İran’da, para birimi riyal’in döviz karşısındaki değer kaybına, artan pahalılığa karşı iş yerlerinde grev ve sokaklarda protesto eylemleri sürüyor.
Protestolar dün itibarıyla 16. gününe girerken, yaklaşık dört gündür süren internet kesintisi, İranlılar’ın dış dünyayla iletişimlerini ve bağımsız haber akışını neredeyse tamamen durdurmuş durumda.
İnternet erişimini izleyen kuruluş NetBlocks, İran’ın dış dünyayla bağlantısının olağan seviyenin yalnızca yüzde 1’inde kaldığını açıkladı.
ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’nın (HRANA) doğrulanmış verilerine göre protestolar, ülke genelinde 31 kentin tamamında ve 585 farklı noktada sürüyor.
İran’daki mücadelenin devamına ilişkin, İran Emek Konfederasyonu ve Arak İşçi Konseyleri tarafından açıklama yapıldı, destek çağrısında bulunuldu.
İran Emek Konfederasyonu ve Arak İşçi Konseyleri’nden açıklama
İran Emek Konfederasyonu, 10 Ocak 2026’da dünya genelindeki işçi sendikalarına gönderdiği resmi bir mektupla, aralarında işçiler, öğretmenler, hemşireler ve emeklilerin de bulunduğu İran’daki devam eden protestoların “tehlikeli” bir boyuta ulaştığını ve tüm işçi örgütlerinin içerideki katliama ses çıkarması gerektiğini vurguladı. Mektupta yazılanlar şu şekilde:
“Bu mektubu size, İran halkının özgürlük, sosyal adalet ve kendi kaderini tayin hakkını elde etmek için bir kez daha sokaklara döküldüğü çok tehlikeli ve hassas koşullarda yazıyoruz. Protestocular arasında işçiler, öğretmenler, hemşireler ve emekliler belirgin bir role sahiptir ve bu protestoların bastırılması, doğrudan işçi hareketinin de bastırılması anlamına gelmektedir. 28 Aralık 2025’te başlayan mevcut protestolar, geçici bir olay değil; bilakis İran halkının yıllardır uğruna bedel ödediği uzun vadeli bir toplumsal mücadele yolunun devamıdır. Her aşamada, İslam Cumhuriyeti hükümetinin cevabı baskı, cinayet, gözaltı ve özgürlüklerin bastırılması olmuştur.
Bu kez de protestolar derinleşen yoksulluk, yoksulluğun yayılması, yüksek enflasyon ve ulusal para biriminin değer kaybıyla başladı ve hâkim siyasi düzene karşı geniş bir harekete dönüştü. İran hükümeti ise şiddet ve baskıyla halkın taleplerine karşılık veriyor.
“İran’da internet kesintisi katliamı gizlemek için yapılıyor”
Son birkaç günde, İran hükümeti ülke genelinde interneti ve iletişimi tamamen kesti. 8 Ocak gecesi başlayan ve artarak devam eden kitlesel eylemler, iletişim ağlarına ve internete erişimin çok zayıf olduğu biçimde gerçekleşmiştir. Bu genel iletişim kesintisi, protestoculara yönelik şiddeti ve baskıyı gizlemek için bir araç olarak kullanılıyor. İran’da protesto dönemlerinde internet kesintisinin bir geçmişi vardır. 2019’da hükümet, protestoculara yönelik geniş çaplı katliamı gizlemek için interneti kesmişti; resmî istatistiklere göre üç gün boyunca en az bin 500 kişi öldürüldü, ancak birçok kurum gerçek rakamın bunun çok daha yüksek olduğunu söylüyor.
Açıkça ilan ediyoruz ki, her türlü internet kesintisi, İran halkına yönelik geniş çaplı katliamı gizlemek ve uluslararası toplumun bilgilendirilmesini engellemek için kullanılan bir araçtır.
İran halkının mücadelesi ve siyasi yapıyı değiştirme talebi, işçi sınıfının adalet, özgürlük ve insan onuru için verdiği küresel mücadelenin bir parçasıdır. İran’da halkın ve işçilerin bastırılması evrensel insan haklarının açık bir ihlalidir. İran halkını savunmak sadece bir dayanışma eylemi değil, aynı zamanda küresel düzeyde işçi haklarını ve insan haklarını savunmaktır.
Açıkça söylüyoruz:
Eğer acil, koordineli ve etkili bir uluslararası tepki gösterilmezse, İslam Cumhuriyeti bir kez daha internet kesintisini ve kapalı haber ortamını, kanlı bir baskı ve protestoculara yönelik katliamı organize etmek için kullanabilir. Bu koşullarda, sessizlik fiilen baskı mekanizmasına yeşil ışık yakmak anlamına gelmektedir. İran halkının sesi olun.”
Arak İşçi Konseyleri: ‘Yıllardır emeğimizin karşılığı kurşun oldu’
Arak İşçi Konseyleri ise Merkezî Eyaleti işçileri ve İran halkına seslenerek açıklama yayımladı:
“Onlarca yıldır emeğimizin karşılığı kurşunla, taleplerimiz ise hapishaneyle yanıtlandı. Ancak bugün, sessizlik sona erdi. Biz, Arak fabrikalarının işçileri mücadeleye devam edeceğiz ve açıkça ilan ediyoruz:
Bundan böyle Makine Sazi, Azarab ve Vagon Pars fabrikalarının yönetimi, işçiler tarafından seçilen işçi konseylerinin elinde olacaktır. Artık devlet tarafından atanan yöneticileri veya rejimin kukla sendikalarını tanımıyoruz.
Grevimiz artık ücretle ilgili değildir. Arak’ta yaşayan yurttaşlardan, güvenlik ve lojistiği yönetmek için mahalle konseyleri kurmalarını istiyoruz. Fabrikalar hepimizin yuvasıdır.
Sanayi komplekslerine zorla girme veya temsilcilerimizi tutuklama yönündeki her türlü girişim, tüm şehre karşı savaş ilanı sayılacaktır. Eğer işçilerin kanından bir damla dökülürse, isyan alevleri iktidardan geriye hiçbir iz bırakmayacaktır.
Biz sadece ödenmemiş ücretler için burada değiliz. Biz, bu fabrikaların ve bu ülkenin nasıl yönetilmesi gerektiğine karar vermek için buradayız. Patronların ve mollaların devri sona ermiştir.”
