Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın!

“Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın” diye seslenen 25 Kadın Platformu, dün Kadıköy’de Rıhtım Meydanı’nda basına açıklama yaptı.

Bianet’ten Evrim Kepenek’in haberine göre, ellerinde “Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın”, “Erkek adalet değil gerçek adalet”, “Korum aklama yargıla”, “Lubunya cinayetleri politiktir”  yazılı dövizler taşıyan kadınlar ve LGBTİ+’lar, yetkililere cinayetlerin aydınlatılması çağrısını yineledi.

“Erkek vuruyor, devlet koruyor”

Platform adına yapılan açıklama şöyle:

“Kadınlar her gün erkekler tarafından şiddete maruz kalıyor, katlediliyor, kaybediliyor. Faillerin dosyaları “yetersiz delil” gerekçeleriyle, alelacele yapılan ve etkin yürütülmeyen soruşturmalarla “şüpheli ölüm” denilerek kapatılıyor.

Kadınların maruz kaldığı erkek şiddetini; erkek şiddetine karşı koruyucu önleyici politika geliştirmeyen devletin şiddet faili erkekleri cezasızlıkla ödüllendirdiğini; kadın cinayetlerinin üstünün intihar, şüpheli ölüm denilerek örtülmeye çalışıldığını görüyoruz.

Erkeklerin ve devletin, erkek egemen sistemden güç aldığını biliyoruz. Gülistan’ın, Nadira’nın, Hande’nin, Rojin’in, Dina’nın, Narin’in faili/failleri kim ve ne oldu diye sormaya devam ediyoruz.

Erkek vuruyor, devlet koruyor; bizse her gün aynı soruyu yineliyoruz: Daha kaç kadının adı “şüpheli ölüm” diye geçecek kayıtlara?

Devlet, erkek şiddetine karşı bütünlüklü politika geliştirmek, korumak önlemek yerine kadın düşmanı politikalarıyla erkek şiddetine yol açıyor, mücadeleyle kazandığımız haklarımızı gasp etmeye çalışıyor. Cinsiyetçi yargı; etkin soruşturma yürütmeyerek, sistematik erkek şiddetini yok sayarak ya da üstünü örterek, öldürülen kadınların hayatlarını didik didik ederken erkekleri konuşmayarak fail erkekleri koruyor, cezasızlıkla ödüllendiriyor.

Kadın cinayetleri adli tıp raporlarıyla, gizlilik kararlarıyla, deliller karartılarak, “şüpheli” denerek kapatılmaya, erkeklik indirimleriyle bu şiddet sıradanlaştırılmaya çalışılıyor.

Tüm kurumlarda erkeklik hüküm sürüyor. Bu sistem sadece ihmaliyle değil, cezasızlığıyla da suçun parçası. Devlet; korumadığı her kadının, kapattığı her dosyanın failidir.

“Mücadelemizle buradayız”

Biz, erkek devlet şiddetine karşı birbirimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Kaybedilen kadınlara ne oldu diye sormayı, üstü örtülen dosyaların peşinde olmayı, davaları takip etmeyi sürdüreceğiz. Fail erkekleri, devleti, gücünü aldıkları erkek egemen sistemi işaret etmeye; erkek şiddetiyle bu sistem arasındaki bağı göstermeye devam edeceğiz.

Hayatlarımız ve birbirimiz için yine sokaklarda bir araya gelecek, mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Hayatlarımızı daraltmaya çalışan, kadın cinayetlerini engellemek yerine kazanımlarımızı hedef alan bu erkek egemen sisteme ve erkek devletin politikalarına karşı öfkemizle, dayanışmamızla, mücadelemizle buradayız.

Biz sokaklarda yan yana olmak, eşit ve özgür bir hayat kurmak istiyoruz. Ve biliyoruz: Bu hayatı bize kimse vermeyecek — biz kuracağız, birlikte, mücadele ederek.

Gülistan’ın, Nadira’nın, Hande’nin, Rojin’in, Dina’nın, Narin’in ve ölümü şüpheli bırakılan bütün kadınların ardından “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!” diye haykırıyoruz.

Patriyarkaya, erkek-devlet şiddetine ve cezasızlığa karşı yan yanayız. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde öfkemizle, isyanımızla, dayanışmamızla buluşalım!”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…