Göçmenlerin Gündemi (30 Nisan – 6 Mayıs 2024)

30 Nisan

Mülteci ve göçmen işçilerin kayıtlısı da kayıtsızı da katmerli sömürü girdabında

Göçmen ve mülteci emeğinin kullanımında ‘kullan- at’ modeli dikkat çekiyor. Kayıtsız çalışan mültecilerin gündüz evde kaldığı, geceleri çalıştığı adeta “yarasa”vari bir yaşam biçimi ortaya çıkıyor.

Türkiye’de yıllardır göçmen ve mülteci emeği, özellikle kayıt dışı ekonomide yoğunlaşıyor. Özellikle son 10 yıldır inşaat ve tekstil sektörlerinde yoğunlaşan göçmen ve mülteci emeğinin kullanılmasında ‘kullan- at’ biçimi dikkat çekiyor.

Dünyadaki ekonomik sıkışmışlık, savaş, şiddet ve benzeri nedenlerle göç dalgalarının durmadan devam etmesi yeni göçmen ve mülteci sirkülasyonuna neden oluyor. Bu nedenle ortaya iki yönlü bir tablo çıkıyor: Türkiye’de yaşayan ve emek sürecinin bir parçası olan ‘kalifiye’ mülteci ve göçmen işçiler, ‘toy’ ve yeni mülteci ve göçmen iş gücü.

AB’nin uzun süredir üzerinde çalıştığı göçmen emeği kullanımına ilişkin en son birtakım yasalar ve protokoller yapıldı. Protokoller ne diyordu? Ucuz ve kalifiye iş gücü olamayan mültecileri Estonya, Polonya gibi ülkelerde en ucuza çalıştırıp kalifiye hale getirmek, kalifiye olan mülteci ve göçmenleri ise Almanya gibi ülkelerde ‘kayıtlı’ ve çalışma izniyle çalıştırmak. Ancak bu modelde de yine mülteci ve göçmen işçi kalifiye iş gücüne dönüşse bile daha ucuza çalışmak zorunda. Almanya bir yandan kalifiye iş gücü olan mülteci ve göçmenlerin daha kolay vatandaşlık alacağına dair düzenlemeler gerçekleştiriyor…

https://www.evrensel.net/haber/517265/multeci-ve-gocmen-iscilerin-kayitlisi-da-kayitsizi-da-katmerli-somuru-girdabinda

30 Nisan

“Emekçi sınıflar içinde ortak bir örgütlenmenin gerçekleşmesi her şeyin önündedir” – Ercüment Akdeniz

Her seçimde seçim aparatı olarak kullanılan göç ve göçmen meselesi 31 Mart yerel seçimlerinde de düzen güçlerince sıkça kullanıldı. Göçmenler yoksul halkın yaşadığı ekonomik sorunun kaynağı olarak gösterildi, halkın karşısına “öteki” olarak çıkarıldı. Göçmen karşıtlığının bu topraklarda resmi ve ideolojik sözcülüğünü yapan Zafer Partisi’ne, seçim sürecinde CHP’nin içindeki faşist unsurları da büyük oranda eşlik etti.

Öyle ki, bu unsurların yönetime gelir gelmez ilk icraatları emeğiyle geçinen göçmenlerin dükkanını kapatmak, daha pahalı ulaşım yapmalarını sağlamak oldu. Zafer Partisi’nden CHP’ye, sandıkta oyları gerileyen AKP ve MHP’ye kadar siyasi partilerin göç politikalarının seçim sonuçlarına etkisini, Ümit Özdağ’ın işçi grevleri üzerinde durmasının anlamını, göçmenlere yönelik eşitlikçi belediyecilik anlayışının imkanları üzerine sorularımızı göç çalışmalarıyla yakından tanınan yazarımız Ercüment Akdeniz’e sorduk.

1 Mayıs

Adalet Bakanlığı’na dilekçe yazan mültecilere sorgu: ‘Şikâyeti kim yazdı, kim yardım etti?’

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Antalya Döşemealtı Geri Gönderme Merkezi (GGM) hakkında Adalet Bakanlığı’na yapılan, 52 imzalı ‘insanlık dışı muamele’ şikâyetinden sonra Van’a gönderilen 6’sı kadın, 8’i erkek 14 mültecinin durumunu öğrenmek üzere Van Barosu’ndan iki avukat kuruma gitti.

Edinilen bilgiye göre, şikâyet dilekçesini imzalayan mültecilere Van GGM’de polis tarafından 5 soru yönetildi. “Antalya’da hangi koşullardaydınız, Adalet Bakanlığı’na şikâyet dilekçesini kim yazdı, Antalya’dan Van’a nakledilirken yolda bir sorun yaşadınız mı, şu anki koşullarınız nasıl, kimlerle irtibat kurdunuz?” sorularını yanıtlamaları ve yardım istedikleri kişilerin kimlik ve iletişim bilgilerini vermeleri istendi.

