Savcılık iddianamesi: Sinan Ateş cinayetinin sebebi yok

AKP-MHP koalisyonunun hukuk sisteminde yarattığı tahribat, Sinan Ateş cinayet soruşturmasında bir kez daha gözler önüne seriliyor. İktidar ortağı MHP’ye yargı dokunamıyor.

Ankara Çukurambar’da 30 Aralık 2022’de uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti ile ilgili iddianame kabul edildi. 22 tutuklu şüpheli hakkında hazırlanan iddianameye göre, cinayet niçin işlenmiş, belli değil. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, hazırlanan iddianameye X hesabı üzerinden tepki gösterdi, “gerçek faillerin cezalandırılması için mücadeleye devam edeceğim” dedi.

Baştan beri MHP içindeki bir iç hesaplaşma sonucu öldürüldüğü öne sürülen Sinan Ateş davası, bazı odaklar tarafından “basit bir alacak verecek davası” gibi gösterilerek kapatılmak isteniyor. İddianame bu durumun bir yansıması gibi.

İddianamede cinayet organizasyonuna işaret eden bilirkişi raporu hemen tamamen göz ardı edilmiş durumda. Halbuki bilirkişi raporunda görseller eşliğinde telefon konuşmalarının değerlendirmesi yapılmıştı, cinayet öncesindeki yazışmaların dökümü çıkarılmıştı. Bu telefon görüşmelerine göre suikast aylar önce planladı. Sinan Ateş’in konum bilgileri yetkili bir polis tarafından suikastçilere verildi. Sinan Ateş’in “ipinin çekildiği” bilgisi bu telefon görüşmelerinde var.

Suikastin planlayıcılarından Tolgahan Demirbaş  MHP’li bir milletvekilinin evinde yakalandı. Bir diğer şüpheli Emre Yüksel, Ülkü Ocakları Genel Başkanının yardımcısı.

Bütün bunlara rağmen iddianame suikast işlemek üzere bir araya gelen kişileri bir organizasyon olarak tanımlamıyor. İddianamede, şüphelilerden eski Ülkü Ocakları Yöneticisi Tolgahan Demirbaş ile Gülsuyu Çetesi lideri Doğukan Çep’in cinayeti azmettirdiklerini anlatıyor, ama neden azmettirdiklerini sorgulamıyor, cevaplamıyor.

Yazar

You May Also Like

Biz kimiz?

Enternasyonal Dayanışma, işçi sınıfının kolektif ve kitlesel mücadelesiyle dünyanın daha eşit, adil ve özgür bir yere dönüşeceğini savunan…