Barışa ve demokratik dönüşüme çağrı
DEM Parti Eş genel başkanı Tuncer Bakırhan Yeni Yaşam gazetesine “barış ve demokratik dönüşüme çağrı” başlıklı bir yazı yazdı. Yazıda öne çıkan görüşler şöyle:
“Barış ve demokratikleşme için güçlü bir toplumsal irade açığa çıktı. Şimdi buna denk bir siyasi iradenin tecelli ve tecessüm etme zamanıdır. Ancak güçlü bir siyasi irade, demokratik meşruluk, toplumsal destek geleceğin istikrarlı inşasını sağlayabilir
Türkiye kritik bir kavşaktadır. Önümüzde iki yol var: Biri, sorunları halının altına süpürüp geçici çözümlerle günü kurtarmak ama sorunları daha fazla derinleştirmektir. Diğeri ise sorunlarımızla cesaretle yüzleşip kalıcı bir çözüm üretmektir.
Barış ve demokratikleşme için güçlü bir toplumsal irade açığa çıktı. Şimdi buna denk bir siyasi iradenin tecelli ve tecessüm etme zamanıdır. Ancak güçlü bir siyasi irade, demokratik meşruluk, toplumsal destek geleceğin istikrarlı inşasını sağlayabilir. Bu inşanın temel ilkeleri demokratik uzlaşı, toplumsal ortaklaşma ve anayasal eşit yurttaşlıktır.
Türkiye halklarının barışa ve demokratik dönüşüme dayanan gerçek potansiyelini açığa çıkarmak için demokratik katılım ve eşit yurttaşlık ilkelerine dayanan bir toplumsal mutabakata ihtiyaç vardır. Yeni, demokratik bir anayasanın önemi burada ortaya çıkmaktadır. TBMM sürecin asli rollerinden birini oynayarak “Güven ve Demokrasi Paketi”yle Nisan ayına girebilir.
Eşyanın tabiatının gereği olarak güven arttırıcı adımlar atılmalı ve iktidarın meşruiyetini sorgulatacak, demokratik gerilemeyi arttıracak politika ve uygulamalardan uzak durulmalıdır. İfade özgürlüğünün, seçimle gelen iradeye saygının ve çoğulcu katılımın tıkanması, kutuplaşmayı derinleştirdiği gibi barışçıl çözüm önerilerini de zayıflatır.
Barışa ve Demokratik Dönüşüme Çağrımız, onurlu barışa hazır olduğumuzun kanıtı, iktidara yönelik ‘demokrasiden korkmayın’ çağrısıdır.
DEM Parti olarak bizim için barış, tüm vatandaşların eşit haklara sahip olduğu, özgürce yaşayabildiği, farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği Demokratik Türkiye Cumhuriyeti demektir.”
Diyalog sürecinin işleyişi diyalogsuzluk olamaz
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, il eşbaşkanları ile yapılan toplantıda konuştu. Öcalan’ın çağrısının siyasal ve toplumsal zeminde oluşması için çalıştıklarını söyleyen Hatimoğulları, “İktidar ve devletten somut bir adım göremiyoruz” dedi. Hatimoğulları’nın konuşmasında süreçle ilgili öne çıkanlar şöyle:
“Gerek 8 Mart’ta gerek Newrozlara katılan gerekse Amara’da olan halkların ortak bir talebi vardı; Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü. Öcalan’ın koşullarının düzenlenmesi ve özgür bir biçimde çalışmalara katkı vermesinin mesajı çok güçlü bir biçimde verilmiştir. Özellikle Newroz alanlarında bir araya gelen milyonların en temel mesajı barış ve demokratik toplum çağrısını sahiplenmek ve bunun gereklerinin yerine getirilmesi için devlete, iktidara ve her kesime güçlü bir mesaj verildi ‘çağrının arkasındayız’ dediler.
Ne yazık ki mevcut iktidar bu konuda henüz bir adım atmış değil. Gerek yurt içi ve gerek yurtdışında her kesimin sahiplendiği bu çağrının yaşam bulması için gerekli olan siyasal ve toplumsal zeminin oluşması ile ilgili DEM Parti olarak çalışıyoruz ama henüz iktidar ve devletten bu anlamıyla atılmış somut bir adım göremiyoruz.”
İmralı’da tecridin devam ettiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Özgür çalışma ve yaşam koşulları ne olursa olsun en hızlı şekilde oluşturulmalıdır. Sürece hem ‘diyalog’ diyeceksiniz, hem de diyalog sürecinin işleyişi diyalogsuzluk olacak. Bu olmaz.”
