“Kaza değil cinayet”: Dilovası davasında aileler adalet arıyor

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikası yangınına ilişkin, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması dün yapıldı.

Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen duruşma öncesinde Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu basın açıklaması yaptı. Açıklamada, yangının yalnızca bir iş güvenliği ihlali değil, aynı zamanda kadın emeği, çocuk işçiliği ve güvencesiz çalışma koşullarıyla bağlantılı yapısal bir tabloyu ortaya koyduğu vurgulandı.

Platform açıklamasında, “Bu iş cinayeti tam da kapitalizm ile patriyarkanın kesişiminde duruyor. Bu iş cinayeti, derinleşen ücretli-ücretsiz emek kıskacının hayatlarımıza nasıl kastettiğinin en somut örneği. Bu iş cinayeti kadınlara reva görülen istihdam biçiminin de en somut örneği” denildi.

‘Denetim yok, havalandırma yok, yangın önleme sistemi yok’

Açıklamada, çok tehlikeli sınıfta yer aldığı belirtilen işyerinde çocuk işçi çalıştırıldığı, sigorta yapılmadığı, işçilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediği, kişisel koruyucu donanım sağlanmadığı, risk analizi yapılmadığı ve işyerinin denetlenmediği ifade edildi.

Platform, “Havalandırma yok, yangın önleme sistemi yok. 2021 yılında kaçak olduğu tespit edilip yıkım kararı verilmiş olmasına rağmen yıkım yok” ifadeleriyle kamu kurumlarının sorumluluğuna da dikkat çekti.

Açıklamada ayrıca, yangın sonrası açığa alınan SGK ve İŞKUR Kocaeli müdürlerinin bir süre sonra görevlerine döndüğü, kamu görevlileri hakkında ise herhangi bir işlem yapılmadığı belirtildi. Kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiği vurgulandı.

‘Çocuklar iş cinayetlerinde ölüyor’

Kadınlar Birlikte Güçlü Platformu, fabrikada kadınların ve kız çocuklarının sabah 08.00’den gece 00.00’a kadar 70 lira yemek ücretiyle, günlük 600-800 liraya çalıştırıldığını belirtti. Açıklamada, sömestr döneminde yangının çıkması halinde daha fazla çocuğun hayatını kaybedebileceğine dikkat çekilerek, “Çocuklar cep harçlığı çıkarmak istiyorlardı. Çünkü bu ülkede çocukların yoksulluğu ile ilgilenen bir yönetim yok. Çocuklar iş cinayetlerinde ölüyor” denildi.

Platform, yangına fason üretim yaptırdığı belirtilen firmalara da çağrıda bulunduklarını, ancak firmaların sessiz kaldığını belirterek boykot kararı aldıklarını duyurdu.

Açıklama, “Bu bir kaza değil, cinayet. Patriyarka, sermaye ve devlet işbirliği ile işlenen bir cinayet” sözleriyle sona erdi.

Emine Bulut: ‘Bu palavralara ben inanmıyorum’

Basın açıklamasının ardından söz alan, yangında yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, fabrika sahibi İsmail Oransal’ın önceki günkü ifadesine tepki gösterdi. Kendisinin de aynı işyerinde çalıştığını söyleyen Bulut, sanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Dün, Ravive Kozmetik’in Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Oransal savunma yapmış, yetki ve sorumluluğun daha çok babasında olduğunu savunmuş, suçlamaları kabul etmemişti.

Emine Bulut, “Dün İsmail Oransal bayağı palavralar attı. Bu palavralara ben inanmıyorum. Ben bizzat kendim orada çalıştığım için hepsini biliyorum. Oraya hiç gelmediğini, ayda yılda bir kere geldiğini, bir saat-yarım saat geldiğini söylüyor. Bizzat şahidim. Oradaydı, makinelerin üstünde İsmail Oransal yazıyordu, bunu inkâr etmesin” dedi.

Üretim yapılan markalara ilişkin de konuşan Bulut, “Ben orada her şeyin olduğunu biliyorum. Zara’nın, Altınyıldız’ın da orada üretim yapıldığını biliyorum. Hiç inkâr etmesin. Ben bizzat şahidim” ifadelerini kullandı.

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da, “Kurtuluş Oransal’ın oğlu İsmail Oransal, bütün suçu, vefat eden babasının üstüne yıkarak böylece kurtulmayı planlıyor. Zaten kamu görevlileri yargılanmıyor. Yargılananlar arasında da herkes anlaşılan suçu babaya yıkacak. Böylece herkes kurtulacak. Var mı öyle bir şey arkadaşlar? 8 Kasım 2025’ten beri biz feryat ediyoruz, her gün adalet arıyoruz” ifadesini kullanmıştı.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…