Tüm Emeklilerin Sendikası, KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin 2025 Bütçe görüşmelerinin devam ettiği TBMM Çankaya Kapısı önünde yapmak istediği açıklamaya izin vermeyen polis kitleye saldırdı. BES üyesi Deniz Keleş’in gözaltına alındığı eylemde, polis gazetecileri de alandan uzaklaştırmak istedi.
Kitle sık sık, “Yürüyüş hakkı engellenemez”, “Hak hukuk adalet direnerek gelecek”, “Emekçiye değil çetelere barikat”, “Saraya değil emekçiye bütçe” sloganları attı.
Müdahalenin ardından kitle Sakarya Caddesi’ne yürüdü. Çankaya Belediyesi önünde açıklamaya izin verildi. Kitle adına açıklamayı TMMOB üyesi Özgür Topçu okudu.
Topçu, “Bugün Meclis’te geleceğimiz için hayati önem taşıyan bütçe görüşmeleri gerçekleştiriliyor. Bizler, emeğiyle geçinenler, yaşam mücadelesi verenler meydanlarda haklarımızı talep ederken, onlar, rant bütçesini, sermaye bütçesini oylatmaya çalışıyorlar. Bizler bu bozuk düzene, emekçiyi, halkı dışlayan bu sermaye düzenine karşı durmak için buradayız. Israrla bizi duymazlıktan gelen iktidar temsilcilerine buradan bir kez daha sesleniyoruz: Halk için bütçe istiyoruz. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam istiyoruz. Çünkü yüksek enflasyon karşısında her gün ama her gün yoksullaşırken yaşam mücadelesi veriyoruz” dedi.
Yoksullaşmaya hep birlikte karşı duralım
Tüm ekonomik yükü ve vergi yükünü halkın sırtına yükleyen rantçı bütçeyi kabul etmediklerini ifade eden Topçu şunları söyledi:
“Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yok sayılmasını, kadın istihdamındaki adaletsizlikleri, işyerinde şiddet ve tacize karşı ILO sözleşmesinin dahi onaylanmamasını, kadınların kamusal hizmetlere eşitsiz erişimini, bakım ve ev içi emeğinin yok sayılmasını kabul etmiyoruz. Eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe harcanması gereken bütçenin, yandaşlara, silah tüccarlarına aktarılmasını kabul etmiyoruz. Bizler halk için bütçe istiyoruz. Eşit, özgür, adil ve demokratik bir Türkiye için bütçe istiyoruz.
Biliyoruz ki bu sömürü düzeni kendiliğinden değişmeyecek. Halk için bütçe ve demokratik bir Türkiye toplumsal mücadelelerle elde edilebilecek bir kazanım olacaktır. Bizlere her geçen gün daha fazla yoksulluk, sefalet, güvencesizlik dayatılan bu pespaye sistemi değiştirmek ve dönüştürmek elimizde!
Tüm emekçileri ve halkımızı ağırlaşan yaşam koşullarına, hayat pahalılığına, insafsız vergi düzenine ve yoksullaşmaya karşı demokratik ve adil bir ülke için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Ekmek ve emek mücadelesi gelecek mücadelesidir. Demokratik bir Türkiye’yi hep birlikte kuralım. Hep birlikte yoksullaşmaya hayır diyelim.”
