Suriye hükümeti ile Demokratik Suriye Güçleri (DSG) arasında varılan mutabakatın ardından, Suriye İçişleri Bakanlığı heyeti Kamışlo’ya ulaştı. Bölgedeki entegrasyona ilişkin görüşmenin ardından her iki tarafın temsilcileri kameralar karşısına geçerek birlik ve ortak gelecek mesajı verdiler.
Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı iç güvenlik birimleri dün Kamışlo’ya giriş yaptı. Havalimanı yakınındaki güney girişi üzerinden şehre ulaşan yaklaşık 100 kişilik konvoyun geçişi sırasında, yerel Asayiş güçleri tarafından şehir genelinde geçici sokağa çıkma yasağı uygulandı.
Şam tarafından Haseke İç Güvenlik heyeti başkanı olarak atanan Mervan Al-Ali ve İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, Kamışlo şehrinde Rojava Asayişi yetkilileri bir araya geldi.
Görüşmenin ardından iki tarafın temsilcileri ortak bir açıklama yaptı.
Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba, Kamışlo’da gördükleri misafirperverlikten dolayı teşekkür ederek, toplumsal barış ve ekonomik kalkınma vurgusu yaptı.
30 Ocak 2026 tarihinde imzalanan ve sahada uygulanmaya başlanan mutabakat, DSG ve Asayiş güçlerinin Suriye ordusu ve ilgili bakanlıklara entegrasyonu ve kurumların kademeli olarak birleştirilmesini hedefliyor.
Anlaşma uyarınca askeri güçler karşılıklı cephe hatlarından çekilecek, Haseke ve Kamışlo şehir merkezlerinde Asayiş birimleri Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlanacak ve güvenlik yerel birimlerce sağlanacak.
Ayrıca DSG bünyesindeki üç tugay, Suriye ordusu çatısı altında kurulacak yeni bir tümene dahil edilecek.
Kobani bölgesindeki güçler için ise Halep il sınırları içinde orduya bağlı özel bir tugay teşkil edilecek.
SDG liderinden mutabakata dair açıklamalar
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Genel Komutanlık Üyesi Sipan Hemo, 30 Ocak Anlaşması ile birlikte “Kürtlerin Suriye’de siyasi ve idari varlıklarının kabul edilmesinin sağlandığını” kaydetti.
Nûmedya24’e konuşan Hemo’ya göre anlaşma, “siyasi ve idari kazanımların yanı sıra aynı zamanda mücadelenin askeri boyuttan siyasal ve hukuki bir aşamaya evrildiğinin de göstergesi” niteliğinde oldu.
Hemo, iki taraf arasındaki anlaşma için “Bu bir zirve değil, yeni bir başlangıçtır” değerlendirmesinde bulundu.
Hemo, şu ifadeleri kullandı:
30 Ocak Anlaşması’nın resmi sonucuna dikkat edersek, açıkça söyleyebiliriz ki; Kürtler artık Suriye’de kendi varlıkları ve kimlikleriyle vatandaş olarak yaşayacaklar.
Kürt bölgelerinde de halkımız kendi özerkliği ve özgünlüğüyle yaşayacak. Burada önemli bir diğer konu da Kürtlerin artık kendilerini yönetecek olmalarıdır. Elbette Suriye düzeyinde Kürtler, belirli bir kota çerçevesinde resmi alanlarda da kendilerini temsil edeceklerdir. Sonuçlar, mücadelemizin bittiği biçiminde nitelendirilemez. Burada doğru olan şey, Kürtler olarak ortaya çıkan bu fırsatları özgürlük ve demokrasi mücadelesini geliştirmek için kullanmamızdır.”