Eşitlik İzleme Merkezi, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nu (TİHEK) Antalya’daki Döşemealtı GGM ile ilgili basına yansıyan işkence ve kötü muamele iddialarını araştırmak üzere harekete geçmeye davet etti. Göç Araştırmaları Derneği de 52 mültecinin imzaladığı şikayet dilekçesinde yer alan iddialara yetkili kurumlarca yanıt verilmesini istedi. Göçmen Sendikası ise “52 mültecinin imzaladığı dilekçeyi paylaşıyoruz. İşkence insanlık suçudur. Keyfi, hukuksuz ve ırkçı uygulamaların karşısında göçmenlerin, mültecilerin ve sığınmacıların yanındayız. İşkence merkezi haline gelen Geri Gönderme Merkezleri kapatılsın” açıklaması yaptı.

https://www.gocgunlugu.com/H-adalet-bakanligi-na-dilekce-yazan-multecilere-sorgu-ik-yeti-kim-yazdi-kim-yardim-etti-277

3 Mayıs

CHP’li belediyelerden ırkçı, ayrımcı uygulamalar

Afyon Belediyesi göçmenlerin nikah ücretini 10 bin liraya çıkarttı. Uşak Belediyesi, 15 bin liraya yükseltmek istiyor.

Yerel seçimlerde Afyonkarahisar Belediye Başkanı seçilen Burcu Köksal, belediye meclisi toplantısında sığınmacılardan alınan nikâh ücretinin 25 kat artırıldığını duyurdu.

Köksal, “Nikâh ücretleri için belirlenen fiyatlar geçici sığınmacılar için 25 kat olarak uygulanır ifadesini ilave ettik. Belediye nikâh salonu için belirlenen 400 TL olan genel giderlerin nikâh bedelini, onlar için 10 bin lira olarak uygulayacağız” açıklamasını yaptı. Belediye Meclisi tarafından alınan bu karar tartışmalara neden oldu.

Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, nikâh ücreti zammını Meclis Toplantısı’nda önerdi. Belediyeden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Özkan Yalım, Mayıs ayı Belediye Meclis Toplantısı’nın 2. oturumunda, şehrimizde yaşayan yabancı uyruklu kişilerin nikâh ücretlerini artırmayı önerdi. Plan bütçe komisyonuna gönderilen önerinin kabul edilmesi durumunda, yabancı uyruklu kişilerin ödediği nikâh ücreti 705 liradan 15 bin liraya yükseltilecek.

4 Mayıs

Gina Mercimek davasında karar duruşması 6 Mayıs’ta Kilis’te yapılacak

Kilis’te öldürülen 9 yaşındaki Suriyeli mülteci Gina Mercimek’in davası 6 Mayıs’ta Kilis Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Bu duruşmada karar verilmesi bekleniyor. Sığınmacı Hakları Platformu duruşmaya katılım çağrısı yaptı.

https://gocgunlugu.com/H-gina-mercimek-davasinda-karar-durusmasi-6-mayis-ta-kilis-te-yapilacak-278

6 Mayıs

Gina Mercimek’i öldüren kişiye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

Kilis’te öldürülen 9 yaşındaki Suriyeli mülteci Gina Mercimek’in davası bugün Kilis 2.Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.

Sanık Hüseyin Boğuç kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, cinsel istismar suçundan 30 yıl ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 12 yıl hapis cezası aldı. Diğer sanık Azittin Altınöz hakkında beraat kararı verildi. Beraat kararı mahkeme salonunda tepkiyle karşılandı.

Mahkemeye geniş katılım oldu

Kilis 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuklu sanıklar Azittin Altınöz ve Hüseyin Boğuç video ile katıldı. Duruşmaya; Gina Mercimek’in ailesi, Yeryüzü Çocukları Derneği, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Avukatları, İstanbul, Gaziantep ve Kilis barosuna bağlı avukatlar, Sığınmacı Hakları Platformundan Yıldız Önen ve Taha Elgazi, Özgürlük için Hukukçular Derneği avukatları ve sanık avukatları katıldı.

Hüseyin Boğuç ve Azittin Altınöz’ün son savunmaları alındı. Gina Mercimek’in annesi sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. İstanbul Barosu çocuk hakları komitesi, uluslararası çocuk hakları sebebiyle davaya müdahil olarak katılmak istediler.

Savcı her iki sanık için de ceza talep etti

Savunma avukatı, Hüseyin Boğuç’un suçlu, Azittin Altınöz’ün suçsuz olduğunu iddia eden bir savunma yaptı. Sanıklar da suçu birbirlerinin üzerine atan konuşmalar yaptılar.

