İmamoğlu savunma yapmadı, diploma davası ertelendi

İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin dün ikinci kez hakim karşısına çıktı.

Avukatlar duruşma salonunun daha büyük bir salona alınmasını talep etti. Avukatlar ve hakim arasında tartışma çıktı.

Duruşmayı izlemeye gelen avukatlar da içeri alınmadı. Avukatlar “burası duruşma salonu içeri girmemizi nasıl engellersiniz” diyerek tepki gösterdi.

Bir avukat binaya girmeye çalışırken baygınlık geçirdi. CHP’nin avukatı Çağdaş Çağlayan, “Yaptığınız da aldığınız emir de kanunsuz” diye tepki gösterdi.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, duruşmanın büyük salona alınmasına ilişkin mahkeme başkanı ile görüşmek için içeri girdi.

Özgür Çelik, salon eğer değişmezse avukatların duruşmaya katılmayacağını ifade etti. Çelik, “Salon değişikliğini talep ediyoruz. 50 kişilik salonda olmaz bu işler. Burada 15 buçuk milyon oy almış cumhurbaşkanı adayı yargılanıyor” dedi.

İtirazların ardından duruşma 4 no’lu salondan 2 no’lu duruşma salonuna alındı. Salonun değişmesinin ardından dışarıdaki avukatlar içeri alındı.

Duruşma 2 saatlik gecikmeye rağmen başlamaması üzerine ve yaşanan gerginlikler nedeniyle İmamoğlu ailesi, avukatlar ve vekiller duruşma salonunu terk etmeye başladı.

Avukatlar dışarıda barikat konulmasını ve içeri alınmamalarına tepki gösterdi. Bir avukat, “Burası Silivri Duruşma Salonu. Buraya alınmak zorundayız. Buraya her girmeye çalıştığımızda ‘Emir aldık’ denildi. Bu emri kim verdi. Arkadaşlarımız tüm bu şartlar altında duruşmaya katılmama kararı aldı. Biz de buna destek çıkıyoruz. Hakim Bey bu karar sizinle ilgili değildir. Madem bu kadar kolay salon değişebiliyorduk neden başından bu salon tahsis edilmedi? 3 meslektaşımız dışarıda çıkan arbedede bayıldı. 30 arkadaşımız bize söz verilmesine rağmen salona hâlâ alınmadı. Bunun üzerine duruşmaya katılmama kararı alındı” dedi.

Hakim, İmamoğlu’nun duruşmaya katılmasını istedi. Bunun üzerine İmamoğlu duruşmaya katıldı. İmamoğlu salona alkışlar eşliğinde girdi. Duruşmaya avukatlardan sadece Nusret Yılmaz katıldı. İmamoğlu’nun gelmesinin ardından salonu terk eden CHP’liler de geri döndü. Ancak İmamoğlu’nun ailesi salona dönmedi.

İmamoğlu duruşmada şunları söyledi:

“Ben tutuklu yargılanan birisiyim ve yüce Türk mahkemesine duyduğum saygı ile konuşma yapmaya çalışıyorum çünkü söylemek istediklerim çok fazla. Salonun değişeceğinden 2 saat önce haberdar oldum. Bana 12.30’da yeni salona geçildiği söylendi ama o sırada kargaşa sürerken diğer 3 avukatımın buradan ayrıldığını öğrendim. 2 saatten fazla durduğum nezarethane o kadar süre tutulacak yer değil. Ben Türkiye’nin gelmiş geçmiş en absürt davasının muhatabıyım. 35 yıl önce yaptığım geçiş, kurumlar arası yapılan yazışmalar ortadayken bunun yargılanmasına dönen absürt bir yargılama ile karşı karşıyayız. Daha hassas davranılması gerektiğini düşünüyorum ki keza siz yıllık izinde olmanıza rağmen salon ayarlama işleri ile uğraştınız bu da değerli. Ama tüm dünyada dalga geçilen düzeydeki bir davada ben ve avukatlarım salon değişikliği ile ilgili daha önce bilgilendirilmeliydik. Tek bir avukatım ile savunmamı yapmak istemiyorum, bu bir ekip işi çünkü. Bu nedenle yargılamanın ertelenmesini talep ediyorum.”

Hakim ise “Mahkemeye tutumunuzda olumsuzluk görmüyorum ama makul da bulmuyorum. Müdafiniz de buradayken duruşmanın görülmesi gerekiyor ama sizi savunma yapmaya zorlayamayız” dedi.

Mahkeme ara kararında, delillerin ve belgelerini tartışılmasına bir sonraki duruşmada devam edilmesine karar verildi. Duruşma 8 Aralık 2025 günü saat 11.00’e ertelendi.

İddianameden

İddianamede, İmamoğlu’nun Kıbrıs’ta öğrenim gördüğü Girne Amerikan Üniversitesi’nin (GAÜ) 1990 yılında YÖK tarafından tanınan bir üniversite olmadığı belirtildi.

O yıllarda Kıbrıs’ta faaliyet gösteren kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin tanındığı, ancak “yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak arttırıldığı” iddia edildi.

İddianamede, İmamoğlu’nun “resmi belgede sahtecilik” suçunu “zincirleme şekilde” işlediği öne sürüldü.

İddianamede, yatay geçiş için gerekli evrakın “şeklen doğru ancak içerik bakımından sahte” olduğu iddia edildi.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…