Filistin günlüğü – 4 Temmuz

Tehditlere boyun eğmedi ve soykırımın ortaklarını açıkladı

Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Filistinlilere karşı uyguladığı soykırıma suç ortağı olan dünya genelindeki şirket ve kurumları incelediği “İşgal Ekonomisinden Soykırım Ekonomisine” başlıklı raporunu yayımladı.

İsrail’in soykırımı sürdürmesinin ancak sermaye sınıfının desteğiyle mümkün olduğunu ortaya koyan bu çarpıcı raporun girişindeki bir cümle dikkat çekti.

Albanese raporunun kısa özetinde “Raporda ortaya konulan suç ortaklığı yalnızca buzdağının görünen kısmı. Yöneticileri de dahil olmak üzere özel sektör hesap vermedikçe sona ermez” diye yazdı.

ABD’den BM’ye ‘görevden alın’ tehdidi

Raporun 1 Temmuz’da yayımlanmasının ardından ABD, BM nezdinde başvuruda bulunarak Albanese’in görevinden alınmasını istedi. ABD’nin gerekçesi, tahmin edilebileceği üzere Albanese’i “İsrail karşıtlığı” ve “antisemitizm”le suçlamaktı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e mektup yazarak Francesca Albanese’i görevden almasını isteyen ABD BM Daimi Temsilciliği, aksi durumda BM’nin itibarının sarsılacağını öne sürdü ve “ABD’nin adım atmak zorunda kalacağı” tehdidinde bulundu.

Ölüm tehditleri alıyordu, bugün raporu tanıttı

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başından bu yana yayımladığı raporlarla ABD’nin ve İsrail’in hedefi olan Albanese aldığı ölüm tehditlerine karşın bugün BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında soykırımın suç ortağı olan kurumsal aktörleri incelediği raporunu tanıttı.

Filistin topraklarında yaşananları kıyamete benzeten Albanese, İsrail’in “modern tarihin en zalimane soykırımlarından birinin sorumlusu” olduğunu vurguladı.

‘Hepsi amansız yıkımı mümkün kılmaya yardımcı oldu’

Silah üreticilerinden teknoloji devlerine, bankalardan enerji firmalarına, çevrim içi platformlardan süpermarketler ve üniversitelere kadar birçok kurumsal aktörün Filistinlilere yönelik “silme makinesinin” araçlarını, finansmanını, altyapısını ve meşruiyetini sağladığını vurgulayan Albanese, “Hepsi apartheidı güçlendirmeye ve Filistin yaşamının bu düşük, amansız yıkımını mümkün kılmaya yardımcı oldu” diye konuştu.

Gazze’de resmi rakamlara göre 200 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını söyleyen Albanese bütün bunlar olurken Tel Aviv Menkul Kıymetler Borsası’nın Ekim 2023’ten bu yana “dolar bazında yüzde 213 artış gösterdiğini” aktararak bu artışın “geçen ay 67,8 milyar dolara, toplamda ise 125,7 milyar dolara” denk geldiğini söyledi.

Lockeed Martin ve 1650 şirketten oluşan küresel ağ 

İsrail’in yeni silahları, gözetleme teknolojilerini, insansız hava araçları gibi savaş teknolojilerini test etmek için soykırımı “bir fırsat olarak” kullandığını belirten Albanese, “Elbit Systems, İsrail Savunma Bakanlığı’nın inovasyon ödülünü kazanırken, Lockheed Martin ve 1650 diğer şirketten oluşan küresel bir ağ, İsrail’in F-35 savaş uçaklarını ilk kez canavar modunda uçurmasından ve gizli modda çalıştığından dört kat daha fazla, 22 bin kiloya kadar mühimmat taşımasından yararlandı” dedi.

Albanese, çok sayıda silah şirketinin İsrail’i silahlarla donatarak rekor kârlar elde ettiğine dikkati çekerek her devletin “soykırım ekonomisine dönüşmüş olan işgal ekonomisinden” tamamen uzak durması ve ilişkisini sona erdirmesi sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Albanese, BM üyesi tüm ülkelerin İsrail’e tam silah ambargosu uygulaması, tüm ticari anlaşmalar ve yatırım ilişkilerini askıya alması gerektiğini söyleyerek avukatları, sendikaları ve ülkelerin yurttaşlarını boykot ve yaptırım baskılarıyla kurumlar ve hükümetler nezdinde davranış değişikliğini teşvik etmeye çağırdı.

Rapor İsrail’in soykırım ortağı şirketleri sıraladı: ABD’li devler başı çekiyor

Albanese’in bugün tanıttığı raporu 1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarında insan haklarını durumuna dair “İşgal Ekonomisinden Soykırım Ekonomisine” başlığını taşıyor.

