Süreçle ilgili AKP ve DEM Parti’den farklı açıklamalar

AKP’ye göre süreç “tıkır tıkır işliyor”. Ancak sürecin diğer tarafı böyle düşünmüyor.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bese Hozat yaptığı açıklamada, “sürecin tıkır tıkır işlediğini” belirten Kurtulmuş’a ‘Böyle tıkır tıkır işleyen bir süreç yok’ yanıtını verdi.

Doğan’dan iktidara süreç soruları: Sürece uzanan bir el mi var?

DEM Parti Sözcüsü Doğan, süreçte belirsizliklerin sürdüğünü belirterek iktidara sorular yöneltti, ‘Barış ve Siyasallaşma Kurulu niye bekletiliyor?’ diye de ekledi. Doğan aynı zamanda cezaevlerindeki hak ihlalleri ve basına yönelik baskılara dikkat çekerek, ‘Sürecin temposuna uygun mu?’ dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından genel merkezde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fon vurgununa dikkat çeken Doğan, olayın 455 bini aşkın yurttaşın birikimini etkilediğini belirterek konunun MYK gündeminde ele alındığını söyledi.

Süreçte karşılıklı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Doğan, hareket yönetiminin üzerine düşen adımları attığını, birçok alandan çekildiğini ve Türkiye için silahlı tehdit oluşturmadığını açıkladığını ifade etti.

Doğan, temel beklentiler arasında Öcalan’ın İmralı’daki koşullarının değiştirilmesi, doğrudan temas kurabilmesi ve özgürlüğünün sağlanmasının bulunduğunu belirterek şunları söyledi:

 “22 Ekim 2024’te yapılan çağrıdan bugüne Sayın Öcalan’ın içinde bulunduğu koşullarla ilgili değişiklikler DEM Parti İmralı heyetinin yaptığı ziyaretlerle sınırlı. Aile görüşmeleri yapılıyor ama bunların da bir rutini yok. Peki, bunlar ne zaman değiştirilecek sorusuna sıklıkla muhatap arayan bir siyasi parti olarak soruyoruz: Bu koşullar ne zaman değiştirilecek?”

Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun ne zaman çalışmaya başlayacağını soran Doğan, kurulun neden bekletildiğinin açıklanmasını istedi.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) açıkladığı verilere göre son üç ayda en az 90 tutuklunun infazının uzatıldığını belirten Doğan, uygulamaların farklı cezaevlerinde benzer biçimde sürdüğünü ifade etti.

Basına yönelik baskılara da değinen Doğan, demokratikleşme adımlarının konuşulduğu bir dönemde gazetecilerin, siyasetçilerin, yazarların ve hak savunucularının üzerindeki baskıların sürdüğünü söyledi. Sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirildiğini ve televizyon kanallarının kapatıldığını belirten Doğan, “Artık yapılması gereken basın meslek örgütlerinin de gazetecilerin de ifade ettiği gibi tutuklu gazetecileri serbest bırakmak, haber alanlarını özgür bırakmaktır” dedi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…