Eylemciler, polisin yürüyüşlerini engellemeye çalışmasının ardından polis hatlarını aştı.
Britanya’daki Filistin hareketi Cumartesi günü düzenlenen ulusal gösteri sırasında en büyük sınavlarından biriyle karşı karşıya kaldı.
Socialist Worker gazetesinde yer alan habere göre, İngiliz devleti yürüyüşçülerin Whitehall’dan ayrılmasını engellemeye kararlıydı. Ancak on binlerce insan, kitlesel gözaltılar ve baskı uygulamaya kararlı bir şekilde gelen Metropolitan Polisi’nin kalabalık saflarına meydan okudu.
Filistin yürüyüşçüleri Whitehall’dan BBC’ye yürümek istediler, ancak Metropolitan Polisi polis hatları ve barikatlar kurdu.
Gösterinin BBC’nin Portland Place’deki binasının önünde toplanarak BBC’nin ikiyüzlü haberciliğini ifşa etmesi bekleniyordu. Ancak polis, yakındaki bir sinagogu tehdit edeceği gerekçesiyle yürüyüşçülere bu hakkı vermedi.
Saat 15:00 sularında Filistin Dayanışma Kampanyası direktörü Ben Jamal bir delegasyonun BBC’ye yürüyeceğini duyurdu.
Kalabalık açıldı ve aralarında milletvekilleri Jeremy Corbyn ve John McDonnell’ın da bulunduğu bir heyet en öne geçti. Yürüyüş polis barikatını aştı. Polis hemen toparlandı. Ancak protestocular ikinci hattı da zorladı ve bir insan denizi Trafalgar Meydanı’na aktı.
Polis çıkışları kapattı ve Stop The War Coalition’dan baş temsilci Chris Nineham’ı gözaltına aldı.
Polis en az 50 kişiyi daha gözaltına aldı ve Trafalgar Meydanındaki protestoyu şiddetle bastırdı. Polis insanların BBC’ye yürümesini engelledi ancak Filistin hareketi radikalliğini ve kararlılığını gösterdi.
Stop The War’dan (Savaşı Durdurun Koalisyonu) Lindsey German gösteride şunları söyledi: “Yarın Gazze’de ateşkes var. Herkes vahşete verilen bu kısa arayı kutlamalı. Ancak hepimiz yıkımın korkunç boyutlarda olduğunu biliyoruz. Bu İsraillilerin suçu ama sadece onların değil, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu söyleyen herkesin suçu. Herkes biliyor ki bu ateşkes aylar önce de olabilirdi ama olmadı çünkü soykırıma izin verdiler. Demokratik yürüyüş hakkımız nedeniyle karşılaştığımız baskının düzeyini görmek şok edici. Ateşkes Filistinlilerin özgürlüğünün sadece başlangıcı olduğu için gösterilerimizi durdurmayacağız.”
Jeremy Corbyn: İsrail’e silah satışları durdurulsun
Eyleme katılarak bir konuşma yapan İşçi Partisi eski lideri Jeremy Corbyn, Evrensel gazetesine verdiği demeçte, İngiltere hükümetinin barıştan yana tavır alması gerektiğini ve savaş makinasından uzak durması gerektiğini dile getirdi.
Corbyn, “Ateşkesin başarılı olması durumunda, dayanışma kampanyalarının sonu anlamına mı geliyor? Şu andan itibaren İngiliz hükümetinden ne yapmasını istiyorsunuz?” sorusuna, “Dayanışma kampanyası ancak Batı Şeria’nın işgali sona erdiğinde, tüm İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerleri çekildiğinde ve yerleşim politikası durdurulduğunda sona erecek. Henüz o noktada değiliz. Tüm askerlerin Gazze’den çekilmesi gerekiyor. Yardımların bölgeye girmesi elbette önemli, ancak Gazze’de hayatını kaybedenler, çocukların yaşadığı korkunç sakatlanmalar ve mahvolan hayatlar konusunda bir hesaplaşmaya ihtiyacımız var. Bu, hikâyenin sonu değil, önemli bir aşamasıdır” cevabını verdi.
Corbyn, Başbakan Keir Starmer’a da seslenerek, “İsrail’e yönelik tüm silah satışlarını, özellikle Gazze’de insanları öldürmek için kullanılan F-35 jetlerine ait parçaların satışını durdurmalı. Ayrıca Uluslararası Adalet Divanı (ICJ) ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICC) bu süreçle ilgili görüşlerini ve kararlarını tanımalı. İngiltere, barış sürecinin bir parçası olmalı, savaş makinesinin değil” dedi.
