31 Mart
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği: Lübnan’da çatışmaların ardından 200 bin kişi Suriye’ye geçti
Bölgede ve Lübnan’da çatışmaların yoğunlaşmasının üzerinden bir ay geçtikten sonra, Suriye’ye Lübnan’dan sınır geçenlerin sayısında keskin bir artış görüldü. Suriye yetkililerine göre, 2 Mart ile 27 Mart tarihleri arasında 200.000’den fazla kişi üç resmi sınır geçiş noktasından Suriye’ye giriş yaptı.
Büyük çoğunluğu – yaklaşık 180.000 kişi – Suriyeli. Bunların arasında geçmişte Suriye’den kaçarak Lübnan’da güvenlik arayan ve şimdi tekrar kaçmak zorunda kalan Suriyeli mülteciler ile uzun zamandır eve dönmeyi düşünen Suriyeliler de bulunuyor. 28.000’den fazla Lübnanlı da Suriye’ye geçti. Çoğu, yoğun İsrail bombardımanından kaçan insanlar. Bitkin, travma geçirmiş ve çok az eşyayla geliyorlar.
En yoğun geçişler, şu anda 24 saat açık olan Masnaa–Jdeidet Yabous ve Al Qaa–Joussieh sınır kapılarında yaşandı. Arida sınır kapısı 7 Mart’ta yeniden açıldı ancak hasarlı köprü nedeniyle hala yaya trafiğine açık. Mart ayının başlarında, özellikle Beyrut’un güney banliyölerinden ve Güney Lübnan’dan gelen ailelerin sayısında en büyük artış görüldü.
1 Nisan
Bodrum açıklarında Afgan göçmenleri taşıyan bot battı: Biri bebek en az 19 ölü
Bodrum açıklarında göçmenleri taşıyan bir lastik botun batması sonucu biri bebek, 19 Afgan göçmenin hayatını kaybettiği açıklandı.
Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre söz konusu lastik bot Türkiye saatiyle 06.00 civarında tespit edildi.
Açıklamada olay yerine giden Sahil Güvenlik gemisinin uyarılarına rağmen botun yüksek süratle ilerlemeye devam ettiği ve bu sırada “ağır hava ve deniz şartları nedeniyle” su alarak battığı kaydedildi.
Kurtarma görevlileri 21 kişiyi kurtarırken, denizden 18 ceset çıkarttı daha sonraysa hastaneye kaldırılan bir kişi daha hayatını kaybetti.
https://www.bbc.com/turkce/articles/c2ev3p9gj4yo
2 Nisan
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı: “Mültecileri ölüme iten sınır politikalarını değiştirin”
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı, Bodrum açıklarında en az 19 kişinin yaşamını yitirdiği bot faciasının ardından yaptığı açıklamada, yaşananların “kaza değil, göç karşıtı sınır politikalarının sonucu” olduğunu belirtti.
Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmenleri taşıyan bir botun batması sonucu en az 19 kişinin yaşamını yitirmesinin ardından Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamaya Enternasyonal Dayanışma aktivistleri de katılım sağladı.
Açıklamada, yaşananların münferit bir olay olmadığı belirtilerek, sınırların militarize edilmesi ve güvenli geçiş yollarının kapatılmasının göçmenleri ölüm yolculuklarına zorladığı vurgulandı.
Açıklamada, aralarında bir bebeğin de bulunduğu can kayıplarının, yürürlükteki göç politikalarının ölümcül sonuçlarını bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi. Göçmenlerin, savaş, yoksulluk ve baskıdan kaçarak yaşamlarını sürdürebilecekleri güvenli alanlara ulaşmak isterken, sınır politikaları nedeniyle hayatta kalabilmek için büyük riskler almak zorunda bırakıldığı belirtildi.
Basın açıklamasının tamamı şöyle:
“Mültecileri Ölüme İten Sınır Politikalarını Değiştirin
Muğla’nın Bodrum ilçesi açıklarında göçmenleri taşıyan bir botun batması sonucu en az 19 kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi kurtarıldı. Bu facia, evrensel insan haklarından uzak yürütülen göç politikalarının ölümcül sonuçlarını bir kez daha gözler önüne sermektedir. Aralarında bir bebeğin de bulunduğu can kayıpları, sınırların militarizasyonu ve güvenli geçiş yollarının kapatılması nedeniyle insanların hayatta kalmak için ölüm yolculuklarına mahkûm edildiğini açıkça göstermektedir.
Maalesef yaşanan bu facia münferit bir olay değildir. Son 6 ay içinde benzer şekilde üç facia daha yaşandı. 24 Ekim 2025 tarihinde Muğla’da 18 kişinin, 9 Mart 2026’da Antalya’da 14 kişinin, 21 Mart’ta ise 22 kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olaylar, bu ölümlerin “kaza” değil, sürdürülen politikaların doğrudan sonucu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı olarak yetkilileri derhal şeffaf bir soruşturma yürütmeye, sorumluları açığa çıkarmaya ve en önemlisi güvenli ve yasal geçiş yollarını oluşturacak politikaları hayata geçirmeye çağırıyoruz. İnsan hayatını hiçe sayan sınır rejimleri sona ermeden bu ölümler durmayacaktır. Göçmenlerin yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz. Dayanışmayı büyütmeye ve bu ölümlerin sorumlularının yargılanmasını talep etmeye devam edeceğiz. Göçmenler için güvenli ve yasal geçiş yollarının açılması yönündeki çağrımızı yineliyoruz.
