Kadınların nafaka hakkının gaspına tepkiler yükseliyor

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmesine ilişkin gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararın yürürlüğe girmesi dokuz ay ertelendi. Buna göre iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.

bianet’ten Evrim Kepenek’in haberine göre, kararın ardından Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), “Nafaka Gerçekleri” broşürünü yeniden gündeme taşıdı.

EŞİK, AYM’nin kararında kadınların evlilik ve boşanma sonrasında karşı karşıya kaldığı ekonomik eşitsizliklerin yeterince dikkate alınmadığını belirterek, nafaka tartışmasının kadınların ekonomik bağımsızlığı ve ücretsiz emeği üzerinden ele alınması gerektiğini savundu.

“Kadınlar neden evlilik bittiğinde yoksullaşıyor?”

EŞİK’in “Nafaka Gerçekleri” çalışmasında, yoksulluk nafakasının yalnızca boşanma sonrasında yapılan bir ödeme olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Platform, kadınların evlilik boyunca üstlendiği ücretsiz ev içi emek ve bakım yükünün boşanma sonrasında ekonomik sonuçları olduğunu belirtiyor.

EŞİK’e göre kadınların çalışma hayatına katılımını sınırlayan ev içi roller, boşanma sonrasında gelir kaybını daha ağır hale getiriyor. Platform, “milyonlarca kadının, ev içi rollerini süresiz ve sınırsızca yerine getirdiği için çalışma hayatına katılamamış ve katılma şansını kaybetmiş” olmasına dikkat çekiyor.

EŞİK, 2023 tarihli açıklamasında da yoksulluk nafakasının, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen tarafa ödenen bir destek olduğunu hatırlatarak kadınların ekonomik konumuna dikkat çekmişti. Platform, kadın yoksulluğu ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği devam ederken nafaka hakkının sınırlandırılmasının kadınların boşanma sonrasında ekonomik güvencesini zayıflatacağını savunmuştu.

“Nafaka her durumda ve koşulsuz bağlanmıyor”

EŞİK, TMK’nin 175. maddesinin nafaka için zaten koşullar öngördüğünü hatırlatıyor. Buna göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gerekiyor.

TMK’nin 176. maddesinde ise nafakanın hangi koşullarda kaldırılabileceği veya değiştirilebileceği düzenleniyor. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi halinde nafaka kendiliğinden sona eriyor; kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya “haysiyetsiz hayat sürmesi” halinde ise mahkeme kararıyla kaldırılabiliyor. Tarafların ekonomik durumlarının değişmesi halinde nafakanın artırılması veya azaltılması da mümkün.

EŞİK bu nedenle, nafakanın mevcut sistemde zaten koşullara bağlı olduğunu vurguluyor.

 “Nafaka mağduriyeti söylemi çocuk nafakasını da görünmez kılıyor”

EŞİK’in broşür ve açıklamalarında dikkat çektiği bir başka konu ise iştirak nafakası.

Platform, bazı nafaka karşıtı kampanyalarda çocukların bakım giderleri için ödenen iştirak nafakasının da kadınlara ödenen yoksulluk nafakası gibi sunulduğunu belirtiyor. EŞİK, çocukların bakım yükünün çoğunlukla kadınların üzerinde olduğunu ve çok sayıda kadının çocukları için hükmedilen nafakanın ödenmemesi nedeniyle hukuki yollara başvurduğunu aktarıyor.

Platform, 2023 tarihli açıklamasında, nafaka tartışmasının “birkaç zengin ve ünlü erkeğin boşanma hikâyesi” üzerinden yürütülmesini de eleştirmiş ve tartışılan hakkın esas olarak ekonomik açıdan yoksullaştırılmış kadınları ve çocuklarını ilgilendirdiğini belirtmişti.

“Kadınların çoğu nafaka talep etmiyor”

EŞİK’in aktardığı verilere göre kadınların önemli bir bölümü boşanma sürecinde yoksulluk nafakası talep etmiyor.

Platform, kadınların çoğunlukla ev içi şiddetin ağırlaştığı, hayatlarının tehdit altında olduğunu düşündükleri dönemlerde boşanmaya karar verdiğini ve bir an önce şiddet ortamından uzaklaşmak istedikleri için nafaka talebinden vazgeçebildiğini belirtiyor.

EŞİK, Diyarbakır Barosu’nun boşanma davaları üzerinden yaptığı çalışmada nafaka talebinden vazgeçme oranının yüzde 80’lere ulaştığını aktarıyor.

EŞİK ayrıca İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin dava dosyalarına ilişkin çalışmasında 2018-2019 döneminde hükmedilen yoksulluk nafakalarının ortalamasının yaklaşık 300 TL olduğunu hatırlatıyor.

Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Platformu: Evlilik bittiğinde kadınlar neden yoksullaşıyor?

Karara tepki gösteren Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz Platformu, “Medeni Haklarımızdan Vazgeçmiyoruz” kampanyası kapsamında yaptığı paylaşımda, mevcut yasal düzenlemenin kadınlar ve erkekler açısından aynı hakkı tanıdığını ancak toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerin kadınların boşanma sonrasında daha fazla yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açtığını vurguladı.

Plartform, “Asıl soru: Neden evlilik bittiğinde kadınlar yoksullaşıyor?” diye sorarak, kadınların evlilik boyunca üstlendiği ücretsiz ev içi emek ve bakım yüküne dikkat çekti.

Açıklamada, kadınların ev işleri, çocuk, yaşlı ve hasta bakımının yanı sıra yemek, temizlik, çamaşır ve ütü gibi işlerin büyük bölümünü üstlendiği belirtildi. Açıklamaya göre, kendi işlerini yapabilecek durumda olan erkekler dahi evlilik içerisinde kadınlardan bu hizmetleri bekliyor.

Kadınların bu ücretsiz emek yükünün çalışma yaşamına katılımlarını da etkilediğini belirten platform, kadınların ya ücretli bir işte çalışamadığını ya da ev işlerinin “asıl iş” olarak görülmesi nedeniyle esnek ve yarı zamanlı işlere yöneldiğini ifade etti.

Açıklamada şöyle denildi:

 “Bu yüzden de kayıtsız, güvencesiz işlere mahkûm ediliyor. Erkeklerle eşit ücret alamıyor, düşük ücretli işlerde çalışıyor, işteki emeği de ‘eve ek gelir’ olarak görülüyor.”

Platfrom, kadınların ev içindeki ücretsiz emek ve bakım yükünün ekonomik bağımsızlıklarını doğrudan etkilediğini belirterek, üç kadından ikisinin ev işleri ve bakım yükü nedeniyle iş dahi arayamadığını kaydetti.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…