Özgür Özel’den komisyon açıklaması
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kürt sorununun çözümü için başlatılan sürece ve Meclis’te kurulacak komisyona ilişkin sorulara ‘hukuki zemin ve yasa” vurgusu yaptı.
“Saray’da kurulan Anayasa Komisyonundan sadece AKP’nin kendi çalışması çıkar” diyen Özel, “Bu yanıyla yeni bir anayasa gündemimizde yok. Buna ilişkin herhangi bir pazarlık arayışımız kesinlikle yok. Meclis’te kurulacak komisyon daha farklı bir konsepti içeriyor. Ancak bunun TBMM’nin komisyonu olabilmesi için öncelikle hukuki zemin gerekli. Bu yasayla olur. Ortada bir çerçeve de yok. Bu sorun Meclis’te çözülmeli diyen biziz. Nasıl çözülmeli? Yasal zeminde, şeffaflıkla, başta şehit aileleri olmak üzere kimsenin kuşku duymayacağı bir güvenle. Bunu göremiyoruz henüz. Önümüzde günler var, gelişmeleri izleyeceğiz, Parti Meclisimizi de toplayıp karar vereceğiz” dedi.
Özel’in komisyona dair açıklamaları şöyle:
“Biz hiçbir şekilde Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini erozyona uğratacak bir girişimin içinde olmayız. Diyelim ki komisyona girme kararı çıktı; bu bizim çalışmaların parçası olacağımız anlamına gelmez. Sürecin içinde olup doğruyu yanlışı çok net söylemek de bir seçenek. Böyle bir ortamın kalmadığını düşündüğümüz an da çekiliriz. Kararı partimizin bütün yetkili organlarıyla birlikte vereceğiz.”
KESK eş başkanından barış sürecine destek
“Dersim yaşamdır; doğama, irademe, dilime, inancıma dokunma” temasıyla gerçekleştirilen 23’üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivalinde yapılan panelde konuşan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, emek mücadelesinin demokratikleşme sürecinin en önemli parçası olduğunu söyledi.
Abdullah Öcalan’ın başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret eden Ayfer Koçak, “Bir taraftan barıştan bahsediliyor ama bir yandan da belediye başkanları, gençler tutuklanıyor. Barışın olmadığı şartlarda, demokratik süreçlerin gelişmesi imkânsız hale geliyor. Çatışmalı süreçlerin bütün toplumu kutuplaştırdığını, en büyük payını da emekçilerin aldığını gördük. Barış süreci emeğin örgütlenmesi şansını bize yaratır. Barışın şartlarını oluşturmak bizim sorumluluğumuz. Savaşa harcanan bütçe eğitime, sağlığa harcanmış olsaydı, bugün çok başka şeyler yaşıyor olurduk. Hem barış sürecine sahip çıkacağız, hem de bu süreçte demokratik standartların yükselmesi için mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.