Ailenin gönüllü avukatlığını üstlenen Avukat Sümeyye Gökçe, ‘‘Sanıklar soruşturma ve mahkeme aşamasında hiçbir şekilde pişmanlık göstermemişlerdir. Sanıklar cezadan kurtulmak için sürekli olarak birbirlerini suçlamışlardır. Emniyette verilen ifadeler ile mahkemede verilen ifadeler tamamen farklıdır. Sanıklar üzerlerine atılı olan suçları fikri ve eylemsel birliktelik içerisinde işlemişlerdir. Sanıkların üzerlerine atılı suçların en üst haddinden ve indirim yapılmaksızın ceza almaları gerekmektedir’’ dedi.

Yeryüzü Çocukları Derneği (YEÇED) Avukatı Betül Zağlı Topal, ‘‘Bir kız çocuğunun eğitim yolculuğu acımasız kişilerin elleriyle bir kuyunun dibinde sona erdi. O gözlerini yumduğunda ailesinin adalet arayışı başladı, bugün itibarıyla bir seneden fazla sürdü.

Gina, tüm diğer çocuklar gibiydi. Masum, hayat dolu ve sevimliydi. Gina tüm diğer çocuklar gibi haklara sahipti ve yine tüm diğer çocuklar gibi korunması gerekiyordu. Ancak Gina acımasız şahıslardan korunamadı. Çocukların korunması ve haklarının güvenceye alınması adına suçların caydırıcılığının arttırılması, sokakların güvenliğinin sağlanması zaruridir.

Gina Mercimek’in öldürülmesinde gördüğümüz üzere, bu gibi vahşi eylemleri işleyenlerin ilk suç eylemi olmadığını, verilen cezaların yetersizliğini ve herhangi bir ıslah ediciliği olmadığını gözlemliyoruz. Bu durum özellikle çocuklarımız için hayatı güvensiz kılmaktadır. Çocuklar toplumun en masum yanıdır. Çocuklarını koruyamayan bir toplumun sağlıklı geleceği de olmayacaktır. Sokakları ve toplumu güvenli kılmadıkça çocukların haklarını onlara teslim edemeyiz.

Gina, eğitim almak için evine yakın bir okula giden kız çocuğuydu. Gina’nın gidebileceği bir okulu hiç olmayacak, sokakta yürüdüğü, oyunlar oynadığı günler hiç geri gelmeyecek. Suçlular neden Gina’yı seçtiklerini söylemeseler de bizler onun savunmasız bir kız çocuğu olduğu için seçildiğini anlıyoruz.

Savaştan ve onun getirdiği ölümden kaçan Gina, eğitim için çıktığı yolda katledildi. Yaşam hakkı alınan çocukların eğitim hakkı söz konusu olmayacaktır. Sokakları ve toplumu suçlardan ve suçlulardan temiz kılmak çocuklarımıza ve geleceğimize yönelik görevimizdir. Aksi halde savunmasız masum çocuklara yönelik bu gibi vahşi eylemlerin sonu gelmeyecektir’’ dedi.

Savcı mütalaasında her iki sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti

Bir sanık ceza aldı, bir sanık beraat etti

Hakimler verdikleri aradan sonra kararlarını açıkladılar. Buna göre Sanık Hüseyin Boğuç kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet, cinsel istismar suçundan 30 yıl ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 12 yıl hapis cezası aldı. Diğer sanık Azittin Altınöz hakkında ise tüm suçlamalardan beraat kararı verildi. Beraat kararı mahkeme salonunda tepkiyle karşılandı.

Ne olmuştu?

Kilis’te yaşayan Suriyeli 9 yaşındaki Gina Mercimek’ten 4 Nisan 2023’te okuldan çıktıktan sonra bir daha haber alınamadı. Gina’yı aramaya başlayan ailesi, aynı sokakta yaşayan komşuları Hüseyin Boğuç’un şüpheli hareketleri üzerine durumu polise bildirdi. Boğuç’un evinde yapılan aramada 9 yaşındaki Gina’nın cesedi boynuna briket bağlanmış halde evin bahçesindeki su kuyusunda bulundu. Hüseyin Boğuç ve arkadaşı Azittin Altınöz gözaltına alınarak tutuklandı.

Adli Tıp Kurumu raporunda Gina’nın cinsel istismara uğradıktan sonra boğularak öldürüldüğü belirtildi. Soruşturma ve yargılama süreçlerinde çelişkili ifadeler veren sanıklar, birbirlerini suçladı. Savcılık mütalaasında her iki sanık hakkında ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ‘çocuğun cinsel istismarı’ ve ‘kasten öldürme’ suçlarından ceza istedi.

https://gocgunlugu.com/H-gina-mercimek-i-olduren-kisiye-agirlastirilmis-muebbet-hapis-cezasi-verildi-279

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…