Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı: 317 bin bebeğin kayıtları silindi, cenazeler rehin tutuluyor

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı’nın raporuna göre ASM kayıtları silinen 317 bin bebek aşı ve gelişim takibinden mahrum kaldı. Raporda, cenazelerin ekonomik gerekçelerle teslim edilmediği vurgulandı.

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı’nın yayımladığı rapor, Türkiye’de göçmen ve mültecilerin sağlık hakkına erişimin idari, mali ve güvenlikçi politikalarla sistematik biçimde engellendiğini ortaya koydu. Rapora göre, Aile Sağlığı Merkezlerinden (ASM) kayıtları silinen 317 bin 128 bebek, aşı ve gelişim takibinden mahrum bırakıldı; ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle hastaneler cenazeleri “rehin” tutarken, bazı aileler yakınlarını kayıt dışı defnetmek zorunda kaldı.

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinde düzenlediği basın toplantısıyla “Gölgede Kalan Yaşamlar: Göçmen ve Mültecilerin Sağlık Hakkına Erişim Engelleri ve Yaşanan Hak İhlalleri” başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı. Açıklamaya sağlık emekçileri, sosyal hizmet uzmanları ve hak savunucuları katıldı.

Koruyucu sağlığın tasfiyesi

Raporda, Nisan 2025’te alınan idari kararlarla Suriyeli mültecilerin mahallelerindeki ASM’lerden kayıtlarının silinmesinin, gebe takibi ve çocuk aşılaması gibi koruyucu sağlık hizmetlerini fiilen bitirdiği vurgulandı. İstanbul’da 400 bini aşkın Suriyeli için yalnızca 33 Göçmen Sağlığı Merkezi bulunduğuna dikkat çekilen raporda, bu durumun halk sağlığı açısından ciddi riskler yarattığı ifade edildi.

İHD üyesi Gülseren Yoleri, sağlık hizmetinin evrensel bir hak olmaktan çıkarılarak “idari bir lütuf” ve “güvenlik meselesi” haline getirildiğini belirterek, “Bu tablo sadece göçmenleri değil, tüm toplumu ilgilendiren bir halk sağlığı krizidir” dedi.

3 bin TL prim bariyeri, 8 kat fatura

Rapora göre, geçici koruma altındaki Suriyelilerin sağlık sistemine yeniden dahil olabilmesi için kişi başı 3 bin TL GSS primi şartı getirildi. Kayıtsız göçmenler için ise kamu hastanelerinde uygulanan ve yurttaşlara göre 3 ila 8 kat daha pahalı olan ‘turist tarifesi’, sağlığa erişimi neredeyse imkânsız hale getirdi.

Cenazeler teslim edilmiyor, kayıt dışı definler

Raporda yer alan saha gözlemleri, ekonomik imkânsızlıklar nedeniyle hastanelerin cenazeleri teslim etmediğini, gözaltı ve sınır dışı edilme korkusu yaşayan ailelerin ise yakınlarını bahçelere ya da ıssız alanlara gizlice gömdüğünü ortaya koydu. Bu durum raporda, “İnsanın haysiyetle gömülme hakkının ortadan kaldırılması” olarak tanımlandı.

Bulaşıcı hastalıklar kriminalize ediliyor

Raporda ayrıca, tüberküloz ve HIV gibi hastalıkları bulunan göçmenlerin tedavi yerine geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altına alındığı, sağlık hakkının fiilen kriminalize edildiği belirtildi. Tedavi sürekliliğinin kesilmesinin hem bireysel ölümlere hem de toplum sağlığı açısından yeni risklere yol açtığı vurgulandı.

Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, raporun sonunda sağlık hakkının ayrım gözetmeksizin güvence altına alınması, ASM erişiminin yeniden açılması ve göçmenlere yönelik mali bariyerlerin kaldırılması çağrısında bulundu.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…