Kamu emekçilerinin ücreti erimeye devam ediyor

TÜİK’in Ağustos ayı enflasyon verilerini yayımlamasıyla birlikte toplu iş sözleşmeleri mart ayı başlangıçlı kamu işçilerinin alacakları enflasyon farkları belli oldu.

Demiryolu, karayolları, Askeri sanayii gibi işkollarında emek veren yaklaşık 250 bin kamu işçisinin alacakları ücret zammı yüzde 9,07 düzeyinde kaldı. Aynı dönemde enflasyon yüzde 13,07 olarak gerçekleşti. Ocak başlangıçlı sözleşmeye tabi iş kollarındaki işçiler ise (Sağlık, milli eğitim vb. üniversite hastaneleri) haziran ayı itibari ile yüzde 13 zam alarak gerçekleşen enflasyonun yüzde 4 puan altında zam almışlardı.

Kamu Çerçeve Protokolünde (KÇP) yer alan maddelerin kayıp yaratan niteliğine tepki gösteren işçiler her geçen gün eriyen ücretler karşısında yeni KÇP yaklaşırken gerçek kazanımlar içeren bir sözleşme talep ediyor.

İki yıl önce Mehmet Şimşek yönetiminin ücretlere “hedeflenen enflasyon” oranında zam yapılması dayatmasının ilk hedefi kamu işçileri olmuştu. Ekonomi yönetimi 2025 yılında gerçekleşen enflasyonun altında zam teklifleri ile ilk 6 aylık dönemden itibaren kayıplar yaşanmaya başladı. Hükümet, KÇP’yi Türk-İş ve Hak-İş genel merkezleriyle imzalamıştı. 2025-2027 yıllarını kapsayan KÇP, geçerli olduğu, son 6 aylık dönem için ücret zammını yüzde 6 olarak sınırlandırmakta. Gerçekleşen enflasyon oranının neredeyse yarısına tekabül eden bu zam teklif edildiğinde tepkilere neden olmuştu. Ekonomi yönetiminin ücret politikasının adeta yazılı hali olan KÇP; enflasyonun yüksek çıkması durumunda işçilere kayıp yaşatmayı garanti altına alan bir telafi yöntemi sunuyor: 6 aylık enflasyonun yüzde 6’dan yüksek çıkması halinde yüzde 10’un üzerinde kalan kısmı telafi edilecek. Şubat-Ağustos ayları arası gerçekleşen enflasyon yüzde 13,07 olarak çıkarken yüzbinlerce işçinin zammı böylece yüzde 4 kayıp yaşıyor.

Kamuda 520 binden fazla işçi çalışmakta. Ortalama çıplak ücret üzerinden hesaplandığında, kamu işçisinin yüzde 4’lük enflasyon kaybı saatlik 15.80 TL olurken işçi başına aylık kayıp 3 bin 554 TL’ye dayandı. Bir işçi altı ayda 21 bin 327 TL kaybedecek. 520 bin işçi için toplam 6 aylık kayıp 11,2 milyar TL’yi bulacak. Yani zam alan kamu işçisi 6 ay öncesine göre alım gücü bakımından 21 bin TL’den fazla kaybetmiş oldu.

İşçiler tepkili: Zaten zam değildi, geriye gittik

Yaşanan kayıplara tepki gösteren 10 yıllık bir demiryolu işçisi, “Kamülatif enflasyonun 13,07 olduğu bir ülkede bizim 9,07 almamız saçmalıktır. Sendikanın acizliğinden başka bir şey değildir. Üyelerini kandıran bir sendikal anlayış hakim olduğu sürece biz daha çok yoksullaşırız” ifadelerini kullandı. Ankara’dan bir demiryolu fabrikası işçisi, “Zaten bu yansıyacak zam değil, enflasyon farkıdır. Bunu zam olarak açıklayan sendikamıza diyecek çok şey var ama, şeklinde konuştu.

Sivas’tan bir demiryolu işçisi ise, “Yüzde 9,07’lik enflasyon farkı bizim cebimize girmeyecek. Olduğu gibi vergi kesintisine gidecek. Daha iki gün önce Türk-İş açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. Bizim sendikamız utanmıyor da üyesini yoksulluk sınırının yarısında bir ücrete mahkum ediyor diyerek tepki gösterirken, başka bir işçi de “Ülkede kendilerinin yazıp kendilerinin çizdiği enflasyon rakamları ortadayken, biz demiryolu işçilerine 1 Eylül itibariyle yüzde 9,07 yansıtılması bu iktidarın ve sendikal bürokrasinin kirli tezgahıdır. Bu kirli tezgah bir süredir ne yazık ki bizleri mağdur ediyor. Ama mağdur olduğumuz ortadayken, demiryolu işçileri olarak yeni sözleşmede de aynı senaryoları yaşamamak için bugünden yarına iş yerlerimizde sözleşme taslak hazırlıklarımızı başlatmalıyız. İş yerlerinde sözleşme hazırlık komiteleri kurmalıyız. Bu sözleşme döneminde sendikal bürokrasiyi ve tek adam iktidarını rahat bırakmayalım. Her gün yeniden bir çalışma yapalım” ifadelerini kullandı.

İstanbul Tersaneler komutanlığında çalışan Harb-İş üyesi bir işçi, “Yani ne desek şimdi? ‘Enflasyon yüzde 6’yı geçmez’ diye mi düşünmüşlerdir? E o zaman Ergün Başkan Mehmet Şimşek’e neden bu kadar tepkili? İsmini bile ağzına almıyor. KÇP’ye bakınca en büyük taraftarı bizmişiz gibi çıkıyor. Fark iki kat kardeşim. Tutturmuşlar ‘yüksek maaş yüksek enflasyon’ diye. 2. yılın başında da aynısı oldu. O zaman da yüzde 1 çalmışlardı. Demek ki biz eksiye gidince enflasyon düşmüyor” dedi. Bir başka tersane işçisi ise, “Biz şimdiki kayıplarımız da dahil gerçek zamlı sözleşme istiyoruz sarı sendika istemiyoruz” şeklinde konuştu.

(Evrensel)

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…