Nükleer santraller insanlık için tehdittir!

Nükleer Karşıtı Platform Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan, yüzbinlerce insanın ölümüne sebep olan atom bombasının yıl dönümünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada nükleer tehlikenin sadece silahlardan ibaret olmadığı vurgusu yapıldı.

Nükleer santrallerin hem savaşta, hem barış dönemlerinde ciddi riskler taşıdığı belirtilen açıklamada, “Çernobil ve Fukuşima felaketleri bunun en somut örnekleridir. Bugün Ukrayna‘daki savaşın gölgesinde nükleer tesislerin hedef haline gelmesi, nükleer teknolojinin hiçbir koşulda güvenli olmadığını yeniden göstermiştir. Benzer şekilde, yakın zamanda İran ile İsrail arasında yaşanan ve ABD‘nin de doğrudan müdahil olduğu askeri gerilim, nükleer tesislerin hedef alınmasının yaratacağı sonuçları yeniden dünya gündemine taşımıştır. Savaş koşullarında nükleer tesislerin askeri hedef haline gelmesi, nükleer teknolojinin yalnızca işletildiği ülkeler için değil, sınırları aşan sonuçları nedeniyle bütün bölge halkları için ortak bir tehdit olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur” ifadeleri kullanıldı.

“Dayanışmayı büyütmeye ve nükleer karşıtı sesi yükseltmeye devam edeceğiz”

Açıklamanın devamında nükleer enerji politikaları yalnızca teknolojik bir tercih değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının nasıl kullanılacağına, enerji sisteminin kimlerin yararına şekilleneceğine ve geleceğin nasıl kurulacağına ilişkin siyasal bir tercih olduğu vurgusu yapıldı.

Bugün iklim değişikliğinin, biyolojik çeşitlilik kaybının ve derinleşen eşitsizliklerin yaşandığı bir dünyada çözümün daha fazla silahlanmada, daha fazla nükleer tesiste ya da yeni güvenlik duvarlarında olmadığını söyleyen Nükleer Karşıtı Platform (NKP), “Çözüm, halkların barış içinde yaşadığı, enerjinin kamusal yarar doğrultusunda planlandığı, doğayla uyumlu ve demokratik bir toplumsal düzenin kurulmasındadır” dedi.

Platform, nükleer silahların gölgesinde değil, halkların eşitlik ve barış içinde yaşadığı, doğanın bir sömürü nesnesi değil, yaşamın ortak zemini olarak görüldüğü bir geleceğin mümkün olduğu, bunun için de mücadele etmeye, dayanışmayı büyütmeye ve nükleer karşıtı sesi yükseltmeye devam edeceklerini söyledi.

“Nükleer silahlar tümüyle ortadan kaldırılmalıdır”

Açıklamanın sonunda talepler şu şekilde sıralandı:

“Nükleer silahlar tümüyle ortadan kaldırılmalıdır. ABD-NATO nükleer silahları derhal ülkemizden temizlenmelidir.

Nükleer silahların yasaklanmasına ilişkin antlaşmalar eksiksiz yaşama geçirilmeli, tüm devletler bu sürece katılmalıdır. Türkiye, zaman geçirmeden Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşmasını imzalamalıdır.

Türkiye nükleer enerji politikalarından vazgeçmeli; Akkuyu, Sinop ve İğneada projeleri durdurulmalıdır.

Barıştan, yaşamdan ve ekolojik bir gelecekten yana mücadele büyütülmelidir.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…