Hükümet ve sendikal bürokrasi Kamu Çerçeve Protokolü (KÇP)’yi imzaladı. 2025’in ilk 6 ayı için yüzde 24 oranında zam yapılacak. İkinci 6 ayda saat ücretleri önce 50 lira artırılacak, sonra yüzde 11 zam yapılacak.
600 bin işçiyi ilgilendiren kamu çerçeve protokolü (KÇP) masasına yüzde 90 zam talebiyle oturan Türk-İş ve Hak-İş, ilk 6 ay yüzde 24’e imza attı. İkinci 6 ay ise 50 lira artı yüzde 11’de anlaşıldı. Yıllık bazda ücret artışı orta vadeli programın (OVP) hedefleri doğrultusunda yüzde 30’da sınırlı kaldı. Taslaktaki talepten yüzde 66 taviz verilmesi sonrası kamudaki ortalama işçi ücretleri yoksulluk sınırının yarısında kaldı.
Bu süreçte sendikal bürokrasi tarafından talepleri bastırılan, grevleri iptal edilen kamu işçileri tepkili: “Aylarca oyaladılar, grevse grev eylemse eylem dediler ama şimdi önümüze kazanım diye çıkıyorlar. Hükümet de sendikacılar da bizimle dalga geçiyor. İşin başına biz geçmediğimiz sürece hiçbir şeyin değişmeyeceği açık.”
Türk-iş ve Hak-iş sefalet sözleşmesine onay verdi
Türk-İş ve Hak-İş bürokrasisi, ortak hazırladıkları taslağı 27 Şubat’ta hükümete sundu. Hükümet aylarca teklif vermezken, sendikacılar işçilere “bekleyin” dedi. 3 ay sonra hükümet ilk teklifini yüzde 16, ikincisini yüzde 17 olarak açıkladı. İş kollarındaki sözleşmeler tıkandı. Yüzde 24’lük son teklif sendikacılar tarafından sevinçle karşılandı. Sendikal bürokrasi yüzde 24’ü kazanım diye sunarak işçileri ikna etme çabasına girişti. İkinci 6 aylık zammın yüzde 11 olacağı ortaya çıktı. Grev kararları alındı. Yüzde 66 taviz veren sendikacıların geldiği nokta, “50 lira daha verin imzalayalım” oldu.
Türk-İş’e bağlı sendika merkezleri grev kararlarını ve uygulama tarihlerini duyurmaya başlarken Maden-İş üyesi Eti Maden işçilerinin grevi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yasaklandı.
Grevin yasaklanmasıyla birlikte işçiler taslakta yer alan “Taban ücretlerin 1800 liraya çıkarılması ve yüzde 50 zam” talepleriyle grev hakları için yeniden mücadele çağrısı yaparken, Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, soluğu külliyede aldı ve sefalet sözleşmesine onay verdi.
Öğle saatlerinde Türk-İş, Hak-İş ve Çalışma Bakanlığı yaptığı toplantı ile kamu çerçeve protokolünü imzaladı. Anlaşmaya göre, ilk 6 ay yüzde 90 zam talep edilirken, ücretlere yüzde 24 zam yapıldı. İkinci altı ay yüzde 45 oranında zam istenirken, saat ücretleri yüzde 6.66 (günlük 50 lira) artırıldı, yüzde 11 zam yapıldı. Böylece taleplerin üçte biri (yüzde 30’u) alınmış oldu.
İşçiler tepkili
Anlaşmayı “Sefalet sözleşmesi” diye nitelendiren kamu işçileri tepkili. Demiryol-İş üyesi bir işçi, “600 bin işçi olarak Türk-İş ve Hak-İş tarafından satıldık. Yüz binlerce işçi, bu sefalet sözleşmesini kabul etmediğini dile getirmesine rağmen, bunu sağır sultan bile duymasına rağmen bildiklerini okudular. Sendikacılar işçilerin taleplerini dinlemeyip, Erdoğan gibi, benim dediğim olacak dedi. Zaten en baştan beri eylemler de işçilerin zorlamasıyla yapıldı. Perşembenin geleceği çarşambadan belli. Ama biz de şunu bilelim. Sürekli şikâyet etmekle olmuyor. Açık konuşalım bunları sendikalardan defetmediğimiz sürece hak ediyoruz. Yoksulluk sınırı 90 bin liraya dayanmışken, patronlar, hükümet, sendikal bürokrasi bu kadar örgütlüyken sözleşmeler zaten sarayda biter” dedi.
Bir sağlık işçisi de “Bizim taleplerimiz vardı. Taban ücretler 1800 lira olacaktı, sonra yüzde 50 zam yapılacaktı. Bu taleplerimize ne oldu? Baştan beri eylemse eylem grevse grev dedik ama hiç oralı olmadılar. Yine bizi yoksul bıraktılar” diye konuştu.
Harb-İş üyesi bir işçi de “Bu sendikacılar bizi yine yarı yolda bıraktı. Önümüzdeki dönem çok zor geçecek. Bu sözleşmenin bir karşılığı yok. Ele toplu para geçecek, bu gözümüzü boyamasın. Ücretlerde üç beş kuruş artış yapıldı sadece. İki üç aya kalmaz yine geçinemiyoruz sesleri yükselecek” diye konuştu.
