Avrupa’nın plastik atıklarını Türkiye topluyor

Greenpeace’in COP31 öncesinde yayımladığı yeni rapora göre, 27 AB üyesi ülkeden yapılan plastik atık ihracatı 503 bin tona ulaştı. Böylece Türkiye, plastik atıklar için açık ara en büyük varış noktası oldu.

31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) sürecindeki ana gündemlerinden biri “sıfır atık” olan Türkiye, Avrupa’nın plastik atık ihracatının birinci adresi olmayı sürdürüyor.

Greenpeace Türkiye, bu hafta sonu düzenlenecek olan Sıfır Atık Forumu öncesinde yayımladığı yeni politika bilgi notuyla Türkiye’nin Sıfır Atık politikasının görünmeyen yüzünü ortaya koyuyor. 

“Söylemin Ardındaki Gerçek: Türkiye’nin Sıfır Atık Politikasının Görünmeyen Yüzü” başlıklı bilgi notuna göre 2025 yılında Avrupa Birliği’nin (AB) plastik atık ihracatı yüzde 19 artışla 503 bin tona ulaşarak tarihi rekor kırdı ve Türkiye plastik atıkların açık ara en büyük varış noktası oldu. 

Bu rekorla AB üyesi 27 ülkeden gelen plastik atık miktarı 2004’ten bu yana 435 kat artmış oldu. 

Talepler

Bu çelişkileri gidermek için “Gerçek Sıfır Atık” kampanyasını başlatan Greenpeace Türkiye; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na, Ticaret Bakanlığı’na ve Türkiye’nin COP31 müzakere heyetine seslenerek, şu taleplerde bulundu:

  • Plastik ve tekstil atıkları ithalatına yönelik istisnasız ve kalıcı bir yasak kararı uygulansın.
  • Yeni petrokimya yatırımları derhal askıya alınsın ve sektörel bir moratoryum ilân edilsin.
  • Plastik üretiminin kaynağında azaltılmasına yönelik bağlayıcı hedefler ulusal iklim değişikliği eylem planlarına entegre edilsin.
  • BM Küresel Plastik Anlaşması müzakerelerinde, plastik üretimine katı sınırlar getirilmesini savunan bir pozisyon alınsın.

Rakamlar neden yanıltıcı?

Türkiye’nin Sıfır Atık hareketi, geri dönüşüm oranlarını temel başarı göstergesi olarak sunuyor. Ancak küresel plastik geri dönüşüm oranı yalnızca yüzde 9 civarlarında gerçekleşiyor ve yılda 400 milyon tonun üzerinde gerçekleşen plastik üretimine karşı bu oran tamamen etkisiz kalıyor. Kaynağında üretimi sınırlandırmayan bir atık yönetimi, açık bir musluğun altına kova tutmaktan farksız.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…