Cumhurbaşkanı Erdoğan 12 yıl aradan sonra Irak’ı ziyaret etti. Bağdat’taki ziyaretlerinin ardından Federe Kürdistan Bölgesi’ne geçen Erdoğan, burada Mesut Barzani ile görüştü. Erdoğan müttefiklerinden PKK ile mücadelede işbirliği istiyor, karşılığında su ve “Kalkınma Yolu” öneriyor.
Irak ile Türkiye arasında “Su Alanında İşbirliği Çerçeve Anlaşması” ve “Stratejik Çerçeveye İlişkin Mutabakat Zaptı” ile 24 işbirliği anlaşması imzalandı.
Su sıkıntısı çeken Irak, iklim değişikliğinin sonuçlarından en fazla etkilenen beş ülkeden biri. Dicle ve Fırat nehirleri Irak’ın temiz su ihtiyacının yüzde 90’ını karşılıyor. Ancak her iki nehirdeki su seviyesi, kuraklık ve Türkiye’nin inşa ettiği barajlar nedeniyle giderek azalıyor. Irak Tarım Bakanlığına göre buğday ve arpa ekilen alan geçen yıl 11 milyon 600 bin dönümden son yılların en düşük seviyesi olan 7 milyon dönümün altına düştü.
Türkiye ve İran’ın, 2021’den bu yana Irak’a akan nehir ve kolların akışını sistematik olarak azaltması kuraklığın etkilerini artırdı. Erdoğan hükümetinin imzaladığı Su Anlaşması ile Irak’ın su ihtiyacının giderilmesi konusunda önemli bir adım atılmış oldu.
“Kalkınma yolu” mutabakatı
“Kalkınma Yolu”, Irak’ı ve Körfez ülkelerini, Kürdistan Bölgesi’ndeki Habur Sınır Kapısı üzerinden Türkiye ve Avrupa’ya bağlayan, 25’ten fazla ülkenin yararlanabileceği 1200 kilometrelik demir yolu ve otoyol projesinden oluşuyor. 17 milyar dolarlık projenin 2024 yılında başlayıp 2028’de tamamlanması planlanıyor.
Erdoğan’ın Irak ziyaretinde, bu proje ile ilgili Irak, Türkiye, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında işbirliğine ilişkin 4’lü mutabakat zaptı imzalandı. Böylece “kalkınma yolu” projesi için ilk adım atılmış oldu.
Petrol konusunda gelişme yok
Kürdistan Bölgesi petrolünün taşındığı Kerkük – Ceyhan boru hattı bir yıldır kapalı. Paris Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin Kürdistan Bölgesi’nden taşınan petrol ile ilgili Türkiye’nin Irak’a 1,7 milyar dolar tazminat ödemesi kararı sonrasında, yıllık 185 milyon varil petrol taşınan hat kapatılmıştı.
Türkiye hâlen bu cezayı ödemedi. Erdoğan’ın ziyaretinde bu konunun da gündeme gelmiş olması muhakkak. Ancak bir mutabakata varılamadığı için anlaşmalarda ve açıklamalarda bu konu yer almadı.
PKK’ye karşı operasyon
Irak merkezi hükümeti geçen ay PKK’yi “yasaklı örgüt” ilan etti. Ancak Türkiye’nin Irak topraklarını 30 kilometre geçmesi, Irak’ın egemenliğine saygı göstermeme olarak algılanıyor. Irak hükümeti hiçbir gücün Irak topraklarını kullanarak Türkiye’ye saldırmasına ve bölgesel güvenliğe tehdit oluşturmasına izin vermeyeceklerini dile getirse de, PKK’ye karşı muhtemel operasyonda Irak askerlerinin yer alıp almayacağı belirsizliğini koruyor.
Erdoğan yönetimi ortak harekât merkezinde Irak merkezi hükümetinin ve IKBY (Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi) askerlerinin görev almasını, sınırın güneyinde en az 30 km derinliğinde kalıcı üslerin inşa edilmesini, kritik alanların “güvenli bölge” haline getirilmesini istiyor. Karşılığında da su ve “kalkınma yolu” anlaşmalarını teklif ediyor.
Türkiye’deki Kürt sorununun bir sonucu olarak ortaya çıkan PKK’nin, Kürt sorununun çözümü için Kürt halkını ikna eden adımlar atılmadığı sürece tasfiye edilemeyeceği ortada. PKK ayrıca bugün Irak’ta gücünü artırmış, YNK ile ilişkilerini güçlendirmiş, Şengal bölgesine yayılmış durumda.
Sonuç olarak, Erdoğan iktidarı, Irak ziyaretini alt emperyalist hayallerini gerçekleştirmek için bir fırsat olarak kullanmaya çalışıyor. Ancak Türkiye işçi sınıfı ve halkları, yeni tehditlerle yüz yüze kalacakları pazarlıklar ve savaş politikası değil, demokrasi ve barış istiyor.
