ABD Başkanı Donald Trump’ın doğum günü dolayısıyla Beyaz Saray’da UFC etkinliği düzenlenirken, Trump karşıtı “No Kings” hareketi ülke genelinde protesto ve etkinlikler gerçekleştirdi.
Trump karşıtı “No Kings” (Krallara Hayır) hareketi New York’ta tarihi Town Hall’da binlerce kişinin bir araya geldiği bir konser düzenledi. Konsere şarkıcılar Rufus Wainwright, Bette Midler ve Patti Smith’in yanı sıra oyuncular Julia Roberts, Lily Gladstone ve Jane Fonda da katıldı.
Organizatörler, farklı kentlerde düzenlenen etkinliklerle hem Trump yönetimine yönelik tepkilerini dile getirmeyi hem de ABD Anayasası’nın Birinci Değişikliği kapsamında koruma altına alınan temel hak ve özgürlüklere dikkati çekmeyi amaçladıklarını açıkladı.
Beyaz Saray’da ilk kez kafes dövüşü etkinliği düzenlendi
ABD Başkanı Donald Trump, 80. yaş gününde Beyaz Saray’da düzenlenen UFC organizasyonuna ev sahipliği yaptı. Tarihte ilk kez Beyaz Saray’da profesyonel dövüş etkinliği düzenlendi.
Geçen yılki protestoların yıl dönümünde düzenlendi
Organizasyon, geçen yıl milyonlarca kişinin katıldığı ilk “No Kings” gösterilerinin yıl dönümünde gerçekleştirildi. Etkinlikler kapsamında ülkenin çeşitli noktalarında konserler, toplumsal buluşmalar, ortak yayın izleme programları ve protestolar düzenlendi.
Programın öne çıkan etkinliği ise New York’taki tarihi Town Hall salonunda gerçekleştirilen “Rise Up, Sing Out: A Concert for the First Amendment” adlı konser oldu. Türkçeye “Ayağa Kalkın, Sesinizi Yükseltin: Birinci Değişiklik İçin Konser” şeklinde çevrilen etkinlik yaklaşık 90 dakika sürdü.
Organizatörlerin şarkı, dayanışma ve eylemin bir araya geldiği moral verici bir program olarak tanımladığı konser, yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi.
Sanat ve sinema dünyasından geniş katılım
Konserde şarkıcılar Rufus Wainwright, Bette Midler ve Patti Smith sahne alırken, oyuncular Julia Roberts, Lily Gladstone ve Jane Fonda da programa katıldı.
Etkinlik, yüzlerce farklı topluluk buluşmasında canlı olarak takip edildi, ayrıca sosyal medya platformları ile çeşitli YouTube kanalları üzerinden yayımlandı.
“Ülkenin geleceğine ilişkin bir tercih yapılacak”
“No Kings” organizatörleri, etkinliğin internet sitesinde yayımladıkları açıklamada, ABD’nin kuruluşunun 250’nci yıl dönümüne yaklaşırken ülkenin nasıl bir gelecek inşa edeceğine ilişkin önemli bir tercih yapması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, ülkenin bu dönemi güçlü lider anlayışı ve yolsuzlukla anılan bir süreç olarak yaşayabileceği ya da ırkı, geçmişi, kimliği, inancı ve içinde bulunduğu topluluk ne olursa olsun insanların bir araya gelerek haklarını savunduğu, halkın gücüne dayalı bir gelecek kurabileceği ifade edildi.
Organizatörler, konserin ABD Anayasası’nın Birinci Değişikliği ile güvence altına alınan temel özgürlükleri öne çıkarmak amacıyla düzenlendiğini belirtti. İfade ve basın özgürlüğü, din ve inanç özgürlüğü ile barışçıl biçimde toplanma ve protesto hakkı etkinliğin başlıca temaları arasında gösterildi.
Robert De Niro’dan Trump’a dört kelimelik film göndermesi
Oscar ödüllü Robert De Niro, dün akşam alternatif etkinliklerden biri olan “Rise Up” gecesine katıldı.
ABD Anayasası’nın ifade özgürlüğünü güvence altına alan Birinci Değişikliği’ni kutlayan New York etkinliğinde, 82 yaşındaki beyazperde efsanesi Trump’a karşı sert sözler sarf etti.
De Niro, “İfade özgürlüğü konusunda neredeyse bir ‘mutlakçıyım, hoşlanmadığım bir şey duyduğumda, buna kendi ifade özgürlüğümle karşılık veririm” dedi.
De Niro ardından 1988 yapımı bir film klasiğine gönderme yaptı: Trump’ın, birkaç gün önce yaptığı gibi, ‘Amerikalıların mali durumunu hiç ama hiç düşünmüyorum’ dediğini duyduğumda ben de ‘Shut the fuck up’ diyorum,” dedi.
De Niro başka bir örnek daha verdi: “Çarşamba günü Trump, ‘Enflasyonu seviyorum’ dedi.” Tam bu sırada salondaki izleyiciler, ünlü Midnight Run repliğini hep bir ağızdan tekrar etmeye başladı.
Oyuncu, günümüzün vatanseverlik söylemleri ile aile içi şiddet arasında da bir bağlantı kurdu.
“Bunu söylemekten nefret ediyorum ama ülkemizi sevmek, giderek, dayak yiyen bir eşin kendisine şiddet uygulayanı sevdiğini söylemesine benzemeye başladı,” dedi. “Binlerce masumu öldüren, dolaylı olarak milyonlarcasının daha ölümüne ve acı çekmesine yol açan aptalca ve insanlık dışı savaşlar başlatan bir ülkeyi sevemem.”
“Milyonlarca insandan sağlık hizmetini çekip o parayı Trump-Epstein sınıfındaki dostlarını zenginleştirmek için kullanan bir ülkeyi sevemem,” diye ekledi. “Maskeli milisleri sokaklarda vatandaşları vurmak, komşularımıza işkence etmek ve aileleri ayırmak için sokağa süren bir ülkeyi sevemem. Irkçı, kadın düşmanı, yabancı düşmanı bir tiranın yönettiği bir ülkeyi sevemem. Ve şunu da açıkça söyleyeyim: Donald Trump ile onun yalaka Kongresi’nin yönettiği bir ülkeyi sevemem.”
Sözlerini şöyle noktaladı: “Ülkemi yeniden sevmek istiyorum. Ülkemi geri istiyorum.”
