İşverenlerle sendika yönetimlerini bir araya getiren “Çalışma Masası” 29-30 Nisan’da toplandı. Toplantıda iki taraf bambaşka konulardan bahsetti.
Patron örgütleri “dijital dönüşüm”, “çalışma hayatındaki roller yeniden tanımlanıyor”, “esnek çalışma”, “yeni modeller”, “insana yakışır iş” vs ile daha ağır sömürü koşullarını gösterişli kelimelerin altında anlattılar.
Masanın diğer tarafında ise işçileri temsilen DİSK ve KESK’in yanı sıra, Memur-Sen, Türk-İş, Hak-İş gibi “hükümet yanlısı” sendikalar vardı. İşçileri temsilen orada bulunan sendika başkanlarının çok net talepleri oldu: Esnek çalışmada iş güvencesi, vergide daha adaletli bir dağılım, asgari ücretin hakkaniyetli bir şekilde belirlenmesi.
Patronların bütün süslü sözlerine ve “yeni” tanımlarına rağmen işçi sınıfının talepleri “eski” ve “geleneksel”. Çünkü bu sözleri eden patronlar işyerinde geleneksel ve eski anlamda sömürücüler. Ücretler düşük, hükümet vergiyi yoksulların sırtına yüklüyor, esneklik adı altında emekçilere daha ağır koşullar dayatılıyor. Mehmet Şimşek’in neoliberal programıyla emekçilere kemer sıktıracak tasarruf politikaları için gaza basılmış durumda.
Önce iş güvencesi
Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, sıkıntıların işçi için de memur için de aynı olduğunu söyledi. Atalay, ekonomide kötü yönetimin bedelini işçi, memur ve emeklilerin ödediğini, kamu sözleşmesinin “yerle bir olduğunu” anlattı.
Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın esneklikte iş güvencesi istedi. Yalçın, “Dünyada çalışma normları yeniden tartışılıyor, işin, emeğin geleceği tartışılıyor, bizim önceliğimiz iş güvencesi. Örgütlenme boyutuna baktığımızda kamuda 950 bin kişiye sendika üyeliği yasak. Bunun çözülmesi gerekir” dedi.
İşçilerin gündemi adil vergilendirme ve asgari ücret
Toplantıya katılan işçi sendikalarının en önemli gündem maddesi çalışanlardan alınan vergi ve asgari ücret oldu. İstisna olması gereken asgari ücretli oranının yüzde 40’a çıkmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, “Yeniden bir vergi reformuna ihtiyaç var” dedi. Arslan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun katılımcılıktan ve temsilden uzak olduğunu, bu komisyondan sağlıklı karar çıkmayacağını belirtti. Gelir adaletsizliğinde Türkiye’nin sondan dördüncü ülke olduğunu vurgulayan Arslan, “Emeğin milli gelirden aldığı payın OECD ortalaması yüzde 55-60. Türkiye ortalaması ise sadece 24” ifadelerini kullandı.
DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu “Türkiye tüm vergi yükünün işçinin-emekçinin üzerinde olduğu, sermayenin de canı istediği zaman vergi ödediği bir ülke” dedi. Çerkezoğlu, 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamanın hakları olduğunu da dile getirdi.
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, Çalışma Meclisi’nin “hazırlıksız” yapıldığına, kendilerine 5 gün kala haber verildiğine dikkat çekti. Koçak, “ortalama kiranın ortalama memur maaşı” haline geldiğini söyledi. Memur maaşlarının yoksulluk sınırının yarısı kadar olduğuna işaret eden Koçak, memurun grev hakkı bulunmadığına vurgu yaptı. Öğrencilerin okula aç gittiklerini belirten Koçak, “Giyim yardımıyla uğraşan bir Maliye Bakanı var” dedi.
