev hapsi, yurt dışı çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleri uygulandı.
Dosyalarda öne çıkan suçlama, “silahlı terör örgütüne üye olmak” iddiası oldu. Bazı dosyalarda ayrıca “örgüt propagandası” suçlaması da yöneltildi. İddianamelerde ve mütalaalarda HDK faaliyetleri, telefon görüşmeleri, toplantı katılımları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü faaliyetleri, haber takipleri ve basın ilişkileri delil olarak gösterildi.
Birçok savunmada, HDK’nin yasal ve aleni faaliyet yürüten bir yapı olduğu, davaların ifade, örgütlenme, siyaset yapma ve basın özgürlüğü açısından ciddi sakıncalar taşıdığı vurgulandı.
Gazeteci Elif Akgül, Ender İmrek, EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, yazar Ayşe Bengi Çelik gibi isimler beraat etti. Ancak Pınar Aydınlar, Berfin Azdal, Ahmet Saymadi, Kardelen Taş ve Nurcan Kaya hakkında mahkemeler “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 6 yıl 3’er ay hapis cezaları verdi.
2 Haziran 2026 itibarıyla HDK davalarında tablo, çok sayıda beraat kararının yanı sıra bazı mahkûmiyet kararları ve süren yargılamalardan oluşuyor.
