Gazze’den ABD üniversitelerine: “Bizim tek umudumuz sizsiniz”

Gazzeli gazeteci ve içerik üreticisi Bisan Owda’nın sosyal medyada büyük yankı uyandıran, ABD’li öğrencilerin eylemlerine yönelik sözlerini okurlarımızla paylaşıyoruz:

“25 yaşındayım, tüm hayatım boyunca Gazze şeridinde yaşadım ve kendimi hiç şimdiki kadar iyi hissetmemiştim, hem de hiç. Demek istediğim şu anda kafamın içinde, damarlarımda dolaşan büyülü duygular…

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Gazze şehrindeyim. Bu soykırımdan sonra şehrimi yeniden inşa etmeyi, Yafa’dan, Hayfa’dan, Akkal’dan, Medal’dan arkadaşlarımın 75 yıl boyunca yerlerinden edildikten sonra şehirlerine geri döndüklerini düşlemeye başladım bile.

Amerika ve dünyanın dört bir yanındaki bu genç kahramanlar ve üniversiteleri, tarihteki son işgalden daha güçlüdürler.

Filistinliler olarak hayatımızda ilk kez, onların seslerinden ve darbelerinden daha yüksek, onların bombalarından da daha yüksek, hayatımızın her alanındaki hakimiyetlerinden daha güçlü bir ses duyuyoruz.

Yetmişli yıllarda işgal başbakanı, onlarca yıl Filistinlileri öldürdükten, topraklarını çaldıktan ve toprakları üzerinde İsrail devletini kurduktan sonra, “yetişkinler ölecek ve çocuklar kesinlikle unutacak” demişti.

Bir dakika, bu tarihteki en büyük geri dönüş mü? Çünkü şu anda Filistin’in özgürlüğü için verilen mücadeleye öncülük edenler; adalet istemek için soykırımın sona ermesi, baskı, sömürü ya da sömürgeciliğe dayanmayan yeni bir dünya dönemi için her şeylerini ortaya koyanlar, çocuklar ve gençler.

İşin en güzel tarafı ne biliyor musunuz? Akademik kurumlardaki gösteriler ve boykot çağrıları sadece belli bir dinden, kültürden, renkten, ırktan ya da belli ekonomik düzeyden insanlarla sınırlı değil. Hepimiz farklıyız. Bu yüzden artık anti semitizmle, dışardan gelen bazı gündemlere hizmet etmekle suçlanamayız. Bizler sadece aynı şeyi isteyen farklı insanlarız. İnsan insandır ve insan adalettir. Her dakika ölümden kaçarak geçen 200 gün boşuna değildi. Ve bugünlerde öldürülen 40 bin masum can da boşuna ölmedi.

Bunu ilk kez hissediyor ve size söylüyorum: Devam edin, çünkü bizim tek umudumuz sizsiniz, size söz veriyoruz, her zaman doğruyu söyleyeceğiz. Ve lütfen onların şiddeti sizi korkutmasın. Arapçada “başka seçenekleri kalmadı” diyoruz. İngilizcede de başka seçenekleri olmadığını söylüyoruz.

Ama sizi korkutmaya ve susturmaya çalışıyorlar, çünkü onlarca yıllık beyin yıkamalarını yerle bir ediyorsunuz. Değişim yapıyorsunuz, gerçek değişimi siz yapıyorsunuz. Onların şiddeti, bizim onları derinden etkilemeye başladığımız anlamına geliyor. İnanın bana, biz bu şiddetin dibindeyiz.

Soykırımın sona ermesine belki de daha önce hiç olmadığı kadar yakınız.

Teşekkür ederim. Her birinize teşekkür ederim. Çünkü bize, bana ve halkımıza özgür olduğumuzu, sesimizi duyurduğumuzu, evlerimize ve topraklarımıza geri döneceğimizi hissettirdiniz.

Tüm bu geceyi o videoları düşünerek geçirdim. Görüyorum. Filistin için bağırıyorsunuz. Filistin için protesto düzenliyorsunuz. Filistin için dans ediyor, şarkı söylüyorsunuz. Bunu zihnimde hissediyorum. Geri döneceğim ve özgür olacağım, bunu bir gün birlikte kutlayacağız. Gazze’de beraber olacağız, devam edin, biz de edeceğiz. Selam.”

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…