Siyasi liderler ve hükümetler yükümlülüklerinden kaçarken, çok sayıda şirketin İsrail’in yasadışı işgal, apartheid ve şimdi de soykırım ekonomisinden kâr elde ettiğini vurgulayan Albanese “Raporun ortaya çıkardığı suç ortaklığı buzdağının sadece görünen kısmı. Bu, özel sektör, yöneticileri de dahil olmak üzere hesap vermeden sona erdirilemez” diyor.

Uluslararası hukukta yer alan denetim ve hesap verebilirliği gerektiren sorumluluklara atıfta bulunan Albanese “Bu, soykırımı sona erdirmek ve buna izin veren küresel sistemi ortadan kaldırmak için gerekli bir adımdır” ifadesini kullanıyor.

Raporda ABD’li teknoloji devleri Microsoft, Google’ın çatı şirketi Alphabet ve Amazon, ABD’li petrol tekeli Chevron, ABD’li silah şirketi Lockeed Martin, İngiliz petrol tekeli BP, Baykar’ın yakın zamanda ortak olduğu İtalyan silah şirketi Leonardo, Çinli gıda üreticisi Bright Foods, Meksikalı teknoloji şirketi Orbia Advance, Koreli Hyundai, ABD’li Caterpillar, İsveçli Volvo, Norveç Devlet Emeklilik Fonu dahil 48 kurumsal aktörün adı geçiyor. Araştırma, binden fazla kurumsal varlığın yer aldığı bir veritabanı sunuyor.

Rapor “İsrail’in soykırıma neden hâlâ devam ettiği” sorusuna da ortaya koyduğu bulgularla yanıt veriyor: “Çünkü birçokları soykırımdan kazanç sağlıyor.”

Gazze’de görevli ABD’li paralı askerden şiddet itirafı

Gazze’de yardım dağıtım merkezlerini korumakla görevli Amerikalı paralı askerler, açlık kriziyle boğuşan ve gıda yardımlarına ulaşmaya çalışan Filistinlilere karşı gerçek mermi ve ses bombası kullanıldığını açıkladı. Associated Press’e (AP), isimlerinin açıklanmaması kaydıyla konuşan iki ABD’li paralı asker, gördükleri uygulamaları tehlikeli ve sorumsuz buldukları için konuşma gereği duyduklarını söyledi.

Habere göre, söz konusu iki çalışan, güvenlik personelinin çoğunun gerekli niteliklerden yoksun, kontrolsüz, ağır silahlı olduklarını ve “görünüşe göre istedikleri her şeyi yapma iznine sahip olduklarını” aktardı.

Kaynaklardan biri, kurşunların “her yöne; havaya, yere ve zaman zaman Filistinlilere doğru sıkıldığını” en az bir kez birinin vurulmuş olabileceğini düşündüğünü söyledi. Ajansa konuşan kaynak, “Masum insanlar yaralanıyor. Hem de gereksiz yere ve ciddi biçimde” ifadelerini kullandı.

GHF, İsrail’in Filistinlileri derin bir insani krize sürükleyen bölgeye yönelik ablukayı Mayıs ayında kısmen kaldırmasının ardından kurulmuştu. İsrail tarafından desteklenen bu “gizemli” ABD kuruluşunun, BM ve diğer yardım kuruluşları üzerinden yapılan yardımları devre dışı bırakmak için kurulduğu belirtiliyor.

Gazze’de yardım dağıtım merkezlerinin yakınlarında meydana gelen çok sayıda ölümcül olayın ardından, yardım kuruluşları GHF’yi sert şekilde eleştirerek vakfın Gazze Şeridi’ndeki tartışmalı yardım faaliyetlerine derhal son verilmesini talep etmişti.

İsrail ordusunun Gazze’ye saldırıları: En az 60 can kaybı

İsrail ordusunun dün sabah saatlerinden itibaren Gazze’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda en az 60 Filistinli yaşamını yitirdi.

Sağlık kaynaklarından alınan bilgilere göre, Gazze’nin orta ve güney bölgelerinde, insani yardım dağıtım noktalarına yönelen sivillerin hedef alınması sonucu 29 kişi yaşamını yitirdi.

İsrail’in bölgeye uyguladığı abluka nedeniyle insani yardım girişleri kısıtlanırken, Filistinli sivil halkın zor koşullarda yaşam mücadelesi verdiği belirtiliyor.

Filistin haber ajansı WAFA’nın haberinde de İsrail ordusunun Gazze kenti ile Han Yunus’ta yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı bir okul ile çadırları hedef aldığı belirtildi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…