TİP’ten Hatay milletvekili olarak seçilen Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi hakkında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Şubat 2024’te gerekçesini açıkladığı, 1 Ağustos 2024’te de Resmi Gazete’de yayımlanan hak ihlali kararı, dün TBMM Genel Kurulu’nda resmen okundu.
Kararın TBMM Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca tarafından okutulmasının ardından Genel Kurul kapatıldı. Kararın okutulması, yargı kararlarının yasama organında ilk kez resmi biçimde karşılık bulması açısından sembolik bir adım olarak yorumlandı. CHP grup başkanvekili Murat Emir, vekilliği düşürme işleminin ‘yok hükmünde olduğunu söyledi. Emir, “Can Atalay’ın vekilliği hukuken düşmemiştir, düşürülememiştir” dedi.
AKP’li grup başkanvekili, kararın okunmasını “korsan eylem” olarak nitelendirdi, yok hükmünde sayılmasını istedi.
TBMM’nin sitesinde yer alan tutanakta, kararın okunduğu bölüm yer almadı. Tutanak CHP’li Meclis Başkanvekili Karaca’nın konuşmasının ardından kesildi.
TBMM Genel Kurulu’nda, tutanaklardan çıkarılan Can Atalay ile ilgili kararın okunduğu bölüm ilerleyen saatlerde tutanaklara yeniden eklendi.
Ne olmuştu?
Atalay, 25 Nisan 2022’de Gezi davasında ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
AYM, genel seçimlerde TİP’ten milletvekili seçilen Atalay hakkında iki defa hak ihlali kararı vermiş ancak hem İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi hem Yargıtay kararları tanımamıştı.
Meclis de 30 Ocak 2024’te Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi’nin kararını esas alarak Atalay’ın vekilliğini düşürmüştü. AYM, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesini ‘yok hükmünde’ saymıştı.
Bunun üzerine Meclis, 16 Ağustos 2024’te Atalay için olağanüstü toplanmıştı. Görüşmeler sırasında Alpay Özalan ve AKP’liler, Türkiye İşçi Partisi Milletvekili Ahmet Şık’a saldırmıştı. Saldırıya müdahaleye etmeye çalışan DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in kaşı açılmıştı.
Şık ve Özalan’a kınama cezası verilmiş, Atalay’la ilgili AYM kararı okunmadan Meclis tatil edilmişti.
Bunun üzerine CHP, meclisi 10 Eylül’de ikinci kez olağanüstü toplanmaya çağırmıştı.
Can Atalay da “Anayasa Mahkemesi kararı apaçık ortadayken, başka hiçbir kurumun kararını, işlemini beklemek, önermek veya arkasına sığınmak mümkün değildir. Bu tutum TBMM’deki sayısal çoğunluğa dayanarak Anayasa’nın ve yasaların çiğnenmesi, askıya alınmasıdır. Görev, sorumluluk TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un omuzlarındadır ve giderek ağır bir vebale dönüşmektedir” demişti.
Kurtulmuş ikinci kez olağanüstü toplantı çağrısını reddetmişti.
