Yakılarak katledilen Afgan işçi Nourtani için “inandırıcı delil” yokmuş!

Zonguldak’ta yanmış cesedi bulunan Afganistan uyruklu madenci Vezir Mohammad Nourtani’nin (50) ölümüne ilişkin davada gerekçeli karar açıklandı.

Kararda Nourtani’nin “kasıtlı bir eylemle öldürüldüğüne dair kesin ve inandırıcı delilin olmadığı” belirtildi. Yaşayıp yaşamadığı hususunda ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereği, alınan ifadeler doğrultusunda iş kazası sonucu olay yerinde öldüğünün kabul edilmesi gerektiği aktarıldı.

Olay, 10 Kasım 2023’te Zonguldak’ta meydana geldi. Yoldan geçenler, ormanda yanmış cesedi fark edip ihbarda bulundu. Benzin dökülüp yakıldığı belirlenen cesedin, kaçak olarak işletilen maden ocağında çalışan 3 çocuk babası Afganistan uyruklu Vezir Mohammad Nourtani’ye ait olduğu belirlendi. Otopside Nourtani’nin 9 Kasım’da öldüğü tespit edilirken, ailesinin 10 Kasım sabahı kayıp başvurusunda bulunduğu öğrenildi. Eşinin ihbarı ile Nourtani’nin çalıştığı kaçak maden ocağının sahipleri Hakan Körnöş (46), Enver Gideroğlu ve Körnöş’ün kuzeni Ahmet Aydın tutuklandı. Ocak çalışanları S.K., E.D. ve kömür ticareti yapan A.Ç. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Sanıklara hapis cezası

Dava başladığında savcılık tarafından hazırlanan iddianamede sanıkların ‘İştirak halinde kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmaları istendi. Ancak Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada, Nourtani’nin iş kazasında öldüğü kabul edildi.

‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçlarından ocak sahipleri Hakan Körnöş ve Enver Gideroğlu’na 5 yıl 8 ay, cesede çakmak çakan Ahmet Aydın’a ‘Delilleri karartma’ suçundan 4 yıl 6 ay, Sercan K. ve Eray D.’ye 2 yıl, Alaattin Ç.’ye de 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi.

Aralarında husumet yokmuş

11 Nisan’da görülen karar duruşmasının ardından mahkemenin gerekçeli kararı açıklandı. Kararda; Nourtani ile sanıklar arasında husumet bulunmadığı, böbreğin alındığı iddialarına ilişkin alınan raporlarda yanma neticesinde organların birbirine yapıştığının tespit edildiği, sanıkların Nourtani’yi öldürmelerini gerektirir sebep bulunmadığı, Nourtani’nin kasıtlı bir eylemle öldürüldüğüne dair kesin ve inandırıcı delilin olmadığı belirtildi.

Kararda, Nourtani’nin kesin ölüm anının bilimsel olarak tespitinin mümkün olmadığı, yaşayıp yaşamadığı hususunda ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi gereği alınan ifadeler doğrultusunda iş kazası sonucu olay yerinde öldüğünün kabul edilmesi gerektiği aktarıldı. Ayrıca Afgan madencinin battaniye ile aracın bagajına yüklendiği esnada ölü kabul edilmesi gerektiği belirtildi.

Gerekçeli karar tepkisi

Nourtani ailesinin avukatı Kerim Bahadır Şeker, gerekçeli kararın 2 gün içinde yazılmasının mümkün olmadığını belirterek, “Aradan 2 gün geçti. 77 sayfa 2 gün içinde yazıldı. 77 sayfa ‘gerekçeli’ olması gereken karar, 2 gün içinde gerekçesiz şekilde yazıldı. Hatta Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı da bizimle aynı fikirde, kararı istinaf etmeye karar verdiler. Karara karşı istinaf kanun yoluna başvurdular, usul ve esasa ilişkin kararın bozulmasını istiyorlar” dedi.

Koç Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın diri diri yakıldığına dair raporunu hatırlatan Şeker, şöyle konuştu:

Mahkeme, kendi verdiği karar ile çelişiyor. ‘Burada iş kazası olmuştur, iş kazası olduktan sonra, iş kazası sonucunda hayatını kaybetmiştir.’ Sonrasında? Sonrası Afgan madencinin yakıldığı kısım ne aşamada? Bununla ilgili gerekçeli kararın içerisinde hiçbir değerlendirme yok. Bir kişiyi yakma şu an Zonguldak’taki ağır ceza mahkemesi tarafından cezasız bırakılmış durumda. Eğer bu şekilde sanıkların 5 yıl 8 ay hapis cezası onanırsa, 3 ay sonra bu kişiler tahliye olup, kamuoyu vicdanını derin şekilde yaralayacak, ellerini kollarını sallayarak Zonguldak halkının arasında dolaşmaya devam edecekler. Bu kararın istinaftan geri döneceğine hukuki olarak inancımız tam. Adil, şerefli yargılama yapacak hakimlere inancımız tam. Bu mahkeme, hakkaniyetli şekilde karar verene kadar Anayasa Mahkemesi’ne, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar gideceğiz.” 

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…