TÜİK’in verileri başka, halkın sesi başka şeyler söylüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kasım ayı enflasyon rakamlarını yayımladı. Verilere göre tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık yüzde 31, aylık yüzde 0,87 arttı. Türk-İş, mutfak enflasyonundaki artışı 4,98 olarak açıklamıştı. TÜİK’e göre ise gıda fiyatları yüzde 0,69 düştü. Öte yandan ENAG, kasım enflasyonunu aylık bazda yüzde 2,13, yıllık yüzde 56,82 olarak açıkladı. Ekim ayında tüketici fiyatları yıllık yüzde 32,87, aylık yüzde 2,55 artmıştı.
Bu rakamlar, memur ve emekli maaşlarına ocakta yapılacak zammın temelini oluşturan beş aylık enflasyon farkını büyük ölçüde belirleyecek.
Türk-İş tarafından açıklanan Kasım ayı “açlık ve yoksulluk sınırı araştırması” verilerinde temel gıda fiyatlarındaki artışa dikkat çekilmişti. Verilere göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış, bir önceki aya göre yüzde 4,98 oranında gerçekleşti.
Enflasyon rakamlarını değerlendiren Bakan Mehmet Şimşek, “Gıda enflasyonu kasımda normalleşti” dedi ancak fiyatlardaki artış durmuyor. Marketlerde fiyatlar 17 ayda yüzde 122 oranında arttı.
Asgari ücret eriyor
DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), kasım ayı enflasyon bülteninde asgari ücretlinin yılın ilk 11 ayında 6 bin 574 TL reel kayba uğradığını açıkladı.
Raporda, TÜİK’in açıkladığı düşük enflasyon oranlarının işçilerin, emeklilerin ve kamu çalışanlarının zam dönemlerinde daha az artış almasına yol açtığı vurgulanarak, “Bu veriler işçinin ekmeğiyle oynamaktır” denildi.
DİSK-AR’ın bülteninde iktidarın ekonomi politikaları nedeniyle birkaç yıldır süren yüksek enflasyonun dar gelirlilerin alım gücünün düşürdüğü belirtildi. Aylık TÜFE’nin yüzde 0,87 olarak açıklanmasına tepki gösterilen raporda, enflasyon hızındaki yavaşlamanın fiyatların düştüğü anlamına gelmediği hatırlatılarak, “Kriz en alttaki sınıflara doğru yayılıyor, faturayı yoksullar ödüyor” denildi.
Gıda fiyatları 48 kat arttı
Raporda, 2003’ten bu yana ortalama fiyatların 34,8 kat arttığı, gıda fiyatlarının ise 48,3 kat yükseldiği ifade edildi. Gelirinin önemli kısmını gıdaya ayıran yoksul haneler için enflasyonun “çok daha yakıcı” olduğu vurgulandı.
DİSK-AR’ın çalışması, gelir dağılımındaki uçurumu da ortaya koydu. Verilere göre, toplam gelirden sadece yüzde 6,3 pay alan en yoksul yüzde 20’lik kesimin harcamalarının yüzde 30,4’ünü gıda oluşturdu. Buna karşılık, gelirin yüzde 48,1’ine sahip olan en zengin yüzde 20’lik kesimin gıda harcaması payı yüzde 12,8’de kaldı.
Raporda bu durum, “Düşük gelirli kesimlerin gıda dışı harcamaya ayıracak parası kalmıyor, geçim sıkıntısı büyüyor” ifadeleriyle değerlendirildi.
