Tahliye edilen gazeteci Yıldız Tar, İlke TV’ye konuştu.
HDK soruşturması kapsamında 21 Şubat’tan beri tutuklu bulunan gazeteci Yıldız Tar, “12 yıl önceki tapelerle iddianame hazırlanıyor, tutukluluk cezalandırmaya dönüşmüş durumda” diyerek hem içeride tanık olduklarını hem de halen tutuklu bulunan gazetecilere dikkat çekti.
Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 21 Şubat’tan bu yana tutuklu bulunan KaosGL.org Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar bugün tahliye edildi.
Tahliyesinin ardından İlke TV’de Yadigar Anlı’nın sunduğu Haber Zamanı programına canlı bağlantıyla katılan Yıldız Tar, “Şu anda her ne kadar hükümetin son dönemde barış yönünde birtakım adımları olsa da, biliyoruz ki Türkiye’de özellikle Kürt sorunu etrafında ve genel anlamda demokratikleşme etrafında ciddi bir baskı rejimi inşa edilmişti. Ve biz de bundan nasibimizi aldık” diye konuştu.
Tar konuşmasında, halen tutuklu bulunan gazeteciler Elif Akgül ve Ercüment Akdeniz’e dikkat çekerek, “Sonda diyeceğimi başta diyeyim: Sevgili Ercüment Akdeniz ve Elif Akgül hala tutuklu. Onların da bir an evvel özgürlüğüne kavuşmasını bekliyoruz” dedi.
‘Tutukluluk cezalandırmaya dönüşmüş durumda’
Türkiye’de tutuklu yargılamanın olağan hale geldiğini söyleyen Tar, şöyle dedi:
“Ve bir yandan da tabii şu çok önemli: Cezaevlerinin sadece gazeteciler açısından değil, içeriden takip edebildiğimiz kadarıyla gerçekten de çok ciddi bir tutuklamayı cezalandırmaya dönüştüren bir yaklaşım var. Ve bundan neredeyse herkes nasibini alıyor. Bunun önüne geçecek adımların atılması gerektiğini yerinde deneyimleme, yerinde tecrübe etme imkânı yakalamış olduk.”
‘Aile yılı’nda tutuklandım, ironik bir tesadüf’
İktidarın 2025’i “aile yılı” ilan etmesine dikkat çeken Yıldız Tar, kendi tutukluluğunu bu bağlamda değerlendirdi:
“Son başlıkta açıkçası, ‘aile yılı’ ilan edilmişken tutuklanmış oldum. Aynı zamanda kimliğim ve LGBTİ+ hakları savunucusu olmam sebebiyle bu alanda haber yapmam, bu alanda bir eşitlik mücadelesi yürütmem sebebiyle… İronik bir tesadüf diyelim buna da. Tesadüf olmadığını bilerek. İçeride ‘aile yılı’ ile ilgili gelişmeleri takip etmek de açıkçası can sıkıcıydı. Çünkü her geçen gün görüyoruz ki LGBTİ+ hakları alanında daha da daralan bir iklim var. Bir mektup yazmıştım meslektaşlara ben içerideyken. Ve gördüm ki dışarıda gerçekten de bu konuyu gündeme getiren, bu meseleleri yazan meslektaşlarımız oldu. Onlar da güç vermiş oldular.
