AKP’den CHP’ye geçen Denizli, Balıkesir, Kütahya, Antalya belediyeleri ile AKP’den DEM Parti’ye geçen Mardin büyükşehir belediyesindeki milyarca lira borç, yeni belediye yönetimleri tarafından kamuoyuna açıklanmaya başladı.
Belediyelerin yeni başkanları, belediyelerin içinde bulunduğu borç batağını binalara astıkları afişlerle duyurdu. Asılan afişlere göre nüfusu 100 bini bile bulmayan birçok ilçede belediyeler geride milyonlarca lirayı bulan borç bıraktı. Kimi il ve ilçelerde kişi başına düşen borç miktarı 10 bin TL’yi aştı.
AKP’den MHP’ye geçen belediyelerdeki borçlar da medyaya yansıdı.
Hatta AKP’de kaldığı halde yönetimi değişen belediyeler borçlardan şikâyetçi. Malatya’da AKP’de kalan belediyede, yeni başkan kredi çekerek maaşları öderken eski başkana tepki gösterdi.
Yerel yönetimlerde kurulan rant ve yolsuzluk düzeni iyiden iyiye açığa çıkıyor.
CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, belediyelerin borçlarına dair TBMM araştırması açılmasını istedi. Tanal verdiği soru önergesinin gerekçesinde AKP’den, MHP’den ve kayyum yönetiminden alınan bazı belediyelerin borç listesini de sıraladı.
Tanal, “belediyelerde çarçur edilen, yandaşlara aktarılan, kişisel servete dönüştürülen her kuruşun hesabı sorulmalıdır. Bu paralar belediye başkanları ve belediye yöneticilerinden tazmin edilmelidir” dedi.
Bir yanda borçlar, bir yanda şatafat
31 Mart’ta Ak Parti’den CHP’ye geçen Sancaktepe Belediyesi’nin şatafat dolu başkanlık katı herkes tarafından biliniyor. Buna karşın belediyenin borcu 2 milyar TL’ye dayanmış durumda.
1,2 milyar lira borçlu Manisa Yunus Emre Belediyesi’nin başkanlık katı için 50 milyon lira harcanmış. Dile kolay, 50 milyon lira tek bir bina katının iç dekorasyonu için sarf edilmiş.
Bütün bunların sebebini aslında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan zamanında söylemişti: “İtibardan tasarruf olmaz”. Şimdi anlıyoruz ki,, Türkiye’nin dört bir yanında bu sözü rehber edinen kişiler var. İtibardan tasarruf etmiyorlar, halkın parasını har vurup harman savuruyorlar.
Bu gördüklerimiz muhtemelen buzdağının görünen ucu. Valilikler, kaymakamlıklar, Adalet Sarayları, diğer devlet daireleri ile koca bir israf devi oluşmuş durumda. Halk 31 Mart’ta bu gidişe dur dedi, bu şatafatın, israfın peşini bırakmamalı, hesabını sormalıyız.